ogürsel / I MERKEZÎ İKTİDAR PARADİGMASI (1)

“─░nsanlar… Bitkileri de ehlile┼čtirmeyi ├Â─črenmenin ard─▒ndan kendi bulu┼člar─▒n─▒n kurban─▒ oldular. Saban─▒ s├╝rmeye, ekini istiflemeye, kuma┼č dokumaya ve yiyeceklerini kaplarda pi┼čirmeye, dolay─▒s─▒yla, ayr─▒ zanaatlarda uzmanla┼čmaya ba┼člar ba┼člamaz, d├╝nyan─▒n t├╝m nimetlerini tekeline almaya kararl─▒ k├╝├ž├╝k bir az─▒nl─▒k i├žin ├žal─▒┼čmak zorunda buldular kendilerini… Topra─č─▒ i┼čleyenler asiller, ve sava┼č├ž─▒ ├žeteleri taraf─▒ndan sindirildiler, hayatlar─▒n─▒n ba─č─▒┼članmas─▒ i├žin mahsul├╝n bir b├Âl├╝m├╝n├╝ onlara b─▒rakmalar─▒, maruz kald─▒klar─▒ ┼čiddete ara verilmesi kar┼č─▒l─▒─č─▒nda di─čer ├╝lkelerin ya─čmalanmas─▒nda kullan─▒lmaya r─▒za g├Âstermeleri gerekti…” (1)

Yerle┼čik tar─▒m uygarl─▒─č─▒ ve hayvanc─▒l─▒─č─▒n ├Â─črenilmesi, takas-ticarette kullan─▒lacak “fazla ├╝r├╝n’e” yol a├žt─▒. Bu “iyi mi”, “k├Ât├╝ m├╝” oldu; bunu hi├ž bir zaman bilemeyece─čiz! Ama hikayemiz o bir avu├ž “├╝r├╝n fazlas─▒n─▒” ├╝retmekle ba┼člad─▒; bu “bir avu├ž” ├╝r├╝n fazlas─▒ o “koskoca imparatorluklar─▒” kurdurdu!
G├╝n├╝m├╝z “uygarl─▒─č─▒” insanlardan ├žal─▒nm─▒┼č gasp edilmi┼č bu art─▒k ├╝r├╝n├╝n, belli ellerde bir sermaye-zenginlik birikimi arac─▒l─▒─č─▒yla meydana geldi. ├çok ac─▒ ├žekildi! Kulland─▒─č─▒m─▒z en ileri teknolojik cihazlar, milyarlarca insan─▒n ak─▒t─▒lm─▒┼č kan─▒ ve g├Âzya┼č─▒n─▒n ├╝r├╝n├╝d├╝r. Oldu ├žok kez!
Ama art─▒k “varaca─č─▒m─▒z yere” de geldik!

├ľyle m├╝thi┼č, yarat─▒c─▒ bilim ve teknoloji imk├ónlar─▒na eri┼čtik ki, s├Âm├╝r├╝ ve tahakk├╝m gereksiz hale geldi; bilim ve teknolojiyi ÔÇŁinsan─▒n-tabiat─▒n yarar─▒naÔÇŁ kullanabilen ve n├╝fus art─▒┼č─▒ dengelenmi┼č her toplum s─▒n─▒rl─▒ mek├ónlarda bile kendini d├Ând├╝ren bir ekonomi ile “├Âzg├╝r toplum birimleriÔÇŁ yaratabilir; Mars’ta bile koloni kurma projesi ula┼č─▒lm─▒┼č bilimsel d├╝zeye ait bu iddian─▒n tart─▒┼č─▒lmaz kan─▒t─▒ say─▒lmal─▒!

