escort bayan, ankara escort, antalya escort, escort, porno izle

Sığınmacılar (1990-2000) Londra

Sığınmacılar (1990-2000) Londra

Gün Zileli, 2011, İletişim.

“Bu büyükçe parklarda, işsiz siyahlara olduğu gibi, bizim Türkiyeli sığınmacılara da rastlardınız. Sokaklarda ya da parklarda, kafasında köylü kasketi, üstüne bol gelen ceketi ve pantolonu, uzun sarkık bıyıklı, yaşlı Alevi köylülerine rastlamak insana hüzün verirdi. Kim bilir hangi rüzgâr savurmuştu onu köyünden alıp bu yabancısı olduğu diyarlara. Elleri arkasında, parmaklarına tespihini dolamış, başı havalarda, öylece, tek başına dolaşırdı. Belki de konuşacak birilerini arardı… Sığınamamış sığınmacının heykeli gibi bir taşın ya da bankın üzerine oturmuş olurdu. Çaresiz, umarsız, yalnız, ne geldiği yere ne kendi içine ne de dilsiz kaldığı bu ülkeye sığabilen acılı sığınmacının…”

Gün Zileli

Gün Zileli’nin 1946-2000 yıllarını kapsayan uzun soluklu otobiyografisi elinizdeki bu ciltle tamamlanıyor. Önceki dört ciltte, gençlik yıllarını, 1960, 1970 ve 1980’lerdeki siyasal mücadelesini anlatan Zileli, bu ciltte 1990 yılında gidip yaklaşık on beş yılını geçirdiği Londra’daki “sığınmacı” yaşamının on yılını konu ediyor. Yalnızca kişisel anılarını aktarmakla kalmıyor, aynı zamanda “göçmenlik” gerçeklerine Türkiyeli bir sığınmacının gözünden tanıklık etme fırsatı sunuyor okuyucuya. ’90’lı yılların Londras”na ait bir panorama ortaya koyması da cabası…

Sığınmacılar, benzersiz bir yaşam anlatısının beşinci ve son halkası. Aynı zamanda Türkiye’nin yakın dönem sol siyasal geçmişinde aktif bir yere sahip olan Zileli’nin Londra’daki Türkiyeli göçmenlerin yaşamına içeriden tanıklığı.

Kitap Hakkında Çıkanlar:
SIĞINMACILAR (Yalçın Hafçı)


Email this post Email this post

  • Ask Question


    1. 1 Hep ayni taktik 21 Eylül 11 / 12am

      iyi de her seferinde birden birilerinin ortaya çıkması maocu kültür devrimi özeleştirilerine benzemekte

    2. 2 Limon Patisserie 21 Eylül 11 / 8am

      Ben öyle bir şey yazmadım.

    3. 3 big boss! 21 Eylül 11 / 2pm

      Omurgasızlıkta sınır tanımamak bu olsa gerek…
      senin gibi ‘ak’ paralarla restoran patronu olan biri neden hala buraya yazıyor anlamıyorum. İşin gücün yok mu senin? Çeklerin ödemelerin, mal alım-satımın yok mu? Sigortasız, insanlıkdışı çalıştırdığın kimselere emir yağdırman gerekmiyor mu? ha, boss?

    4. 4 big boss! 21 Eylül 11 / 2pm

      devrimcilik ayağı yapan adama bak. takkenizi de alınız giderken, keliniz göz kamaştırıyor

    5. 5 Gün Zileli 21 Eylül 11 / 2pm

      Hanife, sen Türkiye’deyken Nasrullah Ayan’ın sekreterliğini yapmamış mıydın? Bunu senin söylediğini gayet iyi hatırlıyorum.

    6. 6 ertan 21 Eylül 11 / 2pm

      Ne pis bir muhabbet, ne kadar kötü kokular geliyor.

