Dersim versus Bayburt (Sosyolojik Açıdan Seçimler)

Bunu elbette uzun vadede akademisyenler daha net istatistiklere ve verilere dayanarak yapacaklardır. Benim burada yapacağım, ilk elde göze çarpan verilerden yola çıkan biraz kabaca bir tahlil olacak.

Sınıfsal verilere göre bir tahlil yapmamız şu manzara karşısında biraz zor görünüyor. Dediğim gibi, akademisyenler ve bazı Marksist analizciler zaman içinde bu açıdan da ayrıntılara girebilirler. Ama ilk bakışta göçe çarpan, daha çok etnik ve mezhepsel öğeler olmaktadır.

Nedir bunlar:

Birincisi, Anadolu Sağcılığı adını verdiğimiz Sünni islamdır. AKP ve MHP gibi iki sağcı partinin tabanı bu Anadolu sağcılığıdır. Büyük kentlerin periferisi de esasen Anadolu sağcılığının kentlere göçmüş devamı olarak görülebilir. Bu oy deposu, son seçimde toplamda %55’lik bir oran vermektedir. (Bu oran, örneğin Gümüşhane, Bayburt gibi illerde %90’ı aşmaktadır.)

İkincisi, esasen CHP’nin temsil ettiği, batı illerindeki, Trakya’daki ve büyük kentlerin merkez bölgelerindeki (İstanbul’da, Kadıköy, Bakırköy, Beşiktaş, Şişli vb.; Ankara’da Çankaya; İzmir’de Alsancak, Karşıyaka) yaklaşık %15 oranındaki Modernizm oylarıdır. Bu oylara aynı bölgelerdeki yaklaşık %5’lik HDP oylarını ve Anadolu’daki, yaklaşık %10’luk, CHP’ye giden Alevi oylarını da eklersek modernizmin oylarının bu seçimde %30’a dayandığını görürüz. (Tipik bir yer olan Dersim’de –Tunceli- bu oran %80’dir.)

Üçüncüsü, Doğu ve Güney Doğu’daki, %80’lere varan ve HDP’de toplanan Kürt oylarıdır. Bu oran, bütün ülkedeki oy oranına vurulduğunda yaklaşık %10 olmaktadır. Modernizmden (ve tabii modernizmin içinde yer alan soldan) aldığı oylarla birlikte HDP %15’lere yaklaşmaktadır. Kabaca, bu %15’in 10’u Kürt kimliğinin, 5 ise HDP’ye destek veren modernist solun oylarıdır.

Böylece toplumdaki üç ana unsur açık seçik bir şekilde gözümüzün önünde belirmektedir:

%55’i Anadolu sağcılığı (40’ı AKP; 15’i MHP);

%30’u Sol eğilimli modernizm (25’i CHP; 5’i HDP);

%10’u, son tahlilde modernizme eklemlenebilecek, Kürdistan’daki, esasen sol eğilimli Kürtler (Kürdistan’da HDP’ye akan, ülke geneline vurulduğunda %10 olan oylar).

Tabii ki bu saflaşma politik alana aynen yansımamaktadır. Örneğin Anadolu sağcılığının Türkçü-İslamcı partisi MHP, AKP ile rekabeti yüzünden, birçok konuda CHP ve HDP ile aynı safa düşebilmektedir. Öte yandan, Türkçülüğü dolayısıyla, Kürt sorununda AKP’den bile daha sağda yer alabilmekte ve HDP’ye karşı en düşmanca konumu alabilmektedir.

Bu böyle olmakla birlikte, ben son tahlilde ve orta vadede sosyal yarılmaların saflaşmalarda daha belirleyici olacağını düşünüyorum. Yani önümüzdeki dönemde, en sivri ucunu Dersim’in temsil ettiği modernizm artı Alevilik artı modernist solculuk artı Kürt modernizmi ve solculuğu bir safta; en sivri ucunu Gümüşhane-Bayburt’un temsil ettiği Sünni İslam artı Sünni Türk milliyetçiliği diğer safta yer alabilir. Bu büyük saflaşmada ve cepheleşmede hangi unsurların cephelerin başını çekeceği ise zaman içinde ve güçler dengesine göre belirginleşecektir.

Gün Zileli
12 Haziran 2015
www.gunzileli.com
gunzileli@hotmail.com

  • Soru sor

  • YAZI DETAYLARI