Sorunumuz art─▒k “├╝retici g├╝├žlerin geli┼čmesi” de─čil!
D├╝nyam─▒zda, ├╝retici g├╝├žlerin daha fazla geli┼čmesi bundan b├Âyle gezegeni herkes hem de t├╝m s─▒n─▒flar i├žin ya┼čan─▒lmaz k─▒lacak. Milyar dolar─▒ olan da ka├žacak yer bulamayacak! Marks burada da m─▒ yan─▒ld─▒ yoksa?
├ťretici g├╝├žler insan m─▒? ├çok fazla oldu! Makineler, robotlar, ileri teknoloji mi? Var olan teknoloji bile neredeyse insan─▒ gereksiz k─▒lacak!
*
Bug├╝n sorunumuz ├Âncelikle, bilim ve teknolojiyi k├ór i├žin de─čil, insanl─▒─č─▒n ortak yarar─▒ i├žin kullan─▒labilecek “d├╝nyaya” g├Ât├╝ren yolu veya y├Ântemleri “ke┼čfetmek”; ikincisi de insan t├╝r├╝n├╝n “aptalca” art─▒┼č─▒n─▒n ├Ânlenmesi gibi g├Âr├╝n├╝yor?
┼×imdilik ve acil olan sorunumuz bir avu├ž a├ž g├Âzl├╝ ÔÇťkapitalist maniac’─▒n”, uluslararas─▒ Emperyal ┼čirketlerin k├ór h─▒rs─▒ ile t├╝m gezegeni mahvetmesini ve burada, Do─ču’da, Afrika’da, ─░slam D├╝nyas─▒nda, “K├Âleci toplum” gelenekleri i├žinde ya┼čayanlar─▒n, ayn─▒ zamanda “kar┼č─▒t episteme’yi”, yenido─čan bebekleri ya┼čatan Modernite d├╝nyas─▒ ve imkanlar─▒n─▒ da kullanan toplumlar─▒n “f├╝tursuzca” ├žo─čalmas─▒n─▒ ├Ânlemek g├Âr├╝n├╝yor. ├ľrne─čin M─▒s─▒r’─▒n 100 milyona ula┼čan n├╝fusunun y├╝zde 60’─▒n─▒n 30 ya┼č─▒n alt─▒nda olmas─▒, bu “iki episteme’nin” birlikte ayn─▒ toplumda ya┼č─▒yor olmas─▒na ait korkun├ž bir sonu├žtur. Bu ya┼č da─č─▒l─▒m─▒ “sa├žmal─▒─č─▒”, siyasete ait “sa├žmal─▒klar─▒” da ko┼čullayacakt─▒r.
Merkez├« iktidarlar san─▒ld─▒─č─▒n─▒n aksine, bu “maniac’lar─▒” ├Ânleyebilecek “b├╝y├╝k” g├╝├ž de─čil, do─črudan su├ž ortaklar─▒ olan yap─▒lard─▒r. Yerel-├Âzerk y├Ânetimler ise bu “patolojiyi” ve hayat─▒n ger├žek s├╝re├žlerini do─črudan ya┼čayan birimler olarak “kendini daha sa─čl─▒kl─▒” k─▒lacak etkin refleksleri g├Âsterebilir.

1. Merkez├« ─░ktidarlar, imparatorluklar, geli┼čen ├╝retimin “art─▒k ├╝r├╝n├╝n├╝” gaspetme “gelene─či” ├╝zerinde do─čdu.

G├╝neydo─ču Anadolu’da, Mezopotamya’da, yurdumuzday─▒z!
Yakla┼č─▒k 30.000 y─▒l ├Ânce “terketti─čimiz”, sonra o d├Ânemlerin her g├Â├žebe kabilesi kadar ya─čmac─▒ ve ac─▒mas─▒z sava┼č├ž─▒lar olarak, 1071’de, bin y─▒l ├Ânce geri d├Ând├╝─č├╝m├╝z; yerli ÔÇťuygarÔÇŁ halklara boyun e─čdirerek “fethetti─čimiz”; yurdumuz yapt─▒─č─▒m─▒z; insanl─▒─č─▒n ilk uygarl─▒klar─▒ yaratt─▒─č─▒ topraklarday─▒z…