    7. 7 Kirro Potkin 21 Eylül 11 / 3pm

      Sana bir yazarlik nasihati daha Gun Zileli! Kimsenin hayatini boyle her tipin cirit attigi ortalik yerde sorgulama. e-mailini ver ve seninle ozel yazismalarini iste. Canin ne istiyorsa, neyi merak kendilerine sor, ardindan da anlatilanlara sadik kalarak ister kitabina koy, ister buraya yaz, istersen tursusunu kur.
      Hem senin bu soruyu insanlara kitabini yazmadan once sormus olman gerekmiyor muydu kuzum? Yine de bu adimi atman takdire sayan. Benden bir aferin daha aldin.

    8. 8 Kirro Potkin 21 Eylül 11 / 3pm

      … Canin ne istiyorsa, neyi merak ediyorsan kendilerine sor… olacakti.

    9. 9 Gün Zileli 21 Eylül 11 / 4pm

      Burada tartışmayı açan sizsiniz. Eğer bu sorunu özelden tartışmak isteseydiniz benim adresim malum, yazardınız. Ben şahsen özelden yazışmak ihtiyacını duymuyorum ama eğer özelden yazarsanız size özelden cevap veririm.

      Ne var, ne oldu? Nasrullah Ayan’ın sekreteri olmak bir suçlama değil ki. Herkes bir iş işte çalışabilir. Benim bunu sormamın sebebi, acaba bunu da yanlış mı hatırlıyorum diyeydi…

      Ertan’ın sözünü ettiği “pis kokular” için bütün arkadaşlardan özür dilerim ama bu tartışmayı benim açmadığımı yukardan beri yazılmış 75 mesajı okuyan herkes anlayacaktır.

    10. 10 kerem 22 Eylül 11 / 1am

      adam özgür diliyor kadın hala hakaret etme derdinde.insanlık da yaramaz ya bazılarına,ne dersen de o yine de sana kalayı basıcak.ayıp ayıp

    11. 11 Gün Zileli 22 Eylül 11 / 10am

      Hadi peki sekreteri olmamış ol. Ama Nasrullah Ayan’ın yanında çalışırken bütün para işlemlerinin senin elinin altından geçtiğini söylediğini çok net bir şekilde hatırlıyorum. Sen kendin bunu uydurmuşsan onu bilemem tabii ki.

    12. 12 big boss! 22 Eylül 11 / 11am

      Bence konu kapanmıştır, Gün… Özürden, dürüstlükten anlayacak ikili değil bu arkadaşlar. Boşvermelisin bence. Yorumlarının burada durması da asıl büyük ayıpları-utançları olsun.

    13. 13 big boss! 22 Eylül 11 / 11am

      Hanife, kel kafa-takke düşmesi benim benzetmelerim. Gün’e bulaşma. O hala ısrarla edepli, özür bile diliyor ama size işlemiyor bu insani dil… Bildiğiniz gibi olun.

    14. 14 Anonim 22 Eylül 11 / 11am

      Yaw Gun Sen bu isleri birak allahaskina, anlamiyorsun. Bizim okulda ekonomi 101 diye bir ders vardi, hala vardir, sen git ona yazil, ogrenmenin yasi yok! Ben sana hafif bir baslangic yapayim. Araci kurumlar (Turkinvest Menkul Degerler de bir araci kurumdu) musterileri adina hisse senedi, tahvil, hazine bonosu vs. alir satar. Bunu da musteri temsilcileri ve borsa islemcileri araciligiyla yapar. Musteri onune gelince, kasaya gidip parasini yatirmasini istersin, yatirir getirir sana makbuzunu, borsadaki islemci arkadasina “al” dersin alir, “sat” dersin satar vs. Turkinvest’in cok parali, “buyuk musteri” tabir edilen musterileri coktu. Zenginin parasi zugurdun cenesini yorarmis, sen hala zugurt musun bu kadar ani sattiktan sonra bilmiyorum ama ben bu paralari musterilerin elinden baska yerde goremedim.
      Turkinvest tasfiye oldu yillar once, sen onu da bilmezsin. Bu tasfiye sirasinda bir allahin mali polisi, “yaw Hanife butun paralar senin elinden gecmis” deyip kapimi calmadi. Hafiyesi Gun, yillar sonra bu polisligi sen yapiyorsun.
      Sadece seninle degil, butun arkadaslarimla Turkinvest hakkinda konusmusumdur herhalde. Bir zamanlar borsanin en buyuk araci kurumunda ne buyuk islem hacimleri yapildigini vs anlatmisimdir. Hicbiri senin kurdugun baglantilari kurmaya kalkmadi.
      Iyi bir adim atmaya kalkistin, ozur diledin, tesekkur ederim. Ama ozrun kabahatinden buyuk oldu. Bunu da duzeltirsen ve kendi kafandan da bu tur bilgileri silersen memnun olurum. Senden bunu bekleyecek kadar bir hukukumuz olduguna inaniyorum.

