Maliye Bakanı ile Hayali Bir Röportaj

“Sayın Maliye Bakanı, deprem vergilerinin başka alanlara harcandığı söyleniyor, bu konuda bir açıklama yapabilir misiniz?”

“Efendim, bir devlet topladığı vergileri hiçbir zaman topladığı alana harcamaz. Bu, ekonominin mantığına aykırı olur. Ekonominin mantığı, halka çeşitli adlarla vergi salıp bu toplanan meblağı o anda ekonominin ihtiyacı neyse oraya harcamaktır… Ekonomik büyüme böyle olur.”

“Ekonominin ihtiyacı derken?..”

“Ekonominin ihtiyacı denen şey, o andaki acil ihtiyaçlardır. Kaynak transferi denen bir şey vardır…”

“Mesela sermayenin ihtiyaçları, sermayeye kaynak transferi diyebilir miyiz?”

“Bunu bu şekilde ifade etmek istemem. Halkın acil ihtiyaçları… Mesela sağlık, yollar vb…”

“Peki, diyelim ki öyle. Neydi bu acil ihtiyaçlar? Depremi acil bir konu olarak görmüyor musunuz? Yani depreme dayanıklı evler yapmak vb.”

“Efendim, ekonomi ölü alanlara yatırım yapmaz. Kaldı ki, biz duble yollara, çiftçinin ihtiyaçlarına, sağlık alanına kaydırmışız bu meblağı… Bunlar dolaylı olarak yine depremzedelere hizmet eden şeylerdir…”

“Peki, neden adını Deprem Vergisi koydunuz? Sağlık Vergisi veya Yol Vergisi deseydiniz daha doğru olmaz mıydı? Sonra şu da var. O kadar Milli Savunma Vergisi toplanıyor. Ama bu vergi gelirlerinin diyelim ki, sağlık alanına transfer edildiğine ilişkin bir örnek yok. ”

“Milli savunma her zaman acil bir alandır. Yurt savunması, terörle mücadele. Buralardan kaynak transferi olmaz. Öte yandan deprem on yılda bir olan bir olay, olup olmayacağı da kesin değil yani. Bu meblağı belirsiz bir alan için öyle atıl halde tutamazdık.”

“Peki, şimdi deprem olduğuna göre başka amaçlar için toplanan vergileri deprem harcamalarına mı aktaracaksınız?”

“Olabilir ama buna gerek yok. Çünkü halkımız depremin yaralarını sarmak için seferber oldu bile. İşadamlarımız, kaynak transferi yoluyla aldıkları kredilerin küçük bir kısmını deprem yaralarını sarma kampanyalarına aktarırlar ve ortak yapılan TV programlarında, yaptıkları bağışlarla, reklam gelirlerinin bir kısmını yine reklamları için kullanmış olurlar. Biz şimdi belli bir havuza akan bu yardım paralarını bile kısmen yaraların sarılmasına harcarken kısmen başka alanlarda kullanabiliriz. Örneğin terörle mücadele için polisin ve ordunun güçlendirmesine akıtabiliriz. Bunda hiçbir tuhaflık yoktur. Zaten ekonomi bir bütündür, asla bölünemez.”

“Yani, bu vergilerin adının bir önemi yok diyorsunuz. Önemli olan halktan vergi toplayıp büyük sermayeye transfer etmek.”

“Bu, dünyanın her yerinde böyledir. Bütün hükümetler ve devletler halkı böyle vergiye bağlarlar, sonra da toplanan meblağları ekonominin canlı alanlarına sunarlar. Toplanan deprem vergilerini neden depreme dayanıklı binalara harcamadığımızı soruyorlar. Bunun hiçbir ekonomik mantığı var mı? Bir depremle eski binalar yıkılacak ki, yerine depreme dayanıklı binalar yapılabilsin. Parayı taş yığınlarına yatırmak yerine ekonominin acil ihtiyaçlarına, canlı alanlarına yatırmakla hata mı ettik? Ekonominin mantığını kavramayanlar ekonomiden söz etmesinler. Eğer böyle yapmazsak doğal deprem yerine toplumsal depremler ekonomik sistemimizi yerle bir eder…

Bir toplumsal deprem daha mı tehlikeli sizce?”

“Evet en korkulması gereken şey ekonomik deprem, toplumsal depremdir. Bu yüzden, bundan sonra da deprem vergilerinin gelirleriyle, fonlarla ve yardımlarla böyle bir toplumsal depremi önleyecek alanları, yani polisi ve orduyu tahkim edeceğiz. Sermayenin belli alanlara kaydırılması konusunda haksız uygulamalar yapıldığı yönündeki tahriklerle halkımızı galeyana getirme çabalarına dur diyeceğiz. Allah ülkemizi öncelikle bir toplumsal depremden korusun…”

“Allah…”

(Gerisini tamamlayınız)

Gün Zileli

www.gunzileli.com

gunzileli@hotmail.com

  • Soru sor

  • YAZI DETAYLARI