Sanatçılar Girişimi: Sarayın Savaşı

“Haziran seçimleri sonrasında ülkenin kanlı, karanlık bir uçuruma yuvarlanmasının baş sorumlusu sorumsuz cumhurbaşkanıdır.

Anayasaya göre cumhurbaşkanı(vatana ihanet suçu dışında) sorumsuzdur.

Türkiye cumhurbaşkanı sorumsuzluğunu bütün davranış ve demeçleriyle kanıtlamaktadır.

Başlıca sorumsuzluğu yasa tanımazlığı, kendisinin de güvencesini sağlayan anayasayı hiçe saymasıdır.

Bu cumhurbaşkanın demokrasiden, demokrasilerin temel dayanağı olan güçler ayrılığından anladığı, bütün güçlerin tek elde, kendi elinde toplanmasıdır.

Türkiye cumhurbaşkanı anayasal sorumsuzluk kavramıyla sorumsuzluk suçu işlemeyi aynı şey olarak anlamakta, bu en saygın makama seçilişinden bu yana, tıpkı başbakanlığında olduğu gibi sorumsuzluk alanında suç üstüne suç işlemektedir.

7 Haziran seçim sonuçları ülkemiz için bir umut ışığı olabilirdi.

Savaş tezkeresinin yeni meclisten, üstelik de ana muhalefetin bir bölümünün desteğiyle geçmiş olması, bu umudun kararmasında ilk adım olmuştur.

Bir başka muhalefet partisinin kendisiyle aynı sayıda milletvekili çıkaran partiye karşı uzlaşmaz tutumu, iktidar partisinin ve sorumsuz cumhurbaşkanının sultasından kurtulma önünde aşılmaz engel oluşturmuştur.

Böylece de seçim sonuçlarından şiddetle rahatsız olan ve bu rahatsızlığının çok açık nedenleri bulunan sorumsuz cumhurbaşkanına siyasal ortamda dilediğince sorumsuz davranma olanağı sağlanmıştır.

Kanlı, karanlık çatışma ortamının bir kez daha hortlatılmış olmasının yanı sıra bizleri yakından ilgilendiren sanat alanındaki yasa dışı baskı ve uygulamaların sorumluluğu da kuşkusuz ki bütün bu uygulamaların başlıca sorumlusu olan bu sorumsuz kişinin omuzlarındadır.

Ülkemiz daha da çoğalıp şiddetlenerek devam edeceğinden kaygı duyduğumuz böyle bir ortamda seçime nasıl gidecek?

Amaç, seçimi engelleyip sorumsuz kişinin tek adam iktidarını olabildiğince uzatmak mıdır?

Bizler, Türkiye halkının, ulusumuzun birlik ve mutluluğunu, sorumsuzluğun diktasının değil demokrasinin sınırlarının olabildiğine genişletilmesini, düşünme ve yaratma özgürlüğünün sınırsızlığını savunan sanatçılar, ülkemiz için duyduğumuz büyük sorumluluğumuzla, aydın, aydınlanma, sanat ve sanatçı düşmanlığını her fırsatta dile getiren bu sorumsuz kişiye karşı, insan olma onurunu ve sorumluluğunu taşıyan herkesi, bütün kişi ve kurumları suskun kalmamaya, sorumsuz kişiye sorumluluklarını hatırlatmaya çağırıyoruz.”

Tarık Akan, Edip Akbayram, Onur Akın, Sunay Akın, Üstün Akmen, Alaattin Aksoy, Mehmet Aksoy, Muzaffer Akyol, Aytaç Arman, Hayati Asılyazıcı, Semir Aslanyürek, Engin Ayça, Orhan Aydın, Rutkay Aziz, Kürşat Başar, Cezmi Baskın, Bedri Baykam, Nihat Behram, Ataol Behramoğlu, Cahit Berktay, Mustafa Bilgin, Metin Boran, Metin Coşkun, Tuncer Cücenoğlu, İsa Çelik, Nevzat Çelik, Haluk Çetin, Meral Çetinkaya, İsmail Hakkı Demircioğlu, Nuri Dikeç, Erhan Doğan, Atilla Dorsay, Bilgesu Erenus, Mehmet Ergen, Genco Erkal, Altan Erkekli, Erdal Erzincan, Mert Fırat, Müjdat Gezen, Altan Gördüm, Mehmet Güleryüz, Tarık Günersel, Hüseyin Haydar, Emin İgüs, Levent İnanır, Özdemir İnce, İlhan İrem, Ekrem Kahraman, Hidayet Karakuş, Bülent Kayabaş, Yıldız Kenter, Erol Keskin, Suna Keskin, Tuğrul Keskin, Arif Keskiner, Levent Kırca, Mine Kırıkkanat, Kemal Kocatürk, Nuri Kurtcebe, Orhan Kurtuldu, Mustafa Köz, Küçük İskender, Safiye Mine Erdurak, Zeynep Oral, Yılmaz Onay, Nedim Saban, Pınar Sağ, Vedat Sakman Sali, Menderes Samancılar, Canan Sezenler, Osman Şahin, Ferhan Şensoy, Burhan Şeşen, Cihat Tamer, Yavuz Top, Gülsen Tuncer, Yaman Tüzcet, Metin Uca, Engin Uludağ, Ersan Uysal, Erkut Uzelli, Hilmi Yarayıcı, Nejat Yavaşoğulları, Işık Yenersu, Ender Yiğit, Hüseyin Yurttaş, Ümit Zileli”

  • Soru sor

  • YAZI DETAYLARI