    15. 15 Gün Zileli 22 Eylül 11 / 11am

      Kişisel huhuka uygun olarak özürümü diledim Hanife. Küfürleriniz için de sizden özür beklemiyorum. Mesele anlaşılmıştır. Daha fazla uzatacak bir şey yok.

    16. 16 daniel day zileli 22 Eylül 11 / 12pm

      turkınvestin kara para romper tefecilik yaptıgını ve sarp kurayı bu işler için kullandıgını hatta sarp kurayın vuruldugunu bilmeyenmi var siz böyle bir şirkette çalışacaksınız insanların ocagına incir ağacı dikeceksiniz bu ayıp olmayacak bunu birisi yazdığı zaman ayıp edecek …hadi canım sende

    17. 17 Daniel Day'e 22 Eylül 11 / 1pm

      Türkinvest mi? AYDINLIK grubu mu? Tercihiniz?

    18. 18 i.t.nin sicili 23 Eylül 11 / 1pm

      Hürriyet gazetesinde çalışırken ki müdürü Çetin Yetkin, Vatan Sağolsun kitabında yazmış.

    19. 19 site-teknik 23 Eylül 11 / 2pm

      bu yorum sataşma ve tahrik niteliği nedeniyle silinmiştir.

    20. 20 Hurşit Abi 23 Eylül 11 / 3pm

      Haydaaaaaa. Buradaki tartışmaları izliyorum dae bir süredir, insanların akıllarını kaçırdığına neredeyse hükmetmek üzereyim. Yahu adam kişisel hukuktan söz ediyor, bu sefer de biri çıkıp vay efendim kişisel hukuk oluşturacak kadar yakınlarmış deyiveriyor. Yahu bey kardeşim, kişisel hukuk için yakınlık oluşmasına gerek yoktur. Bakın ben sizi hiç tanımıyorum, siz de beni. ama yine de aramızda kişisel bir hukuk vardır. Yani siz şimdi kalkıp bana hakaret ederseniz ya da beni dolandırırsanız aramızdaki doğaldan var olan kişisel hukuku çiğnemiş olursunuz. Kişisel hukuk için sırdaş olmaya falan gerek yoktur. Canlı olmak yeterlidir, bakın insan olmaya bile demiyorum. Benimle bir kedi arasında da kişisel hukuk vardır. Ben kalkıp kediye tekme atarsam onunla aramdaki kişisel hukuku ihlal etmiş olurum. canım kardeşim.

    21. 21 site-teknik 23 Eylül 11 / 3pm

      bu yorum, sözlü şiddet içermesi nedeniyle silinmiştir.

    22. 22 Evet Sayin Kirro Potin 23 Eylül 11 / 8pm

      Özür dilerim bu saate kadar bu küfür silinmedigine göre itiraf etmeliyim. Ben bir orospu çocuguyum, annem Mardinli tefeci kör Nasrullah’in yaninda çalismaktaydi, karimi da oraya çalismaya gönderdim, tamam mi?

    23. 23 Gün Zileli 23 Eylül 11 / 8pm

      90 nolu yorum kışkırtıcı niteliği nedeniyle, 92 nolu yorum da sözlü şiddet içerdiği için en kısa sürede kaldırılacaktır.

