KEMAL BURKAY TRT HABER DE SAAT 23 DE YAPTIĞI SÖYLEŞİDE PKK İLE ERGENEKON İŞBİRLİĞİ İÇİNDE DİYOR..TÜM KONUŞMANIN TAMAMINI DİNLEYİP YORUMUNUZU PAYLAŞIRMISINIZ?
SEMA ERBAY
KEMAL BURKAY TRT HABER DE SAAT 23 DE YAPTIĞI SÖYLEŞİDE PKK İLE ERGENEKON İŞBİRLİĞİ İÇİNDE DİYOR..TÜM KONUŞMANIN TAMAMINI DİNLEYİP YORUMUNUZU PAYLAŞIRMISINIZ?
SEMA ERBAY
Ne yazık ki duyurunuzu bu sabah gördüm. İzlemek isterdim doğrusu. Ama şu kadarını söyleyeyim ki, Kemal Burkay son zamanlarda iyi sinyaller vermiyor, AKp-Devlet’le işbirliği ve anlaşma içinde olduğu izlenimi edindim ne yazık ki ve onun adına üzüldüm. Bir de, Oral Çalışlar’ın gidip onu taa İsveç’lerden getirmesinin bir anlamı vardı elbette.
Burkay Ve Öcalan; Hata İle Suç Arasındaki Farkı Doğru Okumak
Kemal Burkay’ın Ülkeye dönmesiyle birlikte yaşanan tartışmalar, Kürd siyasetinin içinde bulunduğu olumsuz tabloyu göstermesi ve bu olumsuz tablodan gereken derslerin çıkarılması bakımından yararlı olmuştur.
Kemal Burkay’a yönelk eleştirilerin büyük kısmı, Türk medyasının kalemşörlerini, devlet tetikçilerini aratmayacak düzeyde olduğu için bunlara eleştiri yerine saldırı demek daha doğru olur. Bu saldırıyı yapanların kendilerini “yazar”, “aydın” olarak görmeleri ve yıllardır bu tiplerin siyasette söz söyleyebilmeleri yaşanan handikabı göstermesi bakımından ayrıca düşündürücüdür.
Esen rüzgâra göre pozisyon belirleyen ve her zaman kişisel çıkarlarını gözettikleri için güçlüye yardakçılık yaparak politik arenada var olabilen bu “satılık kalemlerin” maskeleri düşürülmeden ve gerçek nitelikleriyle teşhir edilmeden, eleştiri ve saldırı arasındaki ince çizgiyi tutturmamız olanaklı değildir. Dahası, kişilikli, onurlu ve Kürdistan için kafa yoran insanlar ile bu yardakçı kesimi aynı kefeye koyarak birilerine haksızlık yapmış oluruz; hak etmedikleri halde birilerini de “insan yerine” koymuş oluruz.
Kürdistan politik çevreleri net çizgilerle bazı ayırımlar yapmak ve bu ayırımlara göre tutum belirlemek zorundadır; yoksa bu tür yaranmacı, çıkarcı ve birilerinin tetikçiliğini yapmanın ötesinde hiçbir özelliği olmayan basit insanları dinlemek, katlanmak zorunda kalır.
Bu tetikçilerin ortak özelliği, Öcalan gibi bir ihanetçiye dokunma cesaretine sahip olmadıkları için, Öcalan ve anlayışının sevmediği her kişi ve kuruma saldırmalarıdır.
Kuzey Kürdistan’ın içinde bulunduğu durumdan ve yukarda sözü edilen niteliksiz insanların söz sahibi olmasında bütün Kürd politik şahsiyetlerinin/kurumlarının sorumluluğu/hatası vardır kuşkusuz. Bu sorumluluk/hata, zamanında gereken tavrı almadıkları için; Öcalan-devlet ilişkisini cesaretle dillendiremedikleri ve tavır alamadıkları için; tüm olumsuzluklara rağmen alternatif ve sürece müdahale edecek bir örgütlülük sağlayamadıkları için…
Bu açıdan bakıldığında Kemal Burkay’ın da içinde bulunduğu ve geçmişte sorumluluk almış tüm politik kişiler eleştirilebilir ve de eleştirilmelidir de. Ancak bu eleştiri, Öcalan gibi bir ihanetçiye/işbirlikçiye yönelik eleştiri düzeyinde asla olmamalıdır. Çünkü eksikleri olan, hata yapan ya da sürece gerektiğinde gerekli müdahaleyi yapmayan politik kişi ve kurumları eleştirmek ile teslimiyetçi, işbirlikçi, açık ihanetçi bir kişiyi eleştirmek farklıdır.
Bu nedenle onları aynı kategoride görmek büyük bir yanlıştır.
Bir kategori, hatalardan oluşurken, diğer kategori ihanetten oluşuyor.
