Bir Kürt Gencinden Ulusalcılara!

biz kürd gençleri olarak gezide tgblilerle konuşuyorduk.

barikatlarda birbirimize yardım ediyorduk.

aynı şiddete maruz kaldığımızda sırtsırta veriyorduk.

hiçbir ayrıştırıcı söylemi öne sürmüyorduk.

birimiz yaralandığında diğerimiz koşuyordu yardımına.

birgün aydınlık gazetesini alıp doğu perinçeğin yazısını okumuştum.

çok ırkçı bir yazıydı.üzülmüştüm.

peki bu yaşadıklarımız neydi diye kendime sormuştum.

hayal mi görmüştüm ben diye şüphe etmiştim kendimden.

ama hayal olmadığını biliyordum.

doğunun bu yaşadıklarımızdan haberi olsaydı böyle yazmazdı diye kendimi teselli etmiştim sonra.

ve birilerinin bu güzel mücadelemizi ona anlatması gerektiğini düşünmüştüm.

doğu, barikatlara gelebilseydi o bile dönüşürdü diye düşünmüştüm naifce.

çünkü biz de gezi öncesi birbirimize düşmandık.

üniversitelerde birbirimizin kafasını kırıyorduk.

peki neydi o?

ve neden böyle iki düşman kampa ayrılmıştık?

kimler bize siz düşmansınız demişti de bizler de sorgusuz sualsiz inanmıştık bu saçmalıklara aslında?

daha 10-15 sene öncesine kadar böyle değildik ama.

birçok devrimci yapı da böyle keskin çizgilerle ayrışmamıştı birbirinden.

ama birileri böyle istemişti ve başarmıştı da.

Mahir kızıldereye denizler için gitmemiş miydi?

İbrahim nurhaktakileri ihbar eden muhtarı cezalandırmamış mıydı?

o insanlar birbirleri için ortak eylemler yapabiliyorlardı.

ama şimdi bizler ne yapıyoruz?

devrim perspektifleri taban tabana zıt olmasına rağmen bunları yapabiliyorlardı.

peki biz neden yapamıyoruz?

Azadi

  • Soru sor

  • YAZI DETAYLARI