Cumhuriyet’e Saldırı ya da Açık Faşist Diktatörlüğün İlanı!

 

 

 

Bugünün tarihini unutmayalım: 31 Ekim 2016. Bu tarih, İslami faşizmin sahneye koyduğu oyunun üçüncü ve son perdesinin açılışını temsil etmektedir. Birinci perde, 20 Temmuz 2015’te, Suruç patlamasıyla açılmıştı. İkinci perde ise, 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından. Bu üç perdeyi yeni baştan kısaca ele alalım.

 

7 Haziran seçimlerini kaybedip bir an için iktidarı elinden kaçırma tehlikesiyle karşılaşan iktidar partisi, ustaca düşünülmüş bir plan ortaya koydu: Kürtlerle savaşı yeniden başlatmak. Bu sayede orta Anadolu’da MHP’ye, Doğu Anadolu’da  HDP’ye kaptırılan muhafazakâr oylar yeniden AKP’ye akıtılacaktı. Ancak bu planın uygulanması için kritik iki nokta vardı. Birincisi, meclis başkanlığını ele geçirmek, ikincisi ise PKK’yi savaş alanına sürmek. Meclis başkanlığının ele geçirilmesinde, Deniz Baykal, aynı zamanda CHP ile HDP’nin taktik beceriksizlikleri ve öngörüsüzlükleri kullanıldı. Böylece meclis başkanlığını ele geçiren AKP, herhangi bir koalisyonun kurulmasını kasıtlı olarak engelleyip seçimleri yenilemenin yolunu açtı. PKK’nin      savaşa sürülmesi ise Abdullah Öcalan vasıtasıyla sağlandı. Tecritteymiş gibi gösterilen Öcalan’dan Kandil’e gönderilen “savaşa girişin” mesajı, bizzat iktidar tarafından dağdaki kadroya ulaştırıldı ve böylece Kürtlerle savaş başlatıldı. Bu savaş sayesinde AKP, yenilenen 1 Kasım seçimlerinde yeniden tek başına iktidar oldu.

 

1 Kasım’da iktidarı yeniden ele geçiren iktidarın bundan sonraki adımı, tek kişi diktatörlüğünün taşlarını döşeyecek ve muhalefeti baskı altına alacak mutlak ve tekelci bir yönetime doğru hızlı adımlar atmaktı. Ne var ki, mevcut hukuki düzende bu mutlak tekelci iktidarı kısıtlayan birçok “ayakbağı” vardı. Bu “ayakbağları”ndan kurtulmak için iktidara fırsat verecek büyük bir olay gerekliydi. İktidar, ordu içindeki iktidar karşıtı darbe hazırlıklarından haberdardı ve ajanları aracılığıyla bu hazırlıkları yakından izliyordu. 15 Temmuz öncesinde darbenin erken patlamasını sağlamak için gereken her şey yapıldı. En önemlisi, darbe hazırlığı içindeki subayların hepsinin Yüksek Askeri Şura toplantısında tasfiye edileceği açıktan açığa, gazete manşetleriyle bile duyuruldu. Bu prematür girişimin gerçekleşmesi halinde yapılacak her şey önceden planlanmıştı. Darbecilere birçok yanlış bilgi uçuruldu ve başta Cumhurbaşkanı olmak üzere hükümet erbabının darbeciler tarafından ele geçirilmemesi için her türlü tertibat alındı. Böylece darbeciler 15 Temmuz akşamı erken harekete geçerek tuzağa düşmüş oldular. Böylece ikinci perde açılmış ve hem ordu içindeki iktidar muhaliflerinin temizlenmesi, hem de OHAL aracılığıyla tüm muhalefetin baskı altına alınması sağlanmış oldu. “Yenikapı ruhu”yla, ana muhalefet partisi CHP de etkisiz hale getirilmişti zaten. OHAL’in devlet ve akademi kademelerindeki temizliği, giderek basın ve yayın organlarının kapatılmasıyla birleşerek sürdürüldü ve bugüne kadar geldi. Artık üçüncü perdenin açılması zamanı gelmişti.

 

31 Ekim günü, yani bugün Cumhuriyet gazetesine yapılan saldırı üçüncü ve son perdenin açıldığının göstergesidir. Artık Bahçeli sayesinde “Başkanlık sistemi” adı verilen tek kişi diktatörlüğünü sağlayacak referanduma giden yol açılmıştı. Bu yolun açılması, aynı zamanda muhalif  basının susturulmasının da yolunun açılması anlamına geliyordu. İktidarın elinde zaten 15 Temmuz’dan sonra elde ettiği OHAL gibi bir kesici alet vardı. Bugün Cumhuriyet gazetesine giriştiler. Yarın son kalan gazetelere de girişeceklerdir. Basın özgürlüğünün tamamen ortadan kaldırılması, bir anlamda faşizmin resmen ilanıdır. Dünya tarihinde defalarca gördüğümüz gibi, bütün açık diktatörlüklerin alâmetifarikası basın özgürlüğünün ortadan kaldırılmasıdır. Bu yüzden bugün Cumhuriyet gazetesine ve yazarlarına yapılan saldırı açık faşist diktatörlüğün ilan edilme tarihi olarak da tarihe kaydedilebilir. Aynı zamanda Batı ile bağların kopartıldığının ilan edilme tarihi olarak da…

 

 

Gün Zileli

31 Ekim 2016

www.gunzileli.com

gunzileli@hotmail.com

 


Email this post Email this post

  • Ask Question

  • YAZI DETAYLARI