Anjel Dikme/Nedir Ermeni? “Piç” midir yoksa “Hiç” mi?

 

Ben mi soyunurum bu soruyu cevaplamaya?

Ki Türkçe’de sevmediğim iki sözcükten biridir “Ermeni”. 

Diğer sözcük de  “Anne”dir.

Çocukluğumun tıravmasıdır, bu reddedişin kaynağı…

Sokağa çıkmadan mamamın sıkı sıkı tembihlediği; “Sokakta sakın mama deme kızım.” cümlesinden geriye kalandır bu tıravma…

 

Nefret ettiğim Ermeni sözcüğü,  küfürüdür  dilinde Anadolu insanımın…

“Hepiniz Ermenisiniz, hepiniz piçsiniz” diye haykırdı tüm yürekleriyle insan(!)  kardeşlerim…

Yazmayı denerim pazar gününden beri…

Başladım yazıma. Giriş güzel, gelişme yazıldı ama sonuca varamadım bir türlü, eksikti bir seyler, bitiremiyordum bir türlü yazımı…Bitiremedim…

 

Sabahın sekiz buçuğuna kadar uyumadan okudum tüm görüşleri; yazılanları, karşı görüşleri…

Sonunda, bugün okuduğum bir yazıda  buldum cevabımı…

Cümle şuydu: “Aklıma hemen hocam Tayfun Atay’ın yıllar önce kaleme aldığı bir köşe yazısındaki şu  cümleleri geliverdi: “Piçlik hiçlikten evladır; ancak bir hiç olanlar piçlerle uğraşırlar.” *

 

Bu cümleyi yeni okudum.

 Benim kişisel olarak ‘piç’ kavramını sorgulamam ise cok eskilerime dayanır.

Nedir piç dedikleri?  Diye sormalarım; yerli filmlerimizdeki çocuk kahramanların maruz kaldıkları hakaretleri, dışlanmışlıkları izlediğim çocukluk sinema günlerime kadar gider.

 

Şöyle düşünürdüm: Bir kadın onlarca erkekle bile çiftleşse, bir tek kişinin dölünü tutar.

O halde çocuğun babası tek bir kişidir. Başka türlü olması bilimsel olarak mümkün değildir.

Bu durumda “Piçlik” kavramı bir yanılsamadır. Yanılgımızdır.

 

Sözde; “Hocalı’da katledilen masum insanları anmak” için düzenlendiğine inanmamız istenilen, insanlık tarihinin utanç sayfalarından birine daha ekleme yapmaktan başka bir şeye hizmet etmeyen 

o pazar günü yaşananlardan sonra bir kez daha sorguladım şu “Piçlik” denen  korkulası (!) durumu.

 

Düşündüm ve bir sonuca vardım.

Babam Malhas, anam Araksi.

İkisinin birleşmesinden yaradılmışım.

Sordum kendime: “Babamın kim olduğunu, adını  bilmemem mi daha zordu; yoksa “Hiç” olmam mı?

Biyolojik olarak; her yaradılmışın tek bir anası ve tek bir babası vardır.

O halde?

Babasının kim olduğunu bilmemek ; sadece toplumun bilimsellikten uzak bu değerlerinden ötürü, çocuk yüreklerde yaradır. Bizlerin oluşturduğu suni acılardır bunlar.

 

Yıllar önce Paris’te, oturduğum semtin belediyesinin düzenlediği bir belgesel gösteriminde şunu izlemiştim:

Çin’de bir kasabada; bir  kadın topluluğu sadece çocuklarıyla yaşıyorlardı.

Kasabanın erkeklerini gece evlerine alıyorlardı.

Hamile kaldıklarında çocukları sadece kadınlara aitti.

Erkeklerin hiçbir hakkı yoktu çocuklar üzerinde.

Erkekler; doğanın onlara vermiş olduğu üreme, neslin devamını sağlama rollerini yerine getirmeleri için vardı hayatlarında.

Bu kadın topluluğunun günlük yaşamında erkeklere yer yoktu.

Tüm ihtiyaçlarını çalışarak kendileri karşılıyorlardı.

Sanmayın ki artık olmayan, tükenmiş bir topluluktan söz ederim.

Günümüzde hala varlıklarını sürdüren küçük bir azınlık toplumunu oluşturuyor bu kadınlar.

(Bu arada; hayatım boyunca böylesine mutlu, neşeli kadınları hiç bir zaman, hiç bir yerde görmediğimi söylemeden geçemeyeceğim.)

 

Hadi gelin yine soralım; nedir?  “Piç” 

Kafan mı karıştı faşist kardeşim?

İyiye işarettir bu, endişelenme.

Belki düşünmek denen, insanı insan yapan en değerli özelliği kullanmaya başlarsın.

Senin anladığın anlamda piç olmanın,  bilimsel olarak mümkün olmadığı gerçeğini öğrenmen senin için kazanç olacaktır.

Yaratılmış hiç bir kulun “Piç” olması mümkün değilken; “Hiç” olması büyük ihtimaldir.

Şimdi sorarım sana “Vatan, millet, Sakarya” diye diye duyuları, algıları uyuşmuş kardeşim: 

“Piç” mi olmayı yeğlersin, yoksa “Hiç” mi?

 

 

Anjel Dikme

Paris

2-03-2012

05-03

*

http://www.hristiyangazete.com/2012/03/pic-yaftasi-hicligin-sefaletini-gosterir-yalcin-cakmak/

  • Soru sor

  • YAZI DETAYLARI