Gitmek mi Zor, Kalmak mı Zor!

 

 

 

Bazen tarih bir yön gösterir, toplumlar da belirlenen ve gösterilen o yolu izler. Örneğin, Rusya’daki Çarlık rejiminin şu ya da bu şekilde devrilip gideceği daha 20. Yüzyılın başında belli olmuştu. Daha sonradan bastırılan 1905 devrimi bunun ilk provasıydı. Pek fazla bilinmez ama 27 Mayıs’tan önce de başarısız olan ya da bastırılan bazı askeri müdahale girişimleri olmuştur. “9 Subay Olayı” diye bilinen bir müdahale girişiminde yer almış ve yargılanmış albay Cemal Yıldırım’ı o dönemde tanıdığımı anılarımda anlatmıştım (Yarılma, s. 89)

 

Kısacası tarih, bir iktidar ya da diktatörlüğün veya rejimin yıkılmasının sinyallerini veriyorsa o rejim ya da iktidar önünde sonunda yıkılır gider. Şu anda iktidar sahiplerinin bu korkulu rüyanın neredeyse gerçekleşmenin kıyısına geldiğini görüp tir tir titrediklerini görebiliyoruz.

 

İnsanlar böyle karışık anlarda kendilerine en “akla uygun” yanıtı bulup rahatlarlar. Toplumsal gelişmeleri tahlil etmektense “komplo”, “oyun”, “tertip” gibi açıklamalara sığınmak daha kolay gelebilir. Oysa yanlıştır bu. Kimse iktidarını riske atacak bu tür “tertip”lere girişemez, girişmeye cesaret edemez. Olan, ciddi bir toplumsal kalkışmadır. Bugün iktidarın ayakta kalabilmiş olması yarın da bunun böyle devam edeceğini göstermez.

 

“Dokunulmazlar”a dokunulabileceğinin görülmesi bile bir toplumsal gelişme olarak ele alınmalıdır. Ayrıca son gelişmeler, bu toplumun canlı hücrelerinin kansere yenilmediğini, kanser hastalığına karşı esaslı bir direniş gösterdiğini ortaya koymuştur.

 

Bedava kahramanlık peşinde koşan kara kalabalıkların çok da büyük bir kitle oluşturmadıkları ortaya çıktı. Onca imkâna ve çağrıya rağmen şurada burada toplananlar birkaç bini geçememiştir. Ciddi olduğunu ihtar eden bir silah gücüyle karşılaştıklarında da tabanları yağlamışlardır. Bu kara kalabalıkları çok fazla önemsememek gerekir.

 

Bence önemsenmesi gereken şey, bugünkü iktidarın basit bir iktidar ya da diktatörlük olmayıp bir rejim olduğunun net bir şekilde görülmüş olmasıdır. Bir girişim karşısında bütün camilerden ezan okutabilen, insanları camiler yoluyla sokağa dökmeye çalışan bir iktidarın artık dine dayanan bir rejim kurduğunu net bir şekilde saptamak gerekir. Mesele iktidardaki temsilcilerden çok, bu rejimdir. Ve Türkiye’nin sağlam hücreleri her şeye rağmen bu rejime karşı direnmektedir.

 

Aşağıya aldığım, girişimde bulunanların bildirisi, başarılı olsalardı toplumsal barış yolunda önemli bir adım atacaklarını, Kürtlerle bir barış anlaşması yapacaklarını göstermektedir. Çünkü bunların yıkılması ne kadar elzemse, Kürtlerle barış da o kadar elzemdir.

 

Sonuç olarak, bizim için Gezi’nin şu sloganı geçerlidir: “Bu daha başlangıç, mücadeleye devam.”

 

Onlar ise herhalde şu şarkıyı bir süre söyleyeceklerdir: “Gitmek mi zor, kalmak mı zor!”

