Ağıt

images (3)

 

Deden bir madende kürek sallamak zorunda kalmasaydı

Baban bir madenci olmasaydı

Bir madenci kasabasında doğmasaydın

Köyünde tarım yaparak karnını doyurabilseydin

Çoluk çocuğunu başka bir şekilde doyurma şansın olsaydı

Ayda 1200 lira gibi küçük gelirle yaşamak zorunda kalmasaydın

Diklenirsem işten atılırım, bu kadar bir ücretten bile olurum korkusu olmasaydı

115 kişilik madenci kadrosuna 4000 iş başvurusu olmasaydı

Banka kredilerine mahkûm olmasaydın

Ev kirası ödemek zorunda olmasaydın

Evin sabit giderleri seni sıkıştırmasaydı

Yoksullardan çalınmış eğitim olanaklarından yoksun bırakılmasaydın

Çalışmayı reddettiğinde aç çocuklarının gözleriyle karşılaşmanın acısı olmasaydı

İçine doğduğun yoksul kültürünün kaçınılmaz sonucu olarak erkenden evlenmemiş olsaydın

Karnını doyurmak zorunda olduğun bir karın, çocukların olmasaydı

Başka bir iş bulma şansın olsaydı

Ekebileceğin bir tarlan olsaydı

Babadan bir mirasın olsaydı

Sana destek olacak yakınların olsaydı

Sömürülmeye ve ölüme sürülmeye mahkûm bir sınıfın mensubu olmasaydın

Tek başına çekip gitme olanakların olsaydı

Hayat sana başka olanaklar sunsaydı

Zengin ya da orta sınıftan insanların olanaklarına sahip olsaydın

Tevekkül kültürü daha küçükten beynine işlememiş olsaydı

Kader kültürünün mahkûmu olmasaydın

Sana bağımsızlığını sağlayacak hiç değilse küçük bir sermayen olsaydı

 

O ölüm kuyularına inmeyecektin.

 

 

Efendilerin servet yığma hırsı sana ve senin gibi olanlara bir soluk alma fırsatı verseydi

Taşeronlaşma ve özellikleştirme politikaları sonucunda her türlü işçi hakkından yoksun kılınmasaydın

Sendikacılar, senin sırtından kazanılan paralarla satılmasaydı

Hükümetler, senin sırtından kazanılan paralarla hükmünü yürütüp, direnmeye kalktığında üstüne polisi ve jandarmayı sürmeyecek olsaydı

Patronlar, seni daha kısa zamanda daha çok üretmeye zorlamasaydı

Devlet, hükümet, patron, sendikacı, o ölüm kuyularından çıkacak kara taşa senin hayatından daha çok değer biçmeseydi

Patron, sermayesini azami ölçüde büyütmek uğruna senin can güvenliğini Allaha emanet etmeseydi

Ceplerine, kasalarına, banka hesaplarına, midelerine, yalılarına, villalarına, konforlu hayatlarına, eğlencelerine, Avrupa’da okuttukları çocuklarının tahsil masraflarına, roll royce arabalarına, özel uçaklarına, lüks yaşamlarına, metreslerine, daha fazla sömürü demek olan yeniden üretimlerine, özel muhafızlarına, polislerine, ordularına, jandarmalarına, operasyon timlerine, savcılarına, tomalarına, biber gazlarına, satılmış köşe yazarlarına, yandaş ve yandaş olmayan medyalarına akan servetin çok küçük bir kısmını bile olsa senin güvenlik önlemlerine, yaşam odalarına, küflenmemiş gaz maskelerine, güvenliği an be an kontrol eden mühendislere, gerekli teknolojik aygıtlara, soyunma odalarının temizliğine, asansörlere, her an göreve hazır profesyonel kurtarma ekiplerine vb. ayırsalardı

Gaz maskesini denemeye kalkışmanın cezası işçiden kesilen 400 lira olmasaydı.

İşçi bir makinadan bile değersiz basit bir üretim aracı olarak görülüp güvenlik eğitimleri savsaklanmasaydı

Sırf üretim aksamasın diye vardiya değişimleri yeraltında yapılmasaydı

Teftişler dostlar alışverişte görsün kabilinden yapılmasaydı, önceden ayarlanmış müfettişler madenlere bile inmeden “güvenlidir” raporu vermeselerdi

Patronlar, uyanık ve sorumlu teknisyenlerin uyarılarına kulak assaydı

O ölüm kuyularında karbonmonoksitle zehirlenmeyecek, nefessizlikten kıvranmayacak, hava borularını delip oradan bir yudum hava solumak için çırpınmayacak, yanıbaşında kıvranıp ölen arkadaşın ömrün boyunca rüyalarına girmeyecek, ölen arkadaşlarının çocuklarının önünde çocuğuna sarılmaktan çekinmeyecek, bu acı hayatın küçük tatları bile diline zehir tadı vermeyecekti

Ölmeyecektin, ölmesen bile bundan böyle hayat sana zehir olmayacaktı.

 

Sana o delip solumaya çalıştığın hava borularındaki kısıtlı hava kadar bir hayatı bile çok gördüler.

 

Gün Zileli

19 Mayıs 2014

www.gunzileli.com

gunzileli@hotmail.com

 

 

 

  • Soru sor

  • YAZI DETAYLARI