…Ve Sıra Taraf’a geldi!

Türkiye’nin gündemi çok hızlı ilerliyor. Şırnak Katliamı süreci iyice hızlandırdı.

8 Ekim 2011 tarihli “Solotest Zekâ Oyunu” başlıklı yazımda şunu yazmıştım:

AKP iktidarının önüne çıkan ilk taş Türk ulusalcılarıydı. Bu, önce Türk ulusalcılarının üstünden atlayıp onların yenmesini gerektiriyordu. Kürt ulusalcılar bir hamle ilerde bekliyordu. Türk ulusalcılar yenirken Kürt ulusalcılar müttefik konumundaydı. Ergenekon davasıyla “derin devlet”ten hesap sorulacağı ve Kürt açılımı yolunda adımlar atılacağı umuduna kapılan Kürt ulusalcıları, AKP’yi, biraz sakınımlı da olsa desteklediler. Oysa tahmin etmedikleri şey, Türk ulusalcılarının yenmesinden sonra sıranın kendilerine geleceğiydi. Nitekim Türk ulusalcıları yendikten sonra bugün sıra Kürt ulusalcılarının yenmesine gelmiş bulunuyor. KCK toparlamalarının, operasyon ve tevkifatlarının anlamı budur. Kürt ulusalcılarının bir ilerisinde de liberaller bulunmaktadır. Kürt ulusalcılığı yendikten sonra sıra onlara gelecektir. Liberallerin bundan ne ölçüde haberi var, bilmiyorum.

30 Ekim 2011 tarihli, “İktidar-Muhalefet Blokları, Saflaşmalar” ve 5 Kasım 2011 tarihli, “İktidar Bloku’nda Çatlaklar” başlıklı yazılarımda da benzer temaları işlemiştim.

 

Bugün Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, Meclis Grubu’ndaki konuşmasını dinledim. Taraf gazetesinin adını vermedi ama bu gazetenin üç gün önce, Şırnak Katliamı ile ilgili attığı manşeti açıkça dile getirerek, “Devleti halkını bombalıyormuş” gibi göstermeye çalışan “medya”ya veryansın etti.

 

Bugünkü Taraf’ta bir başka haber daha dikkatimi çekti. Polis, gözaltına aldığı gazetecilere, Taraf gazetesi Roni Margulies’i tanıyıp tanımadıklarını soruyormuş.

 

Ve galiba, Kürtlere saldırıya karşı çıkan kendi gazetesindeki yazarlara “müzakereci liberaller” diye saldıran savaş yanlısı, polis-muhabir Emre Uslu Taraf’tan gitmiş bulunuyor. Bir süredir yazılarını göremiyorum.

 

Hızla ilerleyen süreç, bir başkasını değil, sol muhalefet blokunu da değil, AKP iktidarının yanıbaşında duran ve son günlere kadar onu desteklemeye çalışan (ama çelişkiler derinleşiyordu elbette) Taraf gazetesini topun ağzına getirmiş bulunuyor. Zaten böyledir. İktidarlar, uzaktaki muhaliflerinin eleştirilerindense yanıbaşlarındaki dost bildiklerinin eleştirilerinden daha çok rahatsız olurlar. Örneğin Bolşevikler (tarih bilgim fazla olmadığından, döner dolaşır, en çok bildiğim Sovyetler Birliği tarihinden örnekler veririm) en etkili darbeyi Kadetlere değil de (onlar zaten kaçıp gitmişlerdi), devrimden sonra kendileriyle koalisyon kurmayı kabul eden tek parti olan Sol-Sosyalist Devrimcilere indirmişlerdi.

 

Her neyse, şimdi öyle görünüyor ki, sıra Taraf’a geldi.

 

O zaman bize de Taraf’ın tarafında yer almak düşüyor.

 

Gün Zileli

3 Ocak 2011

 

www.gunzileli.com

 

gunzileli@hotmail.com

 

 

 

 

  • Soru sor

  • YAZI DETAYLARI