Demokrasi İçin Birlik (DİB) Bildirgesi

CHP, HDP, SHP ve BDP eski milletvekilleri ile aydın, yazar ve
sanatçılardan oluşan Demokrasi İçin Birlik Hareketi, Şişli Kent Kültür
Merkezi’nde ‘Demokrasi İçin Birlik Buluşması’nı gerçekleştirdi.
Toplantının sonuç bildirgesi şöyle:


Tek adam rejimine sokulmaya çalışılan Türkiye, son dönemde yoğun bir
hukuksuzlaştırma zorlaması altında.  Bu kapsamda siyasal iktidar, 15
Temmuz darbe girişimini fırsata çevirerek Türkiye’yi OHAL baskı
rejimine soktu; ülkeyi kanun hükmünde kararnamelerle, denetimsiz,
meclissiz, anayasasız, hukuksuz yönetmek, bütün yetkileri tek elde
toplayacak başkanlık rejimini getirmek için fırsata dönüştürdü.
Demokratik hak ve özgürlüklere yapılan saldırılar, baskı, şiddet ve
hukuksuzluk olağanüstü boyutlara erişti.

Onbinlerce insan hukuksuz şekilde işinden oluyor. Basın ve yayın
organları kapatılıyor. Sanatçılar, yazarlar, gazeteciler tutuklanıyor.
Muhalif belediyelere kayyım atanıyor.

Bu yolla topluma terör ve korku egemen kılınmaktadır. Barış, dostluk,
dayanışma duyguları yerine kin, düşmanlık, nefret ve kutuplaşma
kışkırtılmaktadır. Toplum demokratik davranış normlarının
yeşeremeyeceği kaotik bir yaşama mahkum edilmektedir. Yurttaşları
temsil etmesi gereken Meclis fiilen lağv edilmiş, yasama, yargı ve
yürütmenin dengesine ve birbirini frenlemesine dayanan güçler ayrılığı
ilkesi ortadan kaldırılmıştır.

Tarihi ve doğal varlıklar, kentler, yaşam alanları talan edilmiştir.
İnsanca yaşama ve çalışma koşulları ortadan kaldırılmış, köleleştirme
ve taşeronlaştırma yasaları çıkarılmış, yoksullaşma ve işsizlik
korkunç boyutlara ulaşmıştır. Kadınlara ve farklı cinsel kimliklere
yönelik şiddet, cinsiyetçi ayrımcılık ve çocuk istismarı yükselmiştir.
Ülke içinde savaş, bütün yıkıcılığıyla insanlarımızın canını alırken,
Suriye ve Irak’ta sonu felaket olacak bir maceraya sürüklenmekteyiz.

Bu karanlık tabloyu değiştirmek, demokratik bir ülkede yaşayabilmek
için Türkiye’de siyasetin savaş ekseninden çıkarılıp barış eksenine
oturtulmasına, yaşam hakkını savunan, hukukun üstünlüğüne dayanan,
çağdaş, çoğulcu ve katılımcı bir demokrasinin inşa edilmesine ihtiyaç
vardır.

Bu koşullarda demokrasiden yana olan bütün güçleri biraraya getirerek
ortak ve yeni bir güç odağı yaratmak ihtiyacı yakıcı hale gelmiştir.
Ortak hedef doğrultusunda birlikte hareket edebilmek için sürekliliği
sağlayacak bir yapıya gereksinim bulunmaktadır.

Bu yapı çoğulcu, resmi temsil ilişkisine ya da hiyerarşiye yer
vermeyen, lideri olmayan, bağlayıcı kararlar almaktan çok uzlaşı
arayan, demokratik bir organ olacaktır. Demokrasi için birlik
hareketine katılan her kuruluş, her birey kendi ideolojik kimliğini
saklı tutarak ortak bir mücadeleyi hedeflemektedir.

DİB bir siyasal süreci başlatan ve bu süreç içinde uzlaşılarla yürüyen
somut hedeflere yönelik bir harekettir. DİB farklılıkların birlikte
hareket etmesidir.

Demokrasi İçin Birlik; herkesin farklı kimliği ile eşit yurttaşlık
haklarına sahip olduğu, barış içinde yaşayabileceği, insanca çalışma
ve yaşama koşullarının garanti altına alındığı, devletin herkesin
inancına, inançsızlığına, yaşam tarzına, siyasi düşüncesine karşı
tarafsız ve saygılı olduğu, kadına ve cinsel kimliklere yönelik
şiddetin son bulduğu, tarihi ve doğal varlıkların, diğer canlıların
yaşam alanlarının ve kentlerin korunduğu, laik, demokratik bir Türkiye
yaratabilmek için, yeni bir umut ve güç merkezi ihtiyacını karşılamak
üzere, en geniş toplum kesimlerini kucaklamayı amaçlayan bir birlik
hareketidir.

Bu çerçevede gerçekleştirdiğimiz 23 Ekim 2016 buluşmasında saptanan
öncelikli hedeflerimiz şunlardır:

OHAL ve KHK’lerle ülkeyi yönetmek, ‘tek adam yönetimi’ni kalıcı hale
getirmek için atılan adımlar karşısında, OHAL’in sona erdirilmesi ve
KHK’lerle yaratılan toplumsal mağduriyetlerin giderilmesi
konularındaki mücadele birincil önemdedir.

Önümüzdeki günlerde ‘Türk tipi başkanlık sistemi’ adı altındaki ‘tek
adam yönetimi’ne geçiş için anayasa değişikliği, ardından referandum
gündemdedir.  Yasaları, uluslararası anlaşmaları, hukuku yok
sayanların ‘tek adam yönetimi’ne geçiş referandumuna tüm toplumsal
muhalefetle kapsamlı şekilde karşı çıkılacaktır.

Dünya deneyimleri Kürt sorununun çözümünün barışçı ve demokratik
yollarla olması gerektiğini göstermektedir. Türkiye’nin savaş
kışkırtıcılığı yapmak yerine komşularıyla ve tüm dünyayla barışçıl
ilişkiler içinde yaşayacağı bir politikanın hakim kılınması için
mücadele edilecektir.

Ezilen inanç topluluklarının eşit yurttaşlık hakkı yanında
demokrasinin temeli olan laiklik için mücadele edilecektir.

23 Ekim Buluşmamız demokrasi için atılmış önemli bir adım, Türkiye’nin
siyasal yaşamında yeni bir başlangıçtır. Bu buluşmaya katılanlar bir
demokrasi meclisi oluşturmuşlardır. Bu meclis önümüzdeki günlerde
toplanarak yukarıda ortaklaşılan öncelikli hedefler doğrultusunda
demokratik ve meşru yollarla denetleme, dayanışma ve direnme hakkını
kullanacaktır.

Gücümüz yalnız birlikteliğimizden değil, yeni bir siyaset anlayışıyla
demokratik mücadeleleri birleştirici bir güç odağı yaratma
hedefimizden kaynaklanmaktadır.

23 Ekim 2016, İstanbul

  • Soru sor

  • YAZI DETAYLARI