“Ve i┼čte b├Âylece, bu koca, koca yi─čli (al├╝vyonlu) ovalar ve ─▒rmak boyu d├╝zl├╝k alanlarda, topra─č─▒ sel sular─▒ndan kurutmak, tarlalar─▒ sulamak, yerle┼čme alanlar─▒n─▒ korumak i├žin sosyal ├Ârg├╝tleri birle┼čtirmek… gerekiyordu. … gerekli hammaddeleri sa─člamak i├žin de M─▒s─▒r, S├╝mer ve ─░ndus havzas─▒nda ya┼čayanlar bir t├╝r d├╝zenli ticaret ya da takas y├Ântemi kurmak zorundayd─▒lar. Toprak verimli oldu─čundan gerekli mallar─▒ kolayca ithal edebiliyorlard─▒. … ├çok ge├žmeden de g├Ât├╝r├╝l├╝p, getirilen mallar─▒ koruyacak askerler, giderek ├žetrefille┼čen al─▒┼čveri┼čleri kaydedecek yaz─▒c─▒lar, ├žat─▒┼čma ve ├želi┼čmeleri ├ž├Âz├╝mleyecek resmi g├Ârevliler de gerekecektir. Art─▒k M├ľ 3000 y─▒llar─▒na gelindi─činde arkeologlar─▒n M─▒s─▒r, Mezopotamya ve ─░ndus vadisi i├žin ├žizdikleri resim basit ├žift├žilerden olu┼čan k├╝├ž├╝k toplumlar de─čil, ├že┼čitli meslek ve s─▒n─▒flar─▒ i├žeren devletlerdir.” (2)
Devlet’ler, kent devletleri tar─▒m ve ticaretin belirli bir a┼čamas─▒nda ortaya ├ž─▒kt─▒. Bir “art─▒k ├╝r├╝n”, insanlar─▒n t├╝ketebilece─činden ├žok, gasp edilebilecek, ya─čmalanacak biraz “fazla ├╝r├╝n” ortaya ├ž─▒kt─▒ktan sonra…
*
G├╝n├╝m├╝zden yakla┼č─▒k 5000 y─▒l ├Ânce ortaya ├ž─▒kan “devlet” olarak tan─▒mlanan organizasyonlar, ├Âncelikle b├╝y├╝c├╝ler, rahipler, askeri ┼čefler, toprak sahipleri ve t├╝ccarlar─▒n ├ž─▒karlar─▒n─▒ koruma ve geli┼čtirmenin bir arac─▒ olsa da, ├╝retimin b├Âyle bir toplumsal ├Ârg├╝tlenme i├žinde daha “i┼člevsel” oldu─ču g├Âr├╝ld├╝ ve “2. Devrim” yerle┼čti. “─░kinci bir devrim, kendi kendine yeterli k├╝├ž├╝c├╝k k├Âyleri, yan end├╝stri ve d─▒┼č ticaretle ek ge├žim kayna─č─▒ sa─člayan, d├╝zenli bi├žimde Devlet ├Ârg├╝t├╝ne sahip kalabal─▒k kentler durumuna getirmi┼čti.” (3)
Bu k├╝├ž├╝c├╝k kent devletleri kom┼ču halklar─▒yla sava┼čarak, boyun e─čdirerek farkl─▒ dil, din, renkte insanlar─▒n ya┼čad─▒─č─▒ milyonlarca kilometrekarelik alanlara yay─▒ld─▒lar Ya─čmac─▒, fetih├ži, halklar─▒ k├Âlele┼čtiren, t├╝m bir kenti k─▒l─▒├žtan ge├žiren “eski” ─░mparatorluklar ├ža─č─▒ binlerce y─▒l s├╝rd├╝. “├ço─čunlukla 2. Devrim zorla yayg─▒nla┼čt─▒r─▒lm─▒┼č, emperyalizm g├╝c├╝yle benimsettirilmi┼čtir.” (4)
Daha o zamanlar farkl─▒ toplumsal geli┼čme modeli yaratacak iki ayr─▒ “uygarl─▒k modeli” ortaya ├ž─▒km─▒┼čt─▒. “S├╝mer’de ekonomik birim kent’tir; ├ževresinde tarlalar, k├Âyler vard─▒r ve kendi ba┼č─▒na i┼člevini s├╝rd├╝rebilir. M─▒s─▒r’da tam tersine, bu birim firavunun ├Âz mal─▒ olan krall─▒kt─▒r…” (5) Anadolu topraklar─▒, Do─ču ─░mparatorluklar─▒, Latin Amerika “Firavun Modelini” se├žti. 1200-1600 y─▒llar─▒ aras─▒ndaki Avrupa halklar─▒ ise “S├╝mer kent devleti modelini.” ─░kinci uygarl─▒k ┼čekli, Modernizasyon s├╝recini ya┼čad─▒.