Kemal Burkay ve diğer Kürd politik aktörlerin hiçbiri Öcalan ile aynı kategoride anılmayı hak etmiyorlar.
Aynı kategoride değerlendirenler sadece bu kişilere ve temsil ettikleri kurumlara değil, Kürdistan’daki tüm değerlere de zarar vermiş olurlar. Çünkü Kürd politik aktörlerini, hiçbir değeri olmayan Öcalan ile aynı kategoride değerlendirilmeye tabi tutmak, sadece söz konusu aktörleri değersizleştirmekle kalınmaz, tüm Kürdistani değerleri de bilerek/bilmeyerek değersizleştirmek gibi bir yanlışa sürükler insanı.
Bu açıdan bakıldığında, PKK yardakçıları dışında kalan Kürd politik çevrelerinin daha dikkatli olması ve saldırı yerine eleştiriyi esas alması gerekiyor. Küçük hesaplar uğruna ve “bırakın saldırsınlar” mantığıyla seyirci kalındığında, hem bütün değerlerden feragat etmiş oluruz hem de yeniden değer yaratma şansımızı ortadan kaldırırız.
Çok basit bir mantıkla, “Öcalan ihanet etmiş/ediyor; Burkay ve diğer Kürd politik çevreleri ise hata yapmışlardır/bundan sonra da yapabilirler” ayırımını yapmak mümkündür. Öcalan’ı mahkûm etmek, diğerlerini ise eleştirmek gerekiyor.
Başta PSK geleneği olmak üzere Kürd politik oluşumları bir konuda netleşmek zorundadırlar artık. PKK bir ihanet projesidir ve bu ihanet projesine açık ve net tavır almadıkça Ulusal Demokratik bir anlayış geliştirilemez. Bu nedenle herkes PKK ile arasına mesafe koymalıdır; aksi takdirde bugün olduğu gibi yarın da PKK yardakçılarının saldırılarına maruz kalırlar.
Yaşanan bunca çirkin saldırıya rağmen HAK-PAR ve PSK’nin hala gerekli tutumu almamış olması ciddi olarak eleştirilmesi gereken bir konudur. Bu eleştiri, hemen hemen tüm Kürd politik kurum ve kişileri (PKK’ye destek verenler) için de geçerlidir. Geç kalınmış olsa da, yapılması gereken şey, iki ay önce ve geçmişte farklı zamanlarda destek verdikleri bir anlayış tarafından saldırıya uğrayanların, bu desteği geri çekmeleri, halka özeleştiri vermeleri ve PKK’ye karşı net tavır almalarıdır.
Bu tavır alındığında, hem PKK ile ulusal demokratik güçler arasındaki fark; hem de Kürdistanlı politik insanlar, yazarlar, aydınlar ile yardakçılar arasındaki fark anlaşılmış olur…
sevsinler seni öcalan ve diğerleri bir değildir öcalan ihanetçi diğerleri olumludur derken diğerlerinden bir alternatif çıkarmak istiyorsun galiba tamda devlet-iktidar-sistem egemenlerininde yapmak istediği budur bunca ağır bedelle bu seviyeye gelip imha ve inkara karşı varlığını ve onurunu kabül ettirip başarmış bir kürt özgürlük hareketini tamda başardığı yerden devlet-iktidar-sistem egemenlerinin kucağına teslim etme çabası gibi geldi bana yukardaki yorum ayrıca özgürlükçü anarşizmi savunan bizlerin eleştirdiği türk ulusalcılığı milliciliği,devletçiliği,vesayetç,liği,ırkçılığı,şövenizminin zehirlediği zihinden yukardaki yorumun farkı nedir sadece türk yerine kürt kelimesini değiştirsek aynı anlayış değilmidir?şu anki bdp ve egemen kürt özgürlük siyasetinin geldiği yerin çok gerisine düşen yorumları yapanların anlayışı tarihin çöplüğünde olduğunu zaten pratikte karşılığı olmaması ile görüyoruz.bu anlayışın kürt özgürlük hareketini kendi ulusal kimliğinin içine hapsederek hem kürtlerin hemde türklerin özgürleşebilmesinin ana dinamiğini işlevsizleştirmek isteyen sistemin efendilerinin projesi olduğunu anlamamak için kör olmak gerek
Bu adamların sözde özgürlükçü özde kemalist-ulusalcı olduğunu da bir tek sen anlamadın, özgürlükçülük iddiası bir ingiliz taklitçiliği ve avrupa maymunluğundan ibaret (hani saç uzatan, kafa sallayan rock müzik hayranları gibi) , maksat kemalizmin yeni biçilerde savunulması .
