Yoldaşımız Kerem Kamil Koç’u kaybettik

IMG_3219Kanser hastalığı nedeniyle yaklaşık 2 yıldır tedavi gören arkadaşımız Kerem Kamil Koç’u bu sabah ( 3 Nisan ) saatlerinde Cerrahpaşa Hastanesi’nde yitirdik.

 

 

  1. Kerem Kamil Koç

    Coşku, heyecan ve enerji dolu genç bir anarşist. İki yılı aşkın süredir kanser tedavisi görüyordu. Bu sabah yaşamını yitirdi.

    Bana, kendinden şarjlı gibi görünen bitmez bir enerjisi vardı Kerem’in. Bu yönüyle coşku ve neşe kaynağımızdı. Kısacık yaşamında kendi üslubunca bir varoluş sergiledi. Düşünce ve pratikten kaynaklı çekişmelerin, didişmelerin insanı değil, farklı eğilimlerin toplamıydı o. Anarşinin bütün renklerini, tarzlarını, üsluplarını, kasketinde, montunda, gömleğinde muhakkak bir simgeyle sembolize etmiş ve bu yüzden de düşünsel bir huzur içindeydi. Kerem’in önyargısı anarşiydi. Onun için bir işin, bir eylemin anarşi adına yapılıyor olması yeterliydi. Çoğu zaman benim ve başkalarının ince eleyip sık dokuduğumuz gibi; neyin, ne zaman, ne amaçla, kim tarafından yapıldığı gibi sorgulayıcı eleştirel yaklaşımlara kafa yormaz, aldırmazdı. O, yoğurdu kendi bildiğince yerdi! Önemli olan anarşi adına bir şeylerin yapılıyor olması ve onun da buna katkısıydı. Belki de bu yüzden, aksiyona ayarlı bir ruh haliyle gezerdi kentin sokaklarını. Onu her gördüğümde devrimin başladığını ve yine geç kaldığımı hissederdim.

    Hani, “her insan biriciktir” der ya üstadımız Max Stirner; aramızda, fevrilik sınırlarına yaklaşan bu biricikliğe, bu özgünlüğe bariz haliyle en yatkın, en yakın olanlardan biriydi Kerem Kamil Koç.
    Onunla ilk kez hangi etkinlikte, hangi toplantıda karşılaştığımızı, ne zaman tanıştığımızı hatırlamıyorum. Sanki hep aramızdaydı. Çeyrek asırdır, şu memleketteki etkinliklerimizde, sesimizde, sözümüzde, eylemimizde hep vardı ve hep bir aradaymışız gibi gelir bana. Kendimi bildim bileli Kerem hep vardı duygusu içindeyim.

    Onun; delik deşik kulaklarına geçirdiği küpelerini, piercing’lerini, giysisine, çantasına, orasına burasına yapıştırdığı özgün sticker’larını, her an harekete hazır, heyecan yüklü isyan arzusunu hiç unutmayacağım.

    Senin, mütemadiyen eyleme, harekete ayarlı ruh halini hep özleyeceğim Keremciğim.
    Güle güle sevgili dostum yoldaşım. Huzur içinde uyu.

    3 Nisan 2015
    Gazi Bertal

  2. Defne Deniz

    Kerem’le İstanbul’un eylem koktuğu günlerden birinde tanışmıştık. Eylül ayıydı. Birlikte çok güzel kitaplar okuduk, çok güzel sohbetler ettik, çok güzel filmler izledik. Şu nefesimizi ne zaman alacağını bilmediğimiz dünyada geçirdiği her dakikasında mücadele her dakikasında istikrar vardı. Dünya kıskandı onun bu azmini,yediremedi belki de kendine… Sokaklarda koşmalıydık daha. Kara da olsa tek bayrak altında toplanmalarına kızmalıydık insanların…

    Günün geceyle karışacağı yarınlarda sensizliğe alışmak çok güç olacak. Tanımış olduğumuz için çok şanslıyım… Seni çok özleyeceğim…

    3 Nisan 2015
    Defne Deniz

  3. Kerem senin için ne yazdıysam sildim yeniden yazdım, sildim. Soğuk kış günü göcmeyi unutan yavru kırlangıcı kurtarmaya çalıştık iki gün boyunca. Basaramadık… ve sonra aramızda bir bağ oluştu ben hastayken sen beni iyleştirdin ama ben bunu başaramadım! En son 4 Mart’ta konuştuğumuzda etrafımda keçilerin koşuşturmasını istiyorum demiştin. Senin icin ektigim ciceklere sana baktığım gibi baktım ve bakmaya devam edecem… hastane çıkışı fotograflarını cekemedim belki ama senin en cok sevdigin fotograflar en sevdigin köşede duracak. ”Devrimciyiz biz kücük burjuva inceliklerine gerek yok, birbirimizi severiz ama bunu söylemeye gerek duymayız” derdin ve ben en devrimci duygularımla söylüyorum seni seviyorum! Gittiğin yerlerde etrafında bolca keçi ve çiçek olsun ruhdaşım.