“Tarihteki en ba┼čar─▒l─▒ hara├ž sistemlerinden birini uygulayan Romal─▒lar, imparatorlu─ču olu┼čturan, himaye alt─▒ndaki yabanc─▒ topraklardan toplad─▒klar─▒ hara├žlarla y├╝z binlerce ki┼činin i┼či g├╝c├╝ b─▒rak─▒p devletten beslenmesini m├╝mk├╝n k─▒lm─▒┼člard─▒.” (6) G├╝n├╝m├╝z T├╝rkiye’sinde oldu─ču gibi! Merkezi iktidar─▒ ayakta tutan “ayaktak─▒m─▒n─▒ besleme” ilkesidir. S├Âylenmi┼čti, “Roma ayaktak─▒m─▒d─▒r!” Unutulmamal─▒; ayaktak─▒m─▒, emek├ži, yoksul olanlar de─čil, ├╝retim s├╝re├žlerinden kopmu┼č, salt sadaka, bah┼či┼člere ├╝midini ba─člayan, ├╝retim, ├žal─▒┼čmaya ait ahlaki d├╝nyadan da kopmu┼č olanlard─▒r. T├╝rkiye “ayak tak─▒m─▒n─▒n” iktidar─▒ belirledi─či zamanlar─▒ ya┼čamaktad─▒r! Bu y├╝zden s├Âylemlerdeki “Kas─▒mpa┼čal─▒l─▒k” bi├žemi bir tesad├╝f de─čil, ya┼čan─▒lan bu siyasal ger├žekli─čin somut kan─▒t─▒d─▒r. Bu nedenle ki se├žim d├Ânemleri tembel, sorumsuz, sadakac─▒, bele┼č├ži ruhun kutsand─▒─č─▒ zamanlard─▒r; i┼č├žilerin, emek├žilerin, kalifiye kadrolar─▒n, ├žal─▒┼čkan ├Âzgeci insanlar─▒n oy toplam─▒ her zaman pek azd─▒r ├ž├╝nk├╝!
─░lk Demokratik y├Ânetim (k├Âleleri saymazsak) antik Yunan Kent Devletlerinde ba┼člam─▒┼čt─▒. Daha sonra ─░mparatorluklar d├Ânemi i├žinde b├Âylesi k├╝├ž├╝k devlet├žiklerin ya┼čama ┼čans─▒ olmad─▒. ─░nsanl─▒k tarihinin g├╝n├╝m├╝z uygarl─▒─č─▒n─▒ yapan ekonomik-k├╝lt├╝rel geli┼čmelerinin fideleri, binlerce y─▒l do─čan, b├╝y├╝yen, ├ž├Âken imparatorluk yap─▒lar─▒ i├žinde de─čil k├╝├ž├╝k kent devletlerinin topra─č─▒nda boy verdi.
***
Uygarl─▒k, kent’tir. Kent i├žinde ya┼čan─▒lan hayata ait ili┼čkiler, ├╝retilen maddi ve manevi ├╝r├╝nler o uygarl─▒─č─▒n ├Âl├ž├╝s├╝n├╝ verir.
Binlerce y─▒l ├Ânce Demokrasi kentlerde ba┼člad─▒. ┼×imdi kat─▒l─▒mc─▒ ve daha dolays─▒z bir demokrasinin yeniden oldurulabilmesi i├žin her bir kent’in kendine ait “rengi” ta┼č─▒yacak bir hayat─▒ kurabilece─či, bilgisel-bilimsel-teknolojik imkanlara ula┼čabildik; “k├Âlelerimiz” de var; Makineler-robotlar!

2) ÔÇťBizimkisi bir ─░ktidar Hik├óyesi!ÔÇŁ;ÔÇťhep karanl─▒k/hep karanl─▒k” i├žinde ya┼čan─▒lan. Sonuncusu, bir “Feodal delikanl─▒n─▒n, Burjuva hayalleri!” Sonunda nik├óh─▒ k─▒yd─▒ amaÔÇŽ ─░mam nik├óh─▒yd─▒; kay─▒tlara ge├žmeyecek!

T├╝rkiye 1960’lardan ba┼člayarak k├╝lt├╝rel ve sonra, etnik olarak “b├Âl├╝nmeye” s├╝r├╝klendi.

