Sol ve Mart 2014 Yerel Seçimleri

 

Cumhuriyet’in 28 Kasım 2013 tarihli nüshasında “Sol cephe umudu” başlıklı bir haber yayınlandı. Bu haberden çıkardığım sonuçlar şöyle:

 

Birincisi, CHP, resmen bir seçim ittifakı yerine fiili yerel birlikteliklerden yana tavır koyma eğiminde;

İkincisi, buna bağlı olarak, kimi yerlerde ÖDP adayları istifa ederek CHP’ye kayıtlarını yaptırıyorlar. Bunun yerel anlaşmaların sonucu olduğu anlaşılıyor;

Üçüncüsü, CHP ile HDP arasında, özellikle İstanbul’da yerel seçimlerde işbirliği kulisleri yürütülmektedir;

Dördüncüsü, “Atatürk’te birleştik” sloganıyla bir “milli merkez” oluşturulurken, CHP, MHP, DSP, HEPAR ve İP’in birlikte yerel seçimlere girmesi hedeflenmektedir. İP Genel Başkan Yardımcısı, CHP-HDP işbirliği haberlerine tepki göstererek, “bölücülüğü meşrulaştırmayın” demiştir.

 

AKP diktatörlüğüne bir seçim yenilgisi yaşatmak ve diktatörlüğü geriletmek için, sırf yerel seçimlere mahsus olmak üzre, AKP’li adayların karşısındaki en güçlü adaya oy verilmesinin yerinde olacağını daha önceki iki yazımda açıklamıştım. http://www.gunzileli.com/2013/11/03/akpye-bir-secim-yenilgisi-yasatmak ve /http://www.gunzileli.com/2013/11/04/toplumsal-mucadelede-tarihi-momentler/

Bu bağlamda CHP’nin, seçim ittifaklarına kapalı ve kibirli bir tutum almaması (şimdilik öyle görünüyor) iyi bir gelişmedir. Öte yandan, solda yer alıp aslında AKP destekçisi olan DSİP gibi partiler, daha “aday adaylıkları” aşamasının sona ermesini bile beklemeden İstanbul’da Sırrı Süreyya Önder’i desteklediğini açıklayarak AKP’ye İstanbul’da bir seçim başarısı hediye etmek için kolları sıvamıştır. Mesele burada Sırrı Süreyya Önder’in gerçekten de en iyi aday olması değil, Sırrı Süreyya’ya oy verilmesi halinde bundan AKP’nin yararlanacak olmasıdır ki, zaten DSİP de bunun için bu çağrıyı yapmıştır.

Bu süreçte en aklı başında tutumu ÖDP’nin aldığı anlaşılıyor. ÖDP, kendi güçlü olduğu yerlerde adaylarını CHP şemsiyesi altında seçime sokarak, yerel seçimlerde AKP’ye karşı izlenebilecek en doğru yolu izlemektedir.

Öte yandan, ulusalcıların, MHP’nin de dahil olduğu bir ulusalcı cephe girişimlerinin muhteva olarak kötülüğü bir yana, hiçbir geçerliliği olmadığını da belirtelim. Bu ittifak önerisinde kilit parti MHP’dir. MHP’nin böyle bir ittifaka girmeyeceği açıktır (inşallah girmez de!). MHP’nin ittifaka yaklaşmadığı koşullarda böyle bir ulusal cephe (İP’in oy potansiyeli pek bir şey ifade etmediğinden) CHP’ye, radikal, devrimci, özgürlükçü oyları kaybettirmekten başka bir işe yaramaz ve sonuçta bu da AKP’ye yarar. Açıkçası bu, “Atatürk’te birleşmekten” çok, AKP’nin karşısındaki güçleri zayıflatmakta birleşmekten farksız bir taktiktir.

Görünen o ki, yerel seçimlerde en mantıki seçim ittifakı, CHP-ÖDP-HDP seçim işbirliğidir. Bu aynı zamanda muhteva olarak da tatmin edici bir işbirliğidir. ÖDP ve HDP’nin içinde yer aldığı bir işbirliği, kuşku yok ki, ulusalcılıktan uzak, görece daha özgürlükçü bir işbirliği olacaktır ve batı illerindeki Kürt oylarının yanı sıra, devrimci, radikal, özgürlükçü oyları da etrafında toplayacak ve böyle bir blok, yerel seçimlerde AKP’ye ağır bir darbe indirebilecektir. Oy gücü olmamakla birlikte, TKP’nin bu cepheleşmede ulusalcı safta mı, yoksa özgürlükçü safta mı yer alacağı ise ayrı bir merak konusudur.

AKP-Cemaat çatışmasının iyice şiddetlendiği şu ortamda AKP’nin bayır aşağı gitme şansı iyiden iyiye doğmuş bulunuyor. Gezi mücadelesinden aldığımız güçle özgürlükçü seçim ittifakına omuz verelim.

 

Gün Zileli

29 Kasım 2013

www.gunzileli.com

gunzileli@hotmail.com

 

Not: Siteye bir okuyucudan Doğu Perinçek’in aşağıdaki yazısı geldi. Okunması iyi olur. Bu yazı CHP-MHP-İP “milli” ittifakını savunmakta ve yukarıda savunulan CHP-ÖDP-HDP seçim işbirliğini “AKP ve Amerika yanlısı” proje olarak damgalamaktadır. Doğu Perinçek’in yazdıkları, bir anlamda yukarıdaki tespitlerimizi doğrulamaktadır:

 

http://www.aydinlikgazete.com/yazarlar/dogu-perincek/24422-chpnin-sagcilari-ne-yapmak-istiyorlar.html

 

 

  • Soru sor

  • YAZI DETAYLARI