İbrahim Özkurt/Komünal Bir Gelecek ve Gezi İsyanı

Yalansız sitesinden alınmıştır.

Gezi isyanı son derece talihsiz bir zaman diliminde yaşandı. Önümüzde üç seçim var. Benim gibi temsili demokrasiye asla güvenilmediği için sandığa uğramayanların dışındaki insanlar, ister istemez tercih yapmak durumunda kalacaklar.

Korkum şu dur ki, İsyan ruhu yeterince insanları sarıp sarmalamadan ve gerçekçi örgütlenmeler yaratılmadan önlerine konan sandıklar isyancıları da bölecek. Bu nedenle “talihsiz bir zaman diliminde” ifadesini kullandım. Keşke seçimlere üç yıl kala bu isyan gerçekleşmiş olsaydı.

TEMSİLİ DEMOKRASİ VE SEÇİMLER

Temsili demokrasi öylesine tehlikeli bir yöntem ve kurgu ki; Sendikalarda da, derneklerde de, partilerde de ve nihayet ulus devletlerde, insanların önüne hep sandık konulmasını emrediyor. İnsanlar da, içinde yaşadıkları ya da yaşamaları olası sorunlarının çözümünü hep sandıklarda tayin ettikleri temsilcilerine havale ediyorlar. Bu nedenle de her seferinde kazık yiyorlar.

Gezi isyanının en coşkulu zamanlarında, siz deyin sağduyu ben diyeyim sol duyu egemen olmuş, özellikle büyük kentlerin belediye başkanlıklarının AKP’nin elinden alınması gerektiği ifade edilmiş, adayları gezinin belirlemesi gerektiği vurgulanmış, hatta CHP genel başkan yardımcısı Gürsel Tekin, yanılmıyorsam “gezi kime karar verirse biz onu destekleriz” diye bir ifade kullanmıştı. Ne var ki, sanki Gezi İsyanı hiç yaşanmamış, oralarda sözler verilmemiş gibi tüm siyasi partiler kendi adaylarını ilan etmenin telaşını yaşamaktalar.

Görünen o ki, iktidar hırsı yine galip gelecek, partiler bölmeye devam edecekler. Seçimlerden sonra da benim gibi sandığı boykot edenlere “siz oy kullanmadınız, bundan AKP faydalandı” deyiverecekler.

Benim buna yanıtım hazır. AKP değil de CHP adayı kazansa ne olacak? Dünyada yüzlerce kenti sosyal demokratlar yönetti, yönetiyor. Hangi sosyal demokrat kent yönetimi kentin sorunlarının çözümüne ilişkin halkı karar süreçlerine kattı? Hangi belediye insanca yaşam haline getirdi kentleri? CHP adayı seçilince mi bunlar gerçekleşecek? CHP’nin hali hazırda iktidar olduğu kentlerde hangi sorunlar çözüm bulmuş ki bu seçimler sonrası çözüm üretecekler?

CHP, iktidar olduğu mevcut belediyelerde belediyenin kendisinin yapması gereken tüm işleri (hizmetleri) özelleştirmişken, gezi isyancılarına söyleyecek tek sözü olamaz.

Diyeceğim o ki, yerel seçimler için siyasi partiler değil de birkaç kentte dahi olsa isyancılar aday gösterirler ve CHP-BDP ve parlamento dışı sol partiler isyancılara tabi olurlarsa eminim benim gibi sandığa inanmayanlar da gidip oy kullanacaklardır. Tabi, isyancıların söz konusu partilerle de birlikte yerel yönetimlerin demokratikleşmesi konusunda ortak proje üretmesi ve yaşanan pratiği adım adım izlemeleri kaydıyla. Aksi halde kazanan kim olursa olsun, karar süreçlerine halk katılmadığı durumlarda kentin sorunları asla çözülemeyecektir.

Yine diyeceğim şu ki; Geleceğin inşası, belediyelerde ve ulus devletlerde iktidara talip olunarak değil, komünal konseyler ya da halk meclisleri aracılığı ile kendilerini yeniden ve yeniden üreten ilişkiler kurularak başarılabilir. Özgürlükçü, dayanışmacı KOMÜNAL kentler ve hayat tarzı ancak böyle kurulabilir.

Acele etmeliyiz. Elimizin altındaki dünya kayıp gitmek üzere… Her birimiz gelecek kuşakların payını tüketiyoruz. Hiçbir iktidar söz konusu tükenişin ve tüketişin önüne geçemez. Çünkü tarihin kaydettiği tüm devrimler (Sovyet, Çin devrimleri dâhil) isyancıların değil de; İsyancılar adına siyasi kuruluşların iktidarı ele geçirmeleri nedeniyledir ki, bir süre sonra eski tas eski hamam, olan tellaklara (devrimi yapanlara) olmuştur. Çünkü devrim sonrası iktidarı ele geçiren kuruluşlar, temsili demokrasiyi uygulayarak, devrimin en dinamik unsurlarını da temsili demokrasinin bürokratları yaparak; Önderlerde, liderliklerini güçlendirerek kaçınılmaz olarak diktatörleşmişlerdir. Kısacası tarih bize göstermiştir ki, temsili demokrasinin uygulandığı her tür kurumda (sendika, dernek, parti, devlet) liderler ve liderlik, önderlik güçlendikçe diktatörleşme de aynı oranda güçlenmiştir..

Asıl olan doğrudan demokrasinin işleyeceği halk meclislerinin veya komünal konseylerin tüm yaşam ve çalışma alanlarında çoğaltılmasıdır.,

Şu an parklarda devam eden gezi süreci, tüm yaşam ve çalışma alanlarında DOĞRUDAN DEMOKRASİ ile işletilecek kalıcı ve koordineli örgütlenmeleri (sosyal-kültürel-siyasal-ekonomik vb.) üretebilirse; İddia ediyorum, tarihin kaydedeceği isyan sonrası ilk kalıcı başarı olur.

  • Soru sor

  • YAZI DETAYLARI