Solda Çanakkale Tartışması

 

 

Sözünü ettiğim tartışmanın üzerinden kırk yıla yakın zaman geçmiş bulunuyor, ancak bugünkü Çanakkale kutlamaları bana bu tartışmayı yeniden hatırlattı.

Aydınlık hareketi 1975 yılından itibaren, Çin’in o zamanki “üç dünya teorisi”ne uygun olarak, baş çelişkiyi iki süper devletle Türkiye arasındaki milli çelişki olarak saptamış ve dolayısıyla bu saptamaya uygun argümanlar geliştirmeye başlamıştı. Bu argümanlardan biri de Çanakkale savaşının bir “yurt savunması” olduğu ve dolayısıyla buradaki direnişin anti-emperyalist bir direniş olarak olumlu değerlendirilmesi gerektiğiydi.

O zaman, soldaki bloklaşmalar içinde Aydınlık hareketinin yanı sıra Halkın Kurtuluşu, Halkın Yolu ve Halkın Birliği grupları da Maocu bir yönelim içine girmişti. Halkın Kurtuluşu, THKO’nun 1970’lerdeki devamıydı; Halkın Yolu, THKP-C hareketinin Maoculuğa yönelen kesimiydi; Halkın Birliği ise, TKP-ML’nin içinden bir gruptu, bu grup da o sırada Maocuydu ama içinden geldiği hareketin tersine Türkiye’nin kapitalist bir ülke olduğunu ileri sürüyordu.

Aydınlık hareketinin milli çelişkinin baş çelişki olduğu tezine bu diğer üç grup şiddetle karşı çıktılar. Üç Maocu gruptan Aydınlık hareketine en yakın konumda olan Halkın yolu’ydu, dolayısıyla Aydınlık hareketiyle Halkın Yolu arasındaki tartışmalar daha yoğundu. Halkın Yolu hareketi, Aydınlık’ın Çanakkale savaşının bir yurt savunması olduğu ve Çanakkale’deki direnişin olumlu olarak değerlendirilmesi gerektiği tezine şiddetle muhalefet etti ve Çanakkale savaşının emperyalist paylaşım savaşının bir parçası olduğunu, emperyalist savaşın herhangi bir parçasında bir tarafı desteklemenin ya da onun yanında yer almanın emperyalist savaşa katılmak ve Lenin’in ifadesiyle sosyal şovenizm anlamına geldiğini ileri sürdü.

Hatta Malatya taraflarında bir yerlerde o zaman Aydınlık hareketinin örgütlenme çalışmalarında görevli olan Oral Çalışlar’la Ali Kalan, bir evde Halkın Yolcularıyla bu konuda bir tartışma toplantısına da katılmışlardı. O zamanlar en azından Maocu gruplar arasında henüz dostça ilişkiler vardı ve örneğin böyle bir tartışma toplantısı düzenleyebiliyorlardı. Üstelik tartışma toplantısı teybe alınmıştı. Bu teyp bandını sonradan ben de dinlemiştim. Oradan izlediğim kadarıyla Halkın Yolu’ndan gençler, Oral Çalışlar’la Ali Kalan’ı fena halde sıkıştırmışlardı. Aydınlıkçılar günlük siyasi taktiklerde ne kadar becerikli olurlarsa olsunlar Halkın Yolcuların teorik üstünlüğüyle başa çıkamamışlardı. Halkın Yolcuları, biraz dogmatikçi de olsa, Marksist-Leninist teoriyi daha iyi biliyorlar, bu konuda daha güçlü argümanlar getirebiliyorlardı. Tartışmayı Oral’la birlikte dinlemiştik. Oral da kabul etmişti Halkın Yolcularının teorik argümanları karşısında zayıf kaldıklarını.

Aradan bunca yıl geçtikten sonra yeniden düşündüğümde, Halkın Yolcularının haklı olduğunu bir kere daha görüyorum. Gerçekten de Çanakkale savaşı emperyalist savaşın bir parçasıydı. Orada savaşan iki taraf, emperyalist İngiltere ve emperyalist Almanya’ydı. Orada toprağa düşen Türkiyeli ve Avustralyalı emekçilerin bir emperyalist savaşın kurbanları olduğu açıktır.

Bugün 1915 Ermeni katliamını örtbas etmek için iyice abartılan Çanakkale kutlamalarına bir de bu açıdan bakmak gerekir.

 

Gün Zileli

21 Mart 2015

www.gunzileli.com

gunzileli@hotmail.com

 

  • Soru sor

  • YAZI DETAYLARI