Çanlar Romanı Kitapçılarda…

Çanlar: Gün Zileli, İletişim, 2016

Nasıl ki dünya, kendi çevresinde bir günde, güneşin çevresinde bir yılda dönüyorsa, devrim de dünyanın çevresinde bir asırda döner.

 

 

Yakında çıkacak Tanıtma yazılarından:

 

“Anayurdu Rusya’dan gemiye binip Odesa üzerinden İstanbul kıyılarına geldiğinde küçük bir kız çocuğu olan Yelena Obolenskaya’nın (yani Stara’nın) hikâyesini, yazarın eşsiz sinema kareleri gördüren anlatımıyla okuyoruz. Eşsizliği, okurun kendini o karakterle özdeşleştiren karelerin içindeymişçesine hissetmesinden ileri geliyor.  Bu kareler ki, okurken insanı ‘okur’ olmaktan çıkarıp adeta ‘Stara benim’ duygusu yaşatıyor. Romanın bir noktasına gelindiğinde onun keder yüklü kaderine için için yandığını hissediyor insan.”

 

Ceren Cevahir Gündoğan

 

***

 

“Bizi E. Hobsbawm’ın o “kısa yüzyılı”, 20. yy’ın ilk yarısında, Rusya, İstanbul, Paris ve İspanya’da gezintiye çıkarıyor. Bu “kısa” tarihi yapan, adları tarih kitaplarına geçmeyen karakterleri tanıtıyor.  Bu karmaşık insanî halleri bir romana yedirmek için sanırım, salt zekâ yeterli gelemezdi. Duyarlılık ile harmanlanmış bir “üst bakış”, bir sanatçı ruhu kavrayışı olmasa, bu denli yalın ve bu denli yoğun bir roman mümkün olmazdı. Bunu, burada ancak Gün Zileli yapabilirdi.”

 

Gürsel Erk

 

 

***

 

 

Arka Kapak:

 

Göründüğü kadarıyla içeride iki kişiydiler. Yeni soluklanmışlardı ki, sığındıkları metruk yapının ağır demir kapısı bir kedinin geçebileceği kadar aralandı. Önce bir baş uzandı, birkaç saniye sonra iki kişi süzüldü içeri. Işık düştü ince bir ağaç kalınlığında, boylu boyunca.

Çanlar, siyasetin zamanı ve şehirleri altüst ettiğini duyurmak için çalıyor. Petersburg’ta, Neva Caddesi’nde kızakla kayılan güzel sakin günler… Sonra devrimin saatleri, sonra şehrin ismini Leningrad yapmak için gelen Bolşevikler… Ülkesinden uzakta, Konstantinopol’de, Çukurcuma sokaklarında o eski sakinliği beyhude arayan bir kadın… Ajanlar, muhbirler,  istihbarat servisleri… Genelevler, revüler, perükâr salonları arasında kışı çıkartan, baharı başlatan hayata tutunma çabası… Stalinistler ve Troçkistler… Paris’e ve oradan Barcelona’ya, İspanya İç Savaşı’nın çetin bir cephesine varan bir öfke… Geçmiş günlerden gelecek güne. Nereye varır bu mücadele?

Gün Zileli, Bolşevik Devrimi’nden Gezi Parkı’na, şimdiki zaman direnişlerine, isyanla ve yaşam iştahıyla geçen bir ömrü anlatıyor. Dirençli, sokağa çağıran, gencecik.

 

 

 

 

 

 

  • Soru sor

  • YAZI DETAYLARI