Gezi’nin Bayrakları

images (3)

images (4)

Ortalığı yeniden bayraklı yürüyüşler kapladı. Tabii bu bayrakların ardında ampullü bayrakların bulunduğunu görmemek için aptal olmak gerekir. Meclis başkanı, cumhurbaşkanı ve başbakan kılığındaki AKP’liler bu mitinglerde çıkıp “terörle mücadele” adına bütün toplumu terörize eden nutuklar atıyorlar. Bu rezalete sessiz kalmak için de vicdansız olmak gerekir.

Bugün en fazla “bölücülük”ten söz edenler, toplumu gerçekten bölen, parçalayan, kendi iktidar hırsları için Türk-Kürt kavgasını körükleyen, toplumun bir bölümünü dışlayan, bu coğrafyanın bir bölümünü yarı açık cezaevine çeviren, şiddetin her türlüsünü el altından ve el üstünden körükleyen, düşmanlık tohumları ekenlerdir. “Terörü lanetleme” mitinginde yapılan konuşmalar gerçekten ibretliktir. Cumhurbaşkanı olduğunu söyleyen kişi, açıktan açığa, kendisini Başkan yapacak 550 milletvekili talep ediyor. Başbakan olduğu söylenen kişi, HDP’nin baraj altında bırakılması çağrısı yapıyor fütursuzca ve sorumsuzca. Hani siz de karşıydınız baraja? Hatta diğer partileri barajı indirmek için işbirliğine çağırmıştınız yakın zamanda? Bunların karşısında insan akıl sağlığını korumak zorunda hissediyor kendini.

“Milli birlik ve beraberlik”miş. Toplumu bölerek birlik olmaz. Bakın size gerçek birliğin nerede olduğunu göstereyim. Bu toplumda gerçek birliği sağlayan tek hareket Gezi isyanı olmuştur. Açın fotoğraflara bakın, ne demek istediğimi anlarsınız. Orada herkesin bayrağı vardı. Türk bayrağı da vardı. Kürtlerin bayrağı da vardı. Komünistlerin bayrağı da vardı. Anarşistlerin bayrağı da vardı. Her partinin, her eğilimin, her inancın bayrağı yan yana dalgalanıyordu. Bir AKP’li de bayrağını alıp gelseydi, inanın ona da kimse dokunmazdı. Hatta tam tersine, bakın artık aramıza AKP’liler de geliyor diyerek sevinirdi insanlar. Belki birkaç münasebetsiz ve sekter ortaya çıkıp AKP bayrağına saldırmak isteyebilirdi ama inanın, orada bulunan insanlar bunu önlerdi. Bunun adı kitle kontrolüdür. Örgüt kontrolü değil, kitle kontrolü. Gezi’de bazı kişiler arasında çıkan sürtüşmelere insanların nasıl müdahale ettiği, nasıl barışçı bir sonuca varılmasını sağladığı henüz belleklerdedir. İşte budur Gezi. Güdümlü olmayan, kendiliğinden bir özdenetim.

Bugün gördüklerimiz ise, Ankara’daki bayraklı yürüyüş olsun, İstanbul’daki olsun, örgütlerin, örgütsel azınlıkların kitleleri güdümlediği gösterilerdir. İşte bu yüzden de gerçek anlamda bölücüdürler.

Herkesin bayrağının dalgalandığı, kimsenin dışlanmadığı yerde olur gerçek birlik.

Bu ülkenin nüfusunun önemli bir kısmını oluşturan Kürtleri dışlayanlar, Türk bayrağını gözümüze sokanlar bu toplumu hızla bölünmeye götürüyor.

Gün Zileli
22 Eylül 2015
www.gunzileli.com
gunzileli@hotmail.com

  • Soru sor

  • YAZI DETAYLARI