1920’lerde y├╝zde 80’i k├Âyl├╝ olan toplum, 1960’lardan sonra kentlere akmaya ba┼člad─▒. G├Â├ž├╝n h─▒z─▒ y├╝ksekti; kentlerin k├╝lt├╝rel “sindirimi” ise yava┼č. Kentler, ├Ârne─čin, ─░stanbul ve Ankara bu “b├╝y├╝k lokmay─▒”, a─čz─▒nda d├Ând├╝remedi, “├ži─čneyemediÔÇŁ. ├çok “b├╝y├╝kt├╝”!
K─▒rsal k├╝lt├╝re teslim oldu!
Do─čuÔÇÖda binlerce y─▒ld─▒r unutulmu┼č, ÔÇťkimsenin olmad─▒─č─▒ oralardaÔÇŁ K├╝rtÔÇÖlerin ya┼čad─▒─č─▒ ├Â─črenildi! “Pandora’n─▒n Sand─▒─č─▒” a├ž─▒lm─▒┼čt─▒; T├╝rklere ve K├╝rtlere ait t├╝m k├Ât├╝l├╝kler ortal─▒─ča sa├ž─▒ld─▒! S├╝nni mezhep├ži iktidar da o sand─▒ktan ├ž─▒kt─▒.
*
├ť├že b├Âl├╝nd├╝k; ├╝├ž “inat├ž─▒”, ├╝├ž ayr─▒ “d├╝nya g├Âr├╝┼č├╝”, ├╝├ž ayr─▒ “episteme” i├žinde ya┼čamak isteyen ├╝├ž topluluk; geleneksel dinsel ├žo─čunluk; sek├╝ler, modern kentliler ve ulusal haklar─▒n─▒ isteyen K├╝rtler olarak! Bu “├╝├ž paradigma” aras─▒nda da bo┼čluklar─▒ dolduran y─▒─č─▒nlar, biraz M├╝sl├╝man, biraz sek├╝ler; az─▒c─▒k T├╝rk’├ž├╝, ├žok Atat├╝rk’├ž├╝; ├žok M├╝sl├╝man, ├žok nobran; ├çok T├╝rk’├ž├╝ az─▒c─▒k M├╝sl├╝man; ├žok sol’cu, biraz T├╝rk’├ž├╝; sol’cu ve K├╝rt’├ž├╝; K├╝rt’├ž├╝ ve M├╝sl├╝man; Laik ama T├╝rk’├ž├╝ de… S├╝nni ve biraz T├╝rk├ž├╝! ├çok mu kar─▒┼č─▒k; demi┼čtik ya “Pandora’n─▒n Sand─▒─č─▒” a├ž─▒ld─▒!
*
Son 80 y─▒l, e─čer ki, refah sa─člayan ekonomi-politika ile buraya gelseydik… Bu farkl─▒l─▒klar “zenginlik” olarak g├Âr├╝l├╝r, kar┼č─▒l─▒kl─▒ enerji veren siyaset ve kar┼č─▒l─▒kl─▒ “dalga ge├žme” malzemesi olabilirdi. Olmad─▒. Tarihten ders almamak tam da bu de─čil mi? Bu i┼či zaman─▒nda beceremeyen, Ulus├žu, Kemalist, Laik├ži siyasal “episteme’ciler”, bug├╝n yeniden 1920’lere d├Ân├╝p, bu i┼či yeniden denemek ├╝zere “izin” istiyorlar. Y├╝z y─▒l sonra yeni bir “f─▒rsat” ar─▒yorlar! Tarihin kucaklar─▒na b─▒rakt─▒─č─▒ en uygun ko┼čullar─▒ de─čerlendirememi┼č olanlar─▒n yeni bir ┼čanslar─▒ olur mu? Hayat sand─▒klar─▒ kadar c├Âmert ve aptal de─čil!
*
Tarihin yonttu─ču devasa toplumsal sistemlerle m├╝cadele edenler her zaman “nank├Âr” ve k├╝├ž├╝k insanlar─▒n a┼ča─č─▒lamas─▒ndan kurtulamam─▒┼čt─▒r. 1920’lerin Modernite Devrimini yapanlar, 6 y─▒l sonra b├╝y├╝k kapitalist bunal─▒m─▒n i├žinde buldular kendilerini. 4 y─▒l sonra da Hitler Almanya’da iktidara geldi. Yanlar─▒nda da Stalin’in SSCB’si! D├╝nya sava┼ča gidiyordu ve 1923’den 16 y─▒l sonra 2. b├╝y├╝k, ├žok b├╝y├╝k sava┼č koptu. Sava┼č bitti ve T├╝rkiye’de taklit├ži, “naif” Modernite Paradigmas─▒’n─▒n beynine, “geleneksel ─░slamc─▒, muhafazakar” paradigma nakledildi. 1950’lerin DP’si. Haks─▒zl─▒k etmemeli; her hangi bir “nakil” zorunluydu; ├Ânceki “beyin” 1930’larda bile kendini “baht─▒n─▒n r├╝zgar─▒na” terk etmi┼čti.
*
Bu topraklarda her zaman Merkez├« ─░ktidar─▒ eline ge├žiren paray─▒, serveti kendi kabilesine, partizanlar─▒na, egemen s─▒n─▒fa aktaracak bir ekonomik siyaset ├╝retmeyi ├Ânceledi; son iktidar S├╝nn├« mezhep├žili─či de bu “gelene─či” bir kez daha kan─▒tlad─▒. ─░deoloji ‘leri, farkl─▒ g├Âr├╝nse de hep ayn─▒ amaca hizmet etti; “servet transferinin” ger├žekle┼čti─či sahneyi izleyici-se├žmenlerden gizleyen o “k─▒rm─▒z─▒-beyaz” perde i┼člevini g├Ârd├╝.
2000’lerde yeniden anla┼č─▒ld─▒ ki, bu ├╝lkede Merkez├« ─░ktidar hala ├žo─čulcu, demokratik, alt k├╝lt├╝rlere izin verecek olgunlu─ča ula┼čamam─▒┼čt─▒. Kusur “┼čah─▒slarda” de─čil, bu co─črafyan─▒n tarihsel deneyim sefaletine aitti! Bu topraklarda, Avrupa’da oldu─ču gibi, 400 y─▒l, 1200-1600 y─▒llar─▒ aras─▒nda ya┼čan─▒lm─▒┼č bir “Standestaat” k├╝lt├╝r├╝, ├Âzerk kent y├Ânetimleri ya┼čanmam─▒┼čt─▒. Ekonomi politi─čin do─čas─▒ gere─či bu ├Âzerk kent devletlerinin ├╝zerinde kurulan Merkez├« “demokratik” H├╝k├╝mranl─▒klar, burada hi├ž olmam─▒┼čt─▒; T├╝rkiye 600 y─▒l s├╝ren, Din’in de yedeklendi─či “hikmetinden sual olunmaz” Sultanlar tahakk├╝m├╝nden, bir sek├╝ler Tahakk├╝m Cumhuriyetine ge├živermi┼čti. 2003’de de bir ba┼čka T. C. ├žuval─▒na “t─▒k─▒lmak” bir rastlant─▒ de─čil, tarihsel bir ka├ž─▒n─▒lmazl─▒kt─▒! Bu topraklarda ├Âzg├╝vensizlik, a┼ča─č─▒l─▒k kompleksi ve tahakk├╝m├╝n ┼čefi olmak aras─▒ndaki s─▒n─▒rlar belirsizdir! En solda bile kendine ├Ânder, lider arayan ├žok insan var!
Gelenektir; sa─č-sol fark etmez! “Mehdi’yi” beklemek; “peygamberi” aramak; “y├╝ce-┼čanl─▒” ├Ânder arzulamak; “semalardan inerek” adalet da─č─▒tacak bir Merkez├« ─░ktidar i├žin dualar etmek… o toplumun ├Âzg├╝veninin hal├ó geli┼čmemi┼č oldu─čuna, hal├ó birlikte bir ┼čey yapamayaca─č─▒na ait acz itiraf─▒d─▒r; kendine ve “yurtta┼člar─▒na” g├╝venemeyen biat k├╝lt├╝r├╝n├╝n s├╝rd├╝─č├╝n├╝ g├Âsterir. Ku┼čkusuz, nedeni, her zaman oldu─ču gibi tarihsel’dir. Hepimizin ezberi bu.

