Çok Basit…

Savaşlar, çözümü çok basit olan sorunların devletler ya da devlet adayı kuruluşlar tarafından iyice karmaşık hale getirilmesiyle sürer. Bu devlet ve kuruluşların savaştan nemalanması noktasını bir yana bırakırsak, geriye şu gibi unsurlar kalır: 1. Devletler ve devletsel kuruluşlar kolektif organlar olduklarından, bu kolektifi oluşturan bileşenler savaşı bitirmek konusundaki adımları atmaya cesaret edemezler. Her bir bileşen bir diğer bileşenin bunu kendisinin aleyhinde kullanacağından korkar çünkü. Bu yüzden tarihte savaşlar ya yenilgi ya devrim yoluyla biter ya da kimseden çekinmeyecek birey-diktatörlerin inisiyatifiyle; 2. Devletler ve devletsel kuruluşlar savaşın yol açtığı kin ve intikam duygularını karşıya alıp tecrit olmaktan korkarlar ve bu yüzden umutsuzca kör bir savaşı sürdürürler; 3. Savaşın getirdiği yükler savaşa yol açan çıkarları aşmadığı sürece devletler ve devletsel kuruluşlar savaşı sürdürmekten vazgeçmek istemezler; 4. Devletler ve devletsel kuruluşlar beyni ve vicdanı olmayan yaratıklar olduklarından, her ölenin arkasından feryat ediyor gibi yapsalar da aslında bu durumdan hiç ama hiç etkilenmezler ve savaş makinalarını işletmeye devam ederler.

Televizyon kanallarını işgal eden ve bu işten ekmek yiyen şu ne idüğü belirsiz “terör uzmanları”na kulak asmayıp işin esasına bakacak olursak, “terör” denen olayı ya da savaşı bitirmek son derece basit bir şeydir. Eğer Türk devleti kolonyalist çıkarlarından vazgeçmeyi göze alsa ve Kürtlerin haklarını samimiyetle tanısa; özerklik taleplerini tanıdığını açıklasa ve Kürtlerin ana dilde eğitim gibi temel kültürel isteklerine olumlu cevap verse savaş ya da “terör” anında sona erer ve kum torbalarıyla korunmaya çalışılan o ne işe yaradığı bile belli olmayan karakollara kapatılmış yirmi yaşındaki yoksul aile çocukları da ölmez. Mesele bu kadar basittir.

Durmadan “barış”tan söz eden karşı taraftaki devletsel kuruluşa ve taraftarlarına da söylenecek bir çift söz var. Gerçekten barış mı istiyorsunuz? O halde derhal silahları bırakın ve özerklik hakları için Kürt halkının inisiyatifini devreye sokun. Kürt halk kitleleri bugün özerkliği hayata geçirecek bir olgunