T.C.’nin Anlamı…

 

 

Önce şu Sözcü denen gazeteden başlayayım. Yukardaki komşumuz, her sabah, birgün önce okuduğu gazeteleri köpeklerimizin altına serelim diye yukardan torbayla sarkıtır, sağolsun. Başına bir de T.C. eklemiş olan Sözcü adlı gazetenin baskılarına şöyle bir göz atarım, bizim Keje’nin ve evlatlarının altına sermeden önce. Türk Solu denen ırkçı hilkat garibesinin destekçilerinden Yekta Güngör Özden adlı kişinin de yazdığı bu gazetenin başlıkları korkunçtur. Evet evet, gerçek anlamda korkunçtur. Bu gazetenin baş düşmanı Kürtler ve Kürt hareketidir. AKP’ye muhalefetini bu partinin Kürtlere taviz verdiği varsayımı üzerine kurmuştur. Ona göre, AKP, T.C.’yi Kürtlere satmaktadır. Aklını başına toplamalıdır. Aklını başına toplamalıdır da T.C. devletini satmamalıdır. Lice’de Kürtler “karakolumuza” saldırmışlardır. Her yerde özerklik ilan etmekte, kendi güvenlik güçlerini kurmaktadırlar. AKP iktidarı bunların üzerine topla tüfekle gitmediği için T.C. devletinin canına okumaktadır. Sonuç olarak Sözcü gazetesi, çok “düşman” olduğu AKP iktidarını, Kürtlerin karşısında desteklemeye hazırdır. Bu gazetenin Kürt düşmanlığı MHP’nin Türkçülük boyutlarını bile aşmış gözükmektedir.

Tabii ki o kadar da değil. MHP Başkanı Devlet Bahçeli Kürt halkına düşmanlık bayrağını kimseye kaptırmak niyetinde değildir. Suriye sınırında Kürtler özerklik ilan etmeye mi hazırlanmaktadır, o halde AKP iktidarı, sınırımıza dayanmış düşmanın üzerine topla tüfekle yürümeli, T.C. Suriye’nin Kürt bölgelerini işgal etmelidir. Hani MHP, AKP’nin Suriye’ye müdahalesine karşıydı? O başka mevzudur. Mevzu Kürtler olunca her türlü askeri müdahale mübahtır. Bu önerisiyle Bahçeli, Sözcü’den Kürt sorununda hiç de geri kalmadığını ve kalmayacağını ispatlamıştır.

Peki İP ve D.Perinçek Sözcü’den ve MHP’den geri mi kalacaktır Kürt halkına düşmanlıkta. Asla! Başbakan Gezi direnişçilerine nasıl “çapulcular” diye saldırdıysa aynı şekilde onlara “başıbozuklar” diye saldırmaktan geri kalmayan D.Perinçek, Kürt halkına düşmanlık yarışında da ipi en önde göğüslemiş ve aynı Başbakan Tayyip Erdoğan gibi, Lice’deki uyuşturucu baronlarının T.C. karakolundaki “Mustafa Kemal’in askerleri”ne saldırdığını yazıvermiş. Konu Kürt halkı olunca, AKP iktidarına muhaliflik filan bitiveriyor anında. Hepsi aynı T.C. siperlerinde birleşiveriyorlar. Lice karakolundaki askerler “Mustafa Kemal’in askerleri” olduğuna göre, T.C.’nin çevik kuvvet polisleri de pekâlâ Mustafa Kemal’in askerleri sayılabilir bu durumda. Yani “dövecekse bizi T.C.’nin ve Mustafa Kemal’in polisleri dövsün” ruh hali.

CHP de bu konuda bu ırkçı takımından pek geri kalıyor sayılmaz. AKP iktidarının Suriye’ye müdahale politikasına karşı çıkan CHP, Suriye sınırında Kürtlerin özerk bölge kurma ihtimali karşısında bütün milliyetçi ve ulusalcı tayfa ile aynı tutumu takındı ve AKP’nin politikalarının “bizi Kürtlerle komşu” kılmış olmasından yakındı. Köylerde şehirlerde Türk, Kürt iç içe yaşanan bir ülkenin sözde muhalefet partisinin Kürtlerle komşu olunmasından şıkayet etmesindeki tuhaflık bir yana, CHP bu politikasıyla bir kez daha tutarsızlık örneği vermiştir. Suriye’ye dış müdahaleye gerçekten karşı olan birinin Suriye’nin iç işlerine karışıp ahkâm kesmesi tuhaf değil midir? Diyelim ki orada Kürtler kendi yaşadıkları bölgede özerklik ilan etmiş olsunlar. Buna karar verecek olan nihayetinde, orada yaşayan halktır veya diyelim ki, güç dengeleri böyle bir sonuca yol açmıştır. Ortadoğu ülkelerinin iç gelişmeleri konusunda karar vermek ne zamandan beri o ülkenin dışındaki partilerin ya da muhalefetin işi olmuştur? Sonuçta CHP’nin tepesinde de koskoca bir T.C. damgası bulunmaktadır.

Son olarak AKP iktidarına gelelim. Bu sabah dinledim hükümet sözcüsü kemirgeni. “Göz yummazlar”mış. Hadi bakalım, buyrun bir bölge jandarması daha. Yarın öbürsü gün Suriye Başkanı Esat kalksa ve diyelim ki, Kürt bölgelerinde T.C.’nin giriştiği askeri hareketlere “göz yummayız” dese T.C. devleti ve AKP iktidarı bunu açık bir içişlerine müdahale ve hatta savaş ilanı olarak algılamaz mı? T.C. başta olmak üzere tüm bölge devletleri emperyalist işbirlikçisi ve bölgesel hegemonyacıdır. Uluslar arası kuralları sadece ve sadece işlerine geldiği yerde ve ölçüde uygularlar ve fırsatını bulur bulmaz da ihlal ederler.

Sonuç olarak şunu net bir şekilde belirtebiliriz: Tüm T.C. yanlıları aynı zamanda Türk ırkçısıdır ve Kürt halkına düşmandır.

Son zamanlarda moda olduğu üzere, AKP’ye muhalefet adına, çoğunlukla da iyi niyetlerle, adlarının başına T.C. koyan tüm arkadaşları kendilerini bu zülden kurtarmaya davet ediyorum. T.C., mermi, cop, toma, biber gazı, askerî müdahale, polis saldırısı, dış müdahale, iç bastırmadan başka bir şey değildir.

 

Gün Zileli

23 Temmuz 2013

www.gunzileli.com

gunzileli@hotmail.com

 

 

  • Soru sor

  • YAZI DETAYLARI