İktidar Bloku’nda Çatlaklar…

30 Ekim’de yazdığım “İktidar-Muhalefet Blokları, saflaşmalar” yazısında doğal olarak İktidar Bloku’na da temas etmiş ve bu bloğu destekleyen liberal sol kesimden söz etmiştim. KCK tutuklamalarının Ayşe Berktay, Büşra Ersanlı ve Ragıp Zarakolu gibi aydınlara kadar uzanması, İktidar Bloku içinde, AKP ile liberal sol kesim arasında, hatta liberal sol kesimin kendi içinde ve bu kesimin gazetesi Taraf gazetesinde çatlamalara yol açmış bulunuyor.

Isaac Deutscher, Ekim Devrimi’nden sonraki tek parti diktatörlüğüne giden süreci tahlil ederken çok önemli bir saptamada bulunur.

Bu saptamaya göre, Kadetlerin ve Sağ SR’lerin komşusu olan Menşevikler itiraz etmişlerdi onların baskı altına alınmasına. Bunun üzerine Menşevikler de baskı altına alınmıştı. Menşeviklerin komşusu olan Sol SR’ler onların baskı altına alınmasına itiraz edince yasaklanmışlardı. Sol SR’lerin yasaklanmasına itiraz eden anarşistler de kısa sürede yasa dışı ilan edilmişti ve bu böylece devam edip, sıra Bolşevik Partisi’nin içindeki farklı seslerin bastırılmasına gelmişti:

“Siyasi bir yapının onda dokuzu susarken onda biri konuşamazdı. Bolşeviklerin dışında kalan Rusları susturan Lenin’in partisi, sonunda kendi partisini de sessizliğe gömmek zorunda kalacaktı… Bütün hasımlarını ve düşmanlarını susturan Bolşevik partisinin kendi içinde de sürekli bir baskı uygulamadan yaşamasına imkân yoktu.” (Isaac Deutscher, Troçki-II, Çev: Rasih Güran, Ağaoğlu Yayınevi, 1970, s. 33)

AKP’nin diktatörlük süreci çok önceleri başladı ama ürünleri yeni yeni görülüyor. İlk uyarıcı işaret, Taraf’ın sevinçle, “Postallı Hocalar Tutuklandı” manşetini attığı, Türkan Saylan ve diğer öğretim üyelerine yönelik tutuklama baskınlarıydı. Bunun ardından, “Ergenekon tutuklamaları”nın Ahmet Şık ve Nedim Şener’e kadar uzanması ikinci ve en büyük uyarıcı işaretti. Bu uyarı işaretleri, Birikim çevresinde bazı kıpırdanmaları yol açtı ve örneğin Ahmet İnsel, AKP’nin otoritarizmi konusunda etkili yazılar yazarak AKP etrafında oluşan destek ittifakındaki ilk çözülmelerin habercisi oldu.

Buna rağmen Taraf gazetesi İktidar Bloku içindeki destekçi konumunu ve tutumunu sürdürdü. Ekim ayının 8’inde yazdığım “Solotest Zekâ Oyunu” adlı yazımda şöyle demiştim:

Kürt ulusalcılarının bir ilerisinde de liberaller bulunmaktadır. Kürt ulusalcılığı yendikten sonra sıra onlara gelecektir. Liberallerin bundan ne ölçüde haberi var, bilmiyorum.

Süreç tahmin ettiğimden de çabuk ilerledi. Ve dediğim gibi, sıra “onlara” geldi. Elbette doğrudan doğruya değil ama çok yakınlarına, komşularına. Çünkü Büşra Ersanlı, Ragıp Zarakolu ve Ayşe Berktay gibi aydınlarla sol liberal kesim arasında sadece bir kol mesafesi vardır. Hatta öyle ki, mesela Büşra da Taraf da yazıyor olabilirdi pekâlâ. Sol liberal aydınlarla Kürtleri destekleyen aydınlar arasında hiç de uzlaşmaz ayrılıklar yoktur, hatta iç içedirler. Dahası, örneğin Oral Çalışlar ve Cengiz Çandar gibi isimler bu iki eğilimi şahıslarında birleştirmekte hiç de zorlanmamışlardır.