Bu kadim topraklar, 8-10 bin y─▒ld─▒r ne kentsel, ne Merkez├« bir “demokrasi” g├Ârmedi. Yakla┼č─▒k son 700 y─▒l kesintisiz bir Merkez├« iktidar h├╝km├╝nde ge├žti, gitti. Suretleri de─či┼čen ama y├Ântemi de─či┼čmeyen tahakk├╝mc├╝ zorbalar─▒n egemenli─či alt─▒nda y├╝zlerce y─▒l ya┼čand─▒. Hep k├Âle, hep tebaa, hep serf, hep reaya, hep z─▒mn├«, hep kul olarak! Bir elin parmaklar─▒ndan daha az say─▒da “iyi niyetli” ama ge├žmi┼čin ve ko┼čullar─▒n tutsa─č─▒ “├Ânder” adamlar da “temel d├╝zeni” de─či┼čtiremedi. De─či┼čtiremezdi; “yurtta┼člar─▒n”, ki┼čisel sorumluluklar─▒n─▒ ihmal ederek t├╝m s├╝reci “Mehd├«, ├ľnder’e” terk etme kolayc─▒l─▒─č─▒ kar┼č─▒s─▒nda ne “Mehd├«” ne “peygamber” hatta ne de “Tanr─▒” ne yapabilir ki? Tocoqueville’yi an─▒msayal─▒m. ” Kanaatimce merkeziyet├ži y├Ânetim uyguland─▒─č─▒ toplumlarda ki┼čileri y─▒ld─▒r─▒r, ┼čevklerini k─▒rar.” Yumurta-Tavuk ili┼čkisi gibi; Merkez├« ─░ktidar m─▒ yurtta┼člar─▒n ├Âzg├╝venini yok eder; ├Âzg├╝vensiz topluluklar m─▒ Merkez├« ─░ktidar─▒ ister?