 

 

Gün Zileli

16 Haziran 2016

www.gunzileli.com

gunzileli@hotmail.com

 

 

 

Ek:

 

YURTTA SULK KONSEYİ’NİN BİLDİRİSİ

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN DEĞERLİ VATANDAŞLARI,

SİSTEMATİK BİR ŞEKİLDE SÜRDÜRÜLEN ANAYASA VE KANUN İHLALLERİ; DEVLETİN TEMEL NİTELİKLERİ VE HAYATİ KURUMLARININ VARLIĞI AÇISINDAN ÖNEMLİ BİR TEHDİT HALİNE GELMİŞ, TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ DAHİL OLMAK ÜZERE DEVLETİN TÜM KURUMLARI İDEOLOJİK SAİKLERLE DİZAYN EDİLMEYE BAŞLANMIŞ VE DOLAYISIYLA GÖREVLERİNİ YAPAMAZ HALE GETİRİLMİŞTİR.

GAFLET VE DALALET VE HATTA HIYANET İÇERİSİNDE OLAN CUMHURBAŞKANI VE HÜKÜMET YETKİLİLERİ TARAFINDAN; TEMEL HAK VE HÜRRİYETLER ZEDELENMİŞ, KUVVETLER AYRILIĞINA DAYALI, LAİK VE DEMOKRATİK HUKUK DÜZENİ FİİLEN ORTADAN KALDIRILMIŞTIR.

DEVLETİMİZ; ULUSLARARASI ORTAMDA HAK ETTİĞİ İTİBARINI YİTİRMİŞ VE EVRENSEL TEMEL İNSAN HAKLARININ GÖZ ARDI EDİLDİĞİ, KORKUYA DAYALI OTOKRASİ İLE YÖNETİLEN BİR ÜLKE HALİNE GETİRİLMİŞTİR.

SİYASİ İDARENİN ALDIĞI HATALI KARARLARLA MÜCADELEDEN GERİ DURDUĞU TERÖR TIRMANARAK BİRÇOK MASUM VATANDAŞIMIZIN VE TERÖRİSTLE MÜCADELE EDEN GÜVENLİK GÖREVLİLERİMİZİN HAYATINA MAL OLMUŞTUR.

BÜROKRASİ İÇERİSİNDEKİ YOLSUZLUK VE HIRSIZLIK CİDDİ BOYUTLARA ULAŞMIŞ, ÜLKE SATHINDA BUNUNLA MÜCADELE EDECEK HUKUK SİSTEMİ İŞLEMEZ HALE GETİRİLMİŞTİR.

BU AHVAL VE ŞERAİT ALTINDA, YÜCE ATATÜRK’ÜN ÖNDERLİĞİNDE MİLLETİMİZİN OLAĞANÜSTÜ FEDAKARLIKLARLA KURDUĞU VE BUGÜNLERE GETİRDİĞİ CUMHURİYETİMİZİN KORUYUCUSU OLAN TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ, “YURTTA SULH, CİHANDA SULH” İLKESİNDEN HAREKETLE;
– VATANIN BÖLÜNMEZ BÜTÜNLÜĞÜNÜ, MİLLETİN VE DEVLETİN BEKASINI DEVAM ETTİRMEK,
– CUMHURİYETİMİZİN KAZANIMLARININ KARŞI KARŞIYA KALDIĞI TEHLİKELERİ BERTARAF ETMEK,
– HUKUK DEVLETİ ÖNÜNDEKİ FİİLİ ENGELLERİ ORTADAN KALDIRMAK,
– MİLLİ GÜVENLİK TEHDİDİ HALİNE GELMİŞ OLAN YOLSUZLUĞU ENGELLEMEK,
– TERÖRİZM VE TERÖRÜN HER TÜRLÜSÜ İLE ETKİN MÜCADELE YOLUNU AÇMAK,
– TEMEL EVRENSEL İNSAN HAKLARINI, MEZHEP VE ETNİSİTE AYRIMI GÖZETMEKSİZİN TÜM VATANDAŞLARIMIZ İÇİN GEÇERLİ KILMAK,
– LAİK, DEMOKRATİK, SOSYAL VE HUKUK DEVLETİ İLKESİ ÜZERİNE OTURAN ANAYASAL DÜZENİ YENİDEN TESİS ETMEK,
– DEVLETİMİZİN VE MİLLETİMİZİN KAYBEDİLEN ULUSLARARASI İTİBARINI YENİDEN KAZANMAK,
– ULUSLARARASI ORTAMDA BARIŞ, İSTİKRAR VE HUZURUN TEMİNİ İÇİN DAHA GÜÇLÜ BİR İLİŞKİ VE İŞBİRLİĞİNİ TESİS ETMEK MAKSADIYLA YÖNETİME EL KOYMUŞTUR.