Dolayısıyla insanın yanı başı başındaki komşusuna baskına gelen polise gözlerini yumması ve kulaklarını tıkaması mümkün değildir. Hele Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, “KCK tutuklamalarına karşı çıkanlar kendilerini gözden geçirsinler” sözlerinin altındaki, “onlar kendilerini gözden geçirmezse biz onları gözden geçiririz” tehdidini algılamamak için iyice ebleh olmak gerekir.

Ki, Taraf gazetesi ve yazarları böyle bir eblehlik göstermediler. Taraf’ın bugünkü 5 Kasım 2011 nüshasında sözleşmiş gibi hepsi birden bu konuyu ele almışlar. Tabii ki aralarındaki farklılıklarla. Bu farklılıklara biraz sonra değineceğim ama önce yazarları ve yazılarının başlıklarını vereyim: Ferhat Kentel, “AKP Devriminin Thermidor’u”; Murat Belge, “ ‘KCK Soruşturması’”; Ümit Kıvanç, “Ah, Bi anlayabilsem Size de anlatırdım”; Roni Margulies “Hükümet Su Alıyor”; Demiray Oral “Türkiye Nasıl Bölünür Derslerinin Hocalığını Yapmanın Belgesi Olur mu”; Erol Katırcıoğlu “Otoriterliğin Eşiğinde”; Nabi Yağcı “KCK ve Statüko (1)”; Ahmet Altan “Biz Biliyoruz da…”; Halil Berktay “İğrenç Şeyler”; Akın Özçer “Terörle Mücadelede Doğru ve Yanlışlar”; Emre Uslu “PKK Konusunda Üç Yanlış Argüman”. Yazıların hepsi de KCK tutuklamaları ve Kürt sorunu konusunda.

Hepsini okuduğumuzda bizzat Taraf’da önemli bir çatlama yaşandığını görmek mümkün. Bir tarafta, KCK tutuklamalarına ve hükümete karşı net bir tutum alan, Ferhat Kentel, Ümit Kıvanç, Roni Margulies, Ahmet Altan, hatta Murat Belge gibi isimler var. Diğer ucun temsilcisi, meslekten bir polis olan Emre Uslu. Üstelik Emre Uslu, bir TV programında da izlediğim gibi, “müzakereci liberaller” deyimini kullanarak doğrudan sol liberallere saldırmakta bir sakınca görmüyor ve bugünkü yazısında kendisine “ahmak” dediğini iddia ettiği Oral Çalışlar’ı doğrudan hedef almış. Bugün yazısı olmamakla birlikte, cemaatten Yıldıray Oğur da öyle sanıyorum ki Emre Uslu’nun yanında saf tutuyor. Bir de ortada tutum alanlar var. Bunların en tipik temsilcisi Halil Berktay. Bir yandan amca kızı Ayşe Berktay’ın ve çok eskilerden tanıdığı, TİİKP davasında birlikte yargılandığı Büşra Ersanlı’nın tutuklanmasından son derece tedirgin. Ama diğer yandan da Kürt hareketiyle ve BDP ile arasına neredeyse aşılmaz duvarlar örmüş. Bu yüzden şimdilik iki tarafa da çatıyormuş gibi yapıyor  ve esasen AKP’yi kollayarak eski tutumunu sürdürmeye çalışıyor. Ama bu arada tutumun uzun süre devam etmesi mümkün değil. Sanırım iki gemi zıt yönde hareket etmeye devam ettikçe Halil de ortadaki tutumuna son verecek. Eğer önemli bir değişim geçirmezse, AKP ve iktidar Bloku gemisinde kalacak gibi görünüyor.

Neyse, bunlar, olayı benim gibi yakından izleyenlerin dikkat ettiği ince ayrıntılar. Daha uzaktan bakacak olursak, saptamamız gereken nokta şu: İktidar Bloku içinde, AKP ile liberal sol aydın kesim arasında önemli bir çatlak belirmiş durumda. Benzeri çatlakları bizatihi liberal sol aydınlar, hatta bu kesimin önemli bir organı olan Taraf içinde saptamak mümkün.

Hükümetin açıkladığına göre, Van depreminde duvarları çatlamış, depreme dayanıksız binalar yıkılacakmış. Peki ya, KCK depremiyle duvarları çatlayan iktidar yapıları?

Şimdiden yıkılsalar iyi olur. Yeni bir artçı bir depreme bile dayanamayacakları çok açık!

Gün Zileli

5 Kasım 2011

www.gunzileli.com

gunzileli@hotmail.com

  • Soru sor

  • YAZI DETAYLARI