Bu yaz─▒n─▒n da amac─▒ bu; ├ľzg├╝venli Yurtta┼člar olal─▒m ve Merkez├« ─░ktidar yerine yerel, demokratik, ├Âzg├╝rl├╝k├ž├╝, her biri kendi i├žinde kom├╝nal toplumlara da izin veren kent demokrasileri kural─▒m.
*
Merkez├« ─░ktidar─▒ eline ge├žirenler genellikle stat├╝kocu, kimi zaman da “gerici” oldu! Gerici, “k├Ât├╝l├╝─č├╝nden” de─čil, “ileriye” gidilecek yollar─▒ bilmedi─či i├žin “gericiydi!” “Gerici”, kendi ruhunda elbette “gerici” de─čildi; kendine anlat─▒lm─▒┼č masal ger├žekli─či “hakikat” sanarak, insanl─▒─č─▒n mutlulu─čunu “ge├žmi┼č zamanlara” d├Ân├╝ld├╝─č├╝nde bulaca─č─▒ inanc─▒yla, ├Ânceki y├╝zy─▒llar─▒n hayat─▒n─▒ yeniden yapabilece─či yan─▒lsamas─▒n─▒ ta┼č─▒yan elbette ├žo─ču “iyi” insanlard─▒. Tabiat─▒n, hayat─▒n temel ├Â─čretisini ├Â─črenememi┼čti; yaz─▒k ki ├Â─črenmek de istemiyordu; inkar ediyordu; iman akl─▒ onu mahvetmi┼čti.
“Ayn─▒ ─▒rmakta ikinci kez y─▒kan─▒lamazd─▒!” Amac─▒ “─▒rmaklar─▒ tersine ak─▒tmakt─▒!” “Allah’─▒n izniyle” o “─▒rmaklar” tersine de akard─▒… Oysa “Allah” bizi Tabiata “emanet etti” ve gitti; art─▒k Tabiat’t─▒ insanlar─▒n ve t├╝m canl─▒lar─▒n Tanr─▒s─▒! Ve “─▒rmaklar” hi├ž bir zaman “tersine akmayacakt─▒!” Bu “hakikat” de ku┼čkusuz ├Â─črenilecek; geride y├╝zlerce milyon M├╝sl├╝man─▒n cesedi, milyarlarca kah─▒rl─▒ hayat─▒ kald─▒ktan sonra elbette!
—————————————————————————————————————–
1. Theodore Zeldin, ─░nsanl─▒─č─▒n Mahrem Tarihi. 1. Bas─▒m 1998. Ayr─▒nt─▒ Y. sf 141
2. Gordon Childe. Kendini Yaratan ─░nsan. 4. Bas─▒m 1992. Varl─▒k Y. sf104
3. G.Childe sf. 79
4. agy. sf. 126
5. agy. sf. 121
6. T. Zeldin. sf 141

  • Soru sor

  • YAZI DETAYLARI