Çözüm: Özgürlük ve Özsavunma

 

Hepimizi yaralayan, toplumu derinden sarsan Özgecan cinayetinin ardından çeşitli kampanyalar açılmaya, hükümet sözcüleri (ilk andaki sessizliklerini bozarak) açıklamalar yapmaya başladı. Bu kampanyalardan bazıları son derece irkiltici. Change.org’da açılan ve “idam cezasının geri getirilmesini” isteyen “pislikleri temizleme” kampanyasına üstelik benim de imzam karışmış. Bir arkadaşın uyarısıyla kendi facebook sayfamda bu kampanyaya “katıldığımı” öğrendiğimde şok oldum. Hemen bir açıklamayla düzeltmeye çalıştım ve bu korkunç kampanyayı facebook sayfamdan kaldırdım.

“İdam” çığlıkları devam ederken, eski Aile Bakanı Fatma Şahin de, “hadımlaştırma”nın yasalaştırılması önerisini tekrarlamış.

Bir yanda kadın cinayetlerine ve tecavüzlere karşı ayağa kalkan kadınlar ve tüm toplum, bir yandan da bu olaydan muhafazakâr projeleri ve baskıcı bir rejim yaratmak için nemalanmaya çalışan muhafazakârlar ve hükümet erbabı.

Şunu net bir şekilde belirtmek gerekir: Yaşanan kadın cinayetlerinin ve tecavüzlerin tek müsebbibi, özgürlükleri boğan, kadınları baskı altına alan muhafazakâr ve baskıcı toplumsal proje ve bizzat AKP rejiminin kendisidir.

Bir yandan kadınları kapanmaya zorlayacaksınız; kapanmayı reddeden kadınları, iyice muhafazakârlaştırdığınız maço erkek kültürüne alttan alta “tahrik unsuru” olarak takdim edeceksiniz; toplumdaki kadın-erkek ayrışmasını ilkokullara kadar indirip karma eğitimi ortadan kaldırmaya çalışacaksınız; “kızlı-erkekli evler”i bir yasaklama ve ayıplama konusu haline getirip kadınla erkeği birbirinden kopararak cinsler arasındaki yabancılaşmayı alabildiğine körükleyeceksiniz; kadınları köle haline getiren kapalı aile hayatını yaygınlaştırmaya çalışacak, kadınları çocuk doğurma makinesi gibi takdim edeceksiniz; kadını erkeğe itaate, erkeği kadını baskı altına almaya teşvik eden muhafazakâr kültürü toplumun bütün hücrelerinde pompalayacaksınız; sonuç olarak, toplumsal özgürlüğü boğacak, toplumsal köleliği teşvik edeceksiniz vb. vb., sonra da kalkıp kadın cinayetlerini kınarmış gibi yapacak, bununla da kalmayıp “hadım etme” gibi ortaçağdan kalma (Hitler faşizminde de uygulanmıştı bu) cezaları empoze edecek, hatta durumdan, idam cezasının geri getirilmesi için yararlanmaya kalkacaksınız.

Bu konuda daha önce yazdığım için (http://www.gunzileli.com/2013/02/05/kadin-cinayetlerine-dur-diyebilmek%E2%80%A6/) lafı uzatmak istemiyorum. Kadın cinayetlerini ve tecavüzleri önlemenin yolu;

Birincisi, ataerkil ve muhafazakâr kültürle sonuna kadar ve kararlılıkla mücadele etmektir;

İkincisi, başta kadınların özgürlüğü olmak üzere, toplumsal özgürlüğü sınırsızca geliştirmektir;

Üçüncüsü, kadınların özsavunmasını fiilen yürürlüğe sokmaktır. Bence kadın örgütlerinin bugünkü en önemli ve başta gelen talepleri, kadınlara silah taşıma özgürlüğünün tanınmasıdır. Yanında bir silah olsaydı (böyle durumlarda biber gazı falan son derece yetersizdir), kendini sonuna kadar savunabilen Özgecan, büyük bir ihtimalle saldırganı savuşturabilecekti. Ayrıca şunu da belirteyim ki, “kadınlara silah taşıma hakkı” yasal hale gelmeden de kadınlar bunu defacto gerçekleştirmeli, hepsi birer silah edinmeli ve yanlarında taşımalıdırlar. Şu anın pratik çözümü budur.

Çözüm: Özgürlük ve özsavunma.

 

Gün Zileli

16 Şubat 2015

www.gunzileli.com

gunzileli@hotmail.com

Olmazsa silahlanacağız

 

 

 

  • Soru sor

  • YAZI DETAYLARI