    24. 24 Evet Sayin Kirro Potin 23 Eylül 11 / 8pm

      Geç gelen adalet adalet degildir, ama 93’ü de sil, bu arada netekim kiskirtici yorum yapmayalim sakın ola ki.

    25. 25 Kirro Potkin 24 Eylül 11 / 12pm

      Doğru ve haklı bir soruyu kötü bir üsluba ve önyargılarına heba ettin. Yine de bir anlık öfkemle yaratmış olduğum kırgınlık için beni bağışla. Artık senin ne dediğinin ve ne diyeceğinin bir önemi de kalmadı.

    26. 26 Nasrullah Ayan 24 Eylül 11 / 3pm

      Adam hocaya sormuş ; “Hocam hani Hz.İsa’nın elinde bir sopa varmış onunla dokununca nehirde yol açılmış” Hoca ” oğlum demiş nereni düzelteyim ; o İsa değil Musaydı, sopa değil asaydı nehir değil Kızıldenizdi” demiş.. Gün Zilelinin beni kastederek yazdığı satırlar arasında bir tek şey doğru… Beni tanımadığı… Ben de zatını tanımam tanımak da çok istemem..

      Hanife ile İrfan’a gelince benim dostlarımdır.. İrfan ilk röportajımı yaptığım gazetecidir . Sahibi olduğum Türkiyenin ilk ekonomi dergisi olan “TREND” dergisinin çıkarılmasında yoldaşım olmuştur. Bilahare TREND dergisi satıldığında İrfan Türkinvest’te Genel Müdür yardımcılığı yapmıştır.. Hanife ondan önce aynı şirkette müşteri temsilcisi olarak çalışmıştır.. Bu olayların tarihleri 1985-1994 yılları arasındadır.

      Sarp Kuray’ın ülkeye dönüş tarihi 1993 sonudur.. Ve her halükarda İrfan ve Hanife onunla daha önceleri tanışmamaktadırlar ve tanışmış olmaları hayal ürünüdür.

      Sarp Kuray’ın ülkeye para getirdiğini ve akladığını bilmiyorum ve sanmıyorum.. Çünkü 1994 sonrasında yaşadığımız sıkıntılarda hiç değilse ortaya çıkardı diye düşünüyorum.. Bir şeyi çok iyi biliyorum ne ben, ne İrfan ne de Hanife böyle birşeyin içinde değiliz.

      Türkinvest hakkında 100 lerce dava açıldı hileli iflastan dolandırılıcığa kadar..(Hepsi beraatle sonuçlandı). Ama Kara/ak para aklaması hakkında hiçbir dava açılmadı.. Çünkü Türkinvest 1992 den kapandığı güne kadar Sermaye Piyasası Kurulunun denetimi altındaydı..

      Yıllar sonra kendimi Gaziantep’e atmış, emekliliğimi merde ve namerde muhtaç olmadan geçirirken bu tür tartışmalarda yer almamı bir tür “şaka” olarak algılıyorum.

      Bu yazıyı polemik olarak yazmadığımı ve yazılacaklara cevap vermeyeceğimi bilmenizi isterim.

    27. 27 Gün Zileli 24 Eylül 11 / 6pm

      90 ve 92. nolu yorumlar kaldırılacaktır ancak bunu ben doğrudan yapamıyorum. ilgigli arkadaş durumdan haberdar, işleri dolayısıyla gecikme söz konusudur.

    28. 28 özgürlükçü 24 Eylül 11 / 8pm

      sayın zileli komünistler makalenizdeki 15. yorum tam burda yapılan tartışmanın niteliğini önceden yazıya dökülmüş gerçeğin itirafı gibi duruyor lütfen bir kez bakıp bu konudaki özgürlükçünün yorum ve pratik önerisi hakkındaki düşüncenizi belirtirseniz tartışmanın verimi ve seyri değişebilir.