DEVLETİN YÖNETİMİ TEŞKİL EDİLEN YURTTA SULH KONSEYİ TARAFIDAN DERUHTE EDİLECEKTİR.

YURTTA SULH KONSEYİ BM-NATO VE DİĞER TÜM ULUSLARARASI KURULUŞLARLA OLUŞTURULMUŞ YÜKÜMLÜLÜKLERİ YERİNE GETİRECEK HER TÜRLÜ TEDBİRİ ALMIŞTIR.

MEŞRUİYETİNİ KAYBETMİŞ SİYASİ İKTİDARA GÖREVDEN EL ÇEKTİRİLMİŞTİR. VATANA İHANET İÇERİSİNDE BULUNAN TÜM KİŞİ VE KURULUŞLARIN EN KISA ZAMANDA ULUSUMUZ ADINA HAKKANİYET VE ADALETLE KARAR VERMEYE YETKİLİ MAHKEMELER ÖNÜNDE HESAP VERMESİ TEMİN EDİLECEKTİR.

TÜM YURTTA SIKI YÖNETİM İLAN EDİLMİŞTİR.

İKİNCİ BİR DUYURUYA KADAR SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI UYGULANACAKTIR. VATANDAŞLARIMIZIN KENDİ GÜVENLİKLERİ İÇİN BU YASAĞA HASSASİYETLE UYMALARI ÖNEM ARZ ETMEKTEDİR.

HAVAALANLARI, SINIR KAPILARI VE LİMANLARDAN YURT DIŞINA ÇIKIŞLARA YÖNELİK İLAVE TEDBİRLER GETİRİLMİŞTİR.

DEVLET DÜZENİNİN EN KISA ZAMANDA TESİS VE İDAMESİ İÇİN HER TÜRLÜ TEDBİR ALINMIŞ VE UYGULANMAKTADIR. HİÇBİR VATANDAŞIMIZIN ZARAR GÖRMESİNE MÜSAADE EDİLMEYECEK, KAMU DÜZENİNİN BOZULMASINA FIRSAT VERİLMEYECEKTİR.

HİÇBİR AYRIM YAPILMAKSIZIN TÜM VATANDAŞLARIMIZIN İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ, MÜLKİYET HAKKI, EVRENSEL TEMEL HAK VE HÜRRİYETİ YURTTA SULH KONSEYİNİN TEMİNATI ALTINDADIR.

YURTTA SULH KONSEYİ ÜNİTER DEVLET YAPISI İÇİNDE DİL, DİN, ETNİK KÖKEN AYRIMI YAPMAKSIZIN TOPLUMUN TÜM KESİMLERİNİ KAPSAYACAK BİR ANAYASA HAZIRLANMASINI EN KISA ZAMANDA SAĞLAYACAKTIR.

ÇAĞDAŞ, DEMOKRATİK, SOSYAL, LAİK HUKUK İLKELERİNE DAYALI ANAYASAL DÜZEN TESİS EDİLENE KADAR YURTTA SULH KONSEYİ ULUSUMUZ ADINA HER TÜRLÜ TEDBİRİ ALACAKTIR.

TÜM VATANDAŞLARIMIZA SAYGIYLA DUYURULUR.

 

  • Soru sor

  • YAZI DETAYLARI