  4. Seni tanımak, şiirlerini ve çevirilerini okumak güzeldi… Eyvallah dostum… Huzur içinde yat Kerem Kamil Koç…

  5. ozan

    Şu anda öğrendiğim kaybın şoku ile ne yazacağımı bilemiyorum. Şaka gibi bir insan, şakası olmayan hayata yenik mi düştü yani? Aslında öyle olsa dahi, Kerem her anında yaşamının hakkını verdi. Sürdürmek zorunda bırakıldığımız yaşantılara, sebep olanlara sonuna kadar direndi. Şahsına münhasır güzel bir adamdı, güzel insandı. Başta ailesi ve tüm sevenlerine baş sağlığı ve sabır dilerim..

  6. Yeliz

    Kerem, canim kardesim,

    Tanimadigin Insanlarin bile dar gununde yanina kosan nadirlikte bir insandin!
    Fakat seni hastanede ziyaret etmemize keske musade etseydin!
    Simdi cenazene dahi gelemiyorum ama hayatim boyunca seni hep
    gercekten sevgi dolu, insancil, merhametli ve mucadeleci yonunle hatirlayacagim.

    Seni cok seviyorum.
    Nur icinde yat.
    yeliz

  7. Vefasız dostun

    Bu dünyadan gitmesi gereken o kadar insan varken, sen neden gittin be dostum?
    Burada yazılanların hepsini aglayarak ve hak vererek okudum… hepsi dogru çünkü…
    Biliyorum ki hayatına girdiğin bütün insanlara birşeyler kattın, kendinden bir parça verdin, en zor günlerinde yanlarında oldun. Hem de karşılık beklemeden… Seni hastayken görmemize bile müsaade etmedin be Kerem… İyiyim dedin en son konuştuğumuzda… Gırtlağımda bir düğüm,
    kelimeler kifâyetsiz… Yazmak bile anlamsız…

  8. mntly

    2013de izmir’deki namekanda tanışmıştık, fuar zamanı gelmişlerdi. eskişehirde ki 6.45 kolektifinden bahsetmişti, çok hoş sohbeti vardı, iyi bir insandı. üstüne birde kitap fuarında görmüştüm tanıştığımız geceden bahsetmiştik epey gülüşmüşdük. namekan kapandıktan sonra bi daha hiç karşılaşamadık. bu sabah gördüm bir kaç kişi paylaşmış. görünce içim burkuldu. ışıklar içinde uyusun. elveda dostum.

  9. Ayça

    Bursa Kitap Fuarı’nda denk gelmiştik, telefonumda Magritte’in bi resmini görüp ertesi gün Ernst’den Merhamet Haftası’nı göstermişti bana bir de yarın gel Uluma’nın özel baskısından gelecek, sana ayıracağım demişti. Gittim tabi aldım. Farkında olmadan insanlara ne çok hatıra bırakıyormuşuz Kerem, Facebook profilin haricinde tanımasam da seni içim burkuldu, ne vakit Ernst’ün lafı geçse hep seni anıyorum.

  10. Yağmur

    95-96 kötü zamanlardı.. baya destek olmuştuk birbirimize bir on yıl kadar. Ulan ilk defa söyleyecek bir şey bulamıyorum.. o kadar çok şey yaşadık ki, hepsi hızlı sarılmış film gibi dönüyor gözümün önünde..ulan karga..midem bulanıyor konuşamıyorum. olm şehrin kötü çocuklarıydık lan biz.. çok yoğun küfür etme ihtiyacı hissediyorum..

  11. çiçek

    Simdi ben herkesten hickira hickira aglamak icin kaciyorum
    Burada okuduğum her satir icimde bir düğum bir bicak kesigi
    Seni affedebilirmiyim peki ya tanriyi hic bilmiyorum. ..
    Ne soylemem gerektiğini bile bilmiorm nasil kalkisir nasil
    yeltenirsin boyle bir ise
    Seni biraktgim.gibi bulurum sanmistim kafami duvarlara vursam neye
    yarar su dakikadan sonra ezan okunuyor kulagimda tanrinin rahmeti ve
    merhametsziligi suan dev minarelerden kulagima fisildaniyor var
    sesiyle
    Senin acindan baska bisi hisetmiorm uyusmus her yanim seni biraktgim
    gbi bulurum sanmistim
    Senin allahin yok be adam bunu nasil yaparsin okadar okadar planlar
    simdi toplasan
    bes kuruş etmioooo
    Elveda canimin canani elveda gozumden akip gden gozyaslarim gbi elveda

  • Soru sor

  • YAZI DETAYLARI