    29. 29 Gün Zileli 25 Eylül 11 / 10am

      Komünistler makalesindeki Özgürlükçü imzalı 15. yorumu buraya alıyorum:

      “78 devrimci gençlik geleneğinden olmama rağmen yukardaki seviyesiz bilinenleri tekrardan öteye geçemeyip yenilmekle kalmayıp kendini yeniden üretemediğinden ve yaşanan hayatın dışına düştüğünden giderek tükenen kuşakların hazin sonunu görmek üzüntü veriyor.bir taraftanda bu tükeniş olmadan yeninin filizlenemeyeceği düşüncesi ile seviniyorum.yaşanan hayatın pratiğinin dışına düştüğünden sokaktaki sıradan insanında gerisine düşüp düşünsel seviyede kabızlığın sancılarından en yakınındakine saldırmaktan başka elinden bir şey gelmeyenler asıl sistemin hegemonyasının içinden ses verdiğini bile anlamayanlar olduğunu gelecekte üzülerek fark ettiklerinde çok geç kaldıklarını anlayacaklardır.yaşanan hayatta kendine yer bulamayanların bu sitede de bulduğu yerden ne bizlere nede kendisine bir katkısı olacağını sanmıyorum

    30. 30 özgürlükçü 25 Eylül 11 / 9pm

      türk filmlerinin bildik senaryoları nal toplar sizin senaryo muhabbetinizde.kaybedenlerin belleğini ben yeni okudum galiba siz okuyalı epey olmuş stalinin çekasının ispanya iç savaşında anarşistlere yaptığından öğrenerek birbirinize bunları yapmayasınız?iyisimi siz benim gibi önünüze yapılacak iş koyabilirseniz bu rezaletten sıyrılırsınız.mesela bulunduğunuz yerelin kongre hareketi girişimi toplantısına katılıp kendinizi gerçekleştirebilirsiniz.aspirin kadar olmasada ilaç gibi gelebilir size.lütfen orayıda zehirlemeyin

    31. 31 Anonim 26 Eylül 11 / 1am

      istihbarat hikayelerine meraklı bir gazeteciymiş..

    32. 32 öteki anonim 26 Eylül 11 / 2pm

      Yaa öyle, tabii efendim, tabii, tabii…hiç sizinkilerden …

    33. 33 Anonim 27 Eylül 11 / 2am

      bir de galiba hayat boyu hep CHPli olmuş. odatv’de kendisiyle yapılan söyleşide ısrarlı sorular üzerine buna benzer laflar ediyor.

    34. 34 Anonim 28 Aralık 11 / 1am

      bu adamin kitabinda ben de varmiyim acaba, simdi merak ettim.

    35. 35 Anonim 28 Aralık 11 / 1am

      kizinin kitabi daha ilginc ona para verdim, okuyorum. Gün gibi ne dedigini bilmeyen birisinin kitabina para vermek istemiyorum

    36. 36 "Bu kitap bugünler için yazılmıştır." 28 Aralık 11 / 2am

      “Gün Zileli’nin kitabını yıllar sonra gündeme getirdiniz. Aslında şaşırtıcı değil. Bu tür ‘anı’ kitapları nedense yazıldığı dönemde gündeme gelmez. Yalnız, benim merak ettiğim tam da Doğu Perinçek’in asılsız suçlamalarla ve 12 Mart dönemini andırır yöntemlerle tutuklandığı günlerde, yazarlarımızın 10 yıl öncesine ait bir kitabı nereden bulup çıkardığı. Ama doğru, o kitaplar bugünler için yazılmıştır en çok.

      Gün Zileli’nin kızıyım doğru. Ancak bu benim hayata nesnel bakışımı zedelemedi neyse ki. Anıların öznelliğinin bilincinde bir insanım. Üstelik o anılarda geçen isimlerin hemen hepsini tek tek tanıyorum. Gün Zileli’nin geçmişine ‘Bugün durduğu yerden dönüp baktığını” değerlendirebilecek yeteneklere de sahibim. Anı kitaplarına hiç güvenmem o yüzden.

      Bana dedikoduyu çağrıştırır. Ve en masum değerlendirmeyle o kişinin gözüyle, o kişinin beyin süzgecinden geçerek aktarılır okura. Burada çifte bir durum var. Gün Zileli anılarını çok büyük ideolojik değişimlerin ardından yazmıştır. Yani anılar sadece zamanın değil, hayata ve dünyaya bakış açısının yaşadığı değişimin de tahribatına uğramıştır.

      Vicdanı olan herhangi bir insan, hayatı boyunca kontrgerillaya, gladio’ya, ergenekon’a (adı her neyse) karşı mücadele etmiş, gazetesinde bu örgütlerin kirli işlerini herkesten önce cesaretle açıklamış bir isme yönelik iftiraların yapıldığı bu sıcak günlerde, bir insanın öznel, kişisel anılarına dayanarak okurun kafasında soru işareti yaratmayı, kafa karıştırmayı içine nasıl sindirebilir?”

      Read more: http://www.gunzileli.com/2008/03/27/irmak-zilelinin-mektubu-derya-sazak/#ixzz1hmaeMK3f

    37. 37 Yusuf Cemal 13 Ekim 12 / 10am

      Kitabı yenilerde bitirdim. En çok dikkatimi çeken şey, Gün Zileli’nin Leninizm’den kopuşta kullandığı cümleler oldu.

      “…ona olan inancım”, “Leninizme olan güvenimin son bağlarını…”-Sf 145 “O da kirliydi”-Sf 176 vs. Bu birey-doktrin ilişkilerini anlatan cümlelerde bir gariplik var.

      Bir an için bu işin tarihsel boyutunu askıya alalım, yani sanki Leninizmi, ne bileyim mesela genel görelilik gibi düşünelim. Size de fazla duygu yüklenmiş gibi gelmiyor mu? Buraya uymuyor bu cümleler pek.

      Ya da şimdi işin “bilimsel” boyutunu askıya alalım, bir tür saf inanç gibi, fazla kızacak kimse olmadığı için mesela Budizm gibi ele alalım. Bana kalırsa buna çok yakın.

      Tabi ki, milyarlarca insanın hayatını doğrudan etkilemiş hiç bir düşünce inanç, duygu vssiz ele alınamaz. Dahası, ele alınamaz sözü bile komik bir söz kalıyor. Sanki böyle ele alınabilecek başka bir şeyler varmış gibi. Ama bu bir inançla, mesela Leninizm arasında hiç bir düzey farkı yoktur anlamına da gelmiyor. Gün Zileli bu farkın üzerinden atlıyor gibi geliyor bana, bu kitabında da.

      Leninizmi yalnızca bir inanç meselesine indirgediği için değil. Eğer sırf o bunu yapsaydı bunu deyip geçebilirdik. Ama onun fikirlerini bir şekilde paylaşan bir çok kişi var. Ya inancına sıkı sıkı sarılıp eleştiriyi reddeden, ya bir şekilde onunla paralel düşünen.

      Kitapta şu tür bir düşüncenin eksik olduğunu düşünüyorum; “Leninizmin ana karakteri şudur. Bu, mesela Stalin’e Mao’ya yol açmıştır. Bunun da bize yansısı şu başımdan geçen olaylardır. Yani bir şekilde bunlarla Leninizmin o ana karakteri arasında bu nedensellik bağı görüyorum.” Kitapda bu tür düşünceler yok değil ama bana iki düzey arasındaki geçişi vermiyor gibi geliyor. O mekanizmaları bulamıyorum.

      Mesela Lenin’i toplum içinde bilinçliler ve bilinçsizler arasında aşırı keskin bir ayrıp yaparak, “uyanma” modellemesini / metaforunu aşırı kullandığı için eleştirmek mümkün. Böylelikle “uyananlar” yani partililer, hala “uyuyanlar”a yani parti dışında kalanlara karşı kendilerini özel bir konumda buluyorlar. Böyle bir duygusal “dikme” yapılınca da, kitlelerin kurtarıcıları için artık herşey mübah. Artık şiddetin derecesi eldeki güce, diğer rakiplerle ve uyuyanlarla güç dengesine ve Feuerbach Üzerine Tezlerin üçüncü maddesini ya da Komunist Manifesto’nun komünistleri nitelediği 2. bölümün 2. cümlesini okuyup okumadığına göre değişir. :p