Şerafettin Elçi daha dün ne demişti:
2012-02-07 23:25
“Dewlet PKK’yı diğer Kürt örgütlerine karşı kurdu”
“Silahlı mücadele asla tasvip edilemez”
“Ergenekon’un önde gelen sanıklarından Perinçek Öcalan’ın akıl hocası…”
“Uğur Mumcu PKK-MİT izi üzerindeyken öldürüldü”
Bugün Kürt yazar ve siyasetçi Kemal Burkay, görüş ve açıklamaları nedeniyle PKK’nın küfür, iftira, tehdit dolu bir linç kampanyasına hedef iken, ona destek olacağına, Kemal Burkay’ı PKK’yı eleştirdiği için devlet yanlısı olmakla suçlayan, dönüşünü bir devlet projesi gibi gösteren ve PKK’yı “kendi içindeki hain ve itirafçılardan başka kimseyi öldürmüyor” deyip aklamaya çalışan Şerafettin elçi, daha iki-üç yıl öncesi, milletvekili olmak için PKK’ye yamanmamışken bakın neler söylüyordu:
SOHBET VAKTİM
Türkiye”nin en tanınan Kürt siyasetçilerinden biri olan Şerafettin Elçi ile Gaziosman Paşa”daki bürosunda Türkiye”nin en önemli meselelerini masaya yatırdık.
Yener Dönmez-Engin Kaşdaş
PKK HANGİ ŞARTLARDA KURULDU?
PKK”yı istihbarat örgütleri mi kurdu?
Tabi bu mesele dünyanın her yerinde böyle. İstihbarat örgütleri her türlü yapılanmanın içine sızmaya çalışırlar bu doğaldır. Bunun Ergenekon iddianamesinde de ifadesine rastlıyoruz. Ergenekon”un sol örgütlerden sağ örgütlere kadar sızabildiklerini görüyoruz (…)
SİLAHLI MÜCADELE ASLA TASVİP EDİLEMEZ
Siz bu yolu nasıl buluyorsunuz?
Bizim mücadelemiz, bir şiddetin, silahlı mücadelenin siyasi sorunların çözümünde araç olamayacağı üzerinde duruyoruz. Bize göre bu tamamen siyasi bir sorundu. Barışçıl yöntemlerle bu sorun çözülebilir. Şiddet sorunu çözmeye el vermediği gibi çözümsüzlüğe doğru da sürükler. Biz başından beri silahlı mücadelenin bu konuda ilerleme sağlayamayacağına ve Türkiye”nin geleceğine zarar vereceğini bu nedenle parti olarak şahıs olarak da bu konudaki tavrımı takındı. Silahlı mücadeleden uzak durdum ve bunu yürüten insanlarla aramıza mesafe koyduk. Parti programımızda da bunu açıkça belirtmişizdir.
UĞUR MUMCU BU İZ ÜZERİNDEYKEN ÖLDÜRÜLDÜ
PKK”nın kuruluşu ve varlığı nasıl değerlendirilmeli? Kimler kurdu PKK”yı? Bazıları Kürtlerin siyasi ve kültürel taleplerini fırsat bilerek PKK”yı kurdu mu demeliyiz?
PKK”nın kuruluşunda kuşkular var. İddianamede çok açık bir şekilde var. Bunun dışında Avni Özgürel”in Radikal”de sözleri var. Daha önce Abdullah Öcalan”ı Ankara”daki MİT”in bürosunda kendisini gördüğünü ifade etti. Bunun dışında bugün Ergenekon”un en önde gelen sanıklarından olan Perinçek”in Öcalan”ın akıl hocası ve can dostu olduğuna dair çok açık deliller var. Öcalan”ın kendisi bizzat yakalanmadan önce dedi ki ‘biz kuruluşumuzdan itibaren devletle dirsek teması içindeyiz.” Biraz düşünen, iyi bir gözlemci olan insanların kanaati şu ki, devlet PKK”yı özellikle diğer Kürt hareketlerine karşı adeta kurdu. Uğur Mumcu”nun öldürülme nedeni de buna bağlanıyor. Çünkü Uğur Mumcu, ciddi bir biçimde iz üzerindeydi. PKK”nın MİT tarafından kurulduğuna dair. Öldürülmesi de bununla bağlantılı. Kesin delil olmadığı için bunu ispatlayamıyoruz ama bu artık bilinen bir şey.
(Röportajın tamamı için bak:
http://www.kadep.org.tr/genel_baskanimiz_serafettin_elci_ile_roportaj.htm(KADEP’in kendi sitesi).
http://www.dengekurdistan.nu/details.aspx?an=454
isim ve e-posta girmek zorunlu degildir.
tüm istediğimiz yorum yazılmasıdır. bu yüzden bu tür zorunlulukları doğru bulmuyoruz..


6 yorum var
Yorum yaz | RSS Yorumlar [?] | Geri-takip Linki [?]