      Kitapda daha çok şu var; “Onlar zamanında da kötü şeyler yapılmıştı, kötülük bir şekilde ardıllarına da geçti ve bu böyle sürüp gitti” Kötü şeyler her bir tarihsel birey/topluluk vs. tarafından üretilen bir durum değil de, babasından bakkal dükkanı miras alan çocuğun dükkanını büyütüp market yapması, onun çocuğunun da işi holdinge götürmesi gibi bir mekanizma. Marx anarşistleri enternasyonelden atıyor, Lenin-Troçki Kronstad’ı yapıyor, Stalinse işi Gulaglara kadar götürüyor. Bu mantıkla Kruşçev babasının paralarından utanıp yine de işi idare etmeye çalışan torun, Gorbaçov da satıp savıp paralarını yiyen playboy oluyor.

      İnanç ile eylemi belirleyen bir doktrin arasındaki ayrımın üzerinden atlamasıyla, bu “kötülük sermayesi” düşüncesini yanyana getirince, bir de diğer kitaplardaki giderek büyüyen halk hareketi umudu fikrini ekleyince aklıma kötü kötü şeyler geliyor. Yoksa, geçmişin liderliği hareketi -yaptıkları hataların ondan kaynaklandığını umduğum- köylü toplumuna hitap etmekten doğan karakterin düşünsel saflığıyla değil de, hevesli bir tüccar zihniyetiyle mi yönetmişlerdi?

      Tabi, Gün Zileli’ye teşekkür etmek gerekiyor. Sarsılmaz inançlara olan kendi yolundaki eleştirisi, duygular dikilerek imal edilmiş aforizmalara karşı bizim eleştirilerimizi körüklüyor. Sanırım Gün Zileli gibi biri çıkmasaydı, Marx’ın deyimiyle “kendi ilk girişimlerimizin kararsızlıkları ile, zaafları ile ve zavallılığı ile alay edemezdik”…


    Gün Zileli
    Röportajlar
    Son Röportaj:
    Tüm Röportajlar:

    KİTAP Tanıtım Yazıları


    > Beni en çok etkileyen yazar, şair ve kitaplar
    > Anarşist Kitaplık
    > Linkler

    Dış Yazılar

    - ÇIKTI -
    Anarşizme Kenar Notları, Yazan: Gün Zileli, propaganda yayınları, 2016

    Anarşizme Kenar Notları (ekitap)
    Yazan: Gün Zileli,
    propaganda yayınları, 2016


    KİTAP TANITIM
    - TÜM KİTAPÇILARDA -
    Çanlar, Yazan: Gün Zileli, iletişim, 2016

    Çanlar
    Yazan: Gün Zileli,
    iletişim, 2016


    KİTAP TANITIM
    - TÜM KİTAPÇILARDA -
    Bitmeyen Kavga – John Steinbeck, Türkçesi: Gün Zileli, Sel Yayıncılık, 2016

    Bitmeyen Kavga
    Yazan: John Steinbeck Türkçesi: Gün Zileli,
    Sel Yayıncılık, 2016


    KİTAP TANITIM
    - TÜM KİTAPÇILARDA -
    Kirov Cinayeti ve Stalin Yazan: Robert Conquest Çeviren: Gün Zileli, h2o kitap, 2015

    Kirov Cinayeti ve Stalin
    Yazan: Robert Conquest Çeviren: Gün Zileli,
    h2o kitap, 2015


    KİTAP TANITIM
    - TÜM KİTAPÇILARDA -
    Mevsimler (Roman) Yazan: Gün Zileli, İletişim Yayınevi, 2014

    Mevsimler(Roman)
    Yazan: Gün Zileli,
    İletişim Yayınevi, 2014


    KİTAP TANITIM
    - TÜM KİTAPÇILARDA -
    Haziran Günleri – Gezi Notları- Yazan: Gün Zileli, büyülüdağ Yayınevi, 2014

    Haziran Günleri – Gezi Notları-
    Yazan: Gün Zileli,
    büyülüdağ Yayınevi, 2014


    KİTAP TANITIM
    - TÜM KİTAPÇILARDA -
    Muhafazakâr Liberalizm - Yazan: Gün Zileli, İmge Kitapevi, 2014

    Muhafazakâr Liberalizm
    Yazan: Gün Zileli,
    İmge Kitapevi, 2014


    KİTAP TANITIM

    Kitap Rafı

    tanıtımlar için, kitap kapaklarına tıklayınız.
    > Yazdığım Kitapların Tanıtımları
    Stalin Yargılanıyor
    Stalin Yargılanıyor
    İstanbulum - Arnavutköy, Gün Zileli, Heyamola Yayınları, 2010
    Rejimler, Partiler, Kişiler ve 'Ulus'lar, Gün Zileli, 2010, Kibele Yayınları
    Benim Kahraman Köpeklerim, Yazan: Gün Zileli, Özyürek Yayınları, 2012
    Benim Kahraman Köpeklerim, Yazan: Gün Zileli, Özyürek Yayınları, 2012
    Muhafazakâr Liberalizm – Yazan: Gün Zileli, İmge Kitapevi, 2014
    Haziran Günleri -Gezi Notları- Yazan: Gün Zileli, büyülüdağ Yayınevi, 2014
    Mevsimler (Roman) Yazan: Gün Zileli, İletişim Yayınevi, 2014
    Çanlar (Roman), Yazan: Gün Zileli, iletişim, 2016
    Anarşizme Kenar Notları (ekitap), Yazan: Gün Zileli, propaganda yayınları, 2016
    > Çevirisini Yaptığım Kitapların Tanıtımları
    İşçiler Çalışmaya Karşı
    Margarete Buber Neumann, İki Diktatörlük Altında - Çeviren: Gün Zileli, İmge 2012
    Gece Yarısında Aydınlık - Yazan: Erica Wallach - Çev: Gün Zileli, Ayrıntı Yayınları, 2013
    Kirov Cinayeti ve Stalin Yazan: Robert Conquest Çeviren: Gün Zileli, h2o kitap, 2015
    Bitmeyen Kavga

    Kitaplar ve Yazılar

    YAYINKOLEKTİFİ KİTAPLARI

    3 YENİ KİTAP ÇIKTI

            
  • "Hayatsız Kadın" AYŞE (YENİ)
  • Leninnâme (YENİ)
  • Dünyanın Her Yeri Sahne (YENİ)
  • Halk Silahlanınca
  • Komün Bilgeliği
  • Yitik
  • Efendisiz Demokrasi
  • İmlasız Bahçe Şiirleri
  • Peşime Verdi
  • Türler ve Cinsler


  • Son Yazılar

    Yeniden Güncel Yazılar

    Soru Cevap Bölümü

    Yorumlar

    DUYURU: 1 Mart’ta ‘Yorumlar Bölümü’ yeniden açılıyor!
    En Çok Yorum Yazılmış Yazılar
    Sitede toplam, 1775 yazı  ve 42,095 yorum bulunmaktadır.
    Forum Sayfası



    Konuk Görseller

      Konuk Yazılar

      Tüm Konuk Yazılar



      Konuk Yazarlar

      Portreler


      DUYURU: 1 Mart’ta ‘Yorumlar Bölümü’ yeniden açılıyor!
      ANARŞİZME KENAR NOTLARI (ekitap)
      - ÇIKTI -
      Anarşizme Kenar Notları, Yazan: Gün Zileli, propaganda yayınları, 2016

      Anarşizme Kenar Notları (ekitap)
      Yazan: Gün Zileli,
      propaganda yayınları, 2016


      KİTAP TANITIM
      TÜM DUYURULAR
      YAZI ARŞİVİ

      Kategoriler


      KİTAP Tanıtım Yazıları


      Sesli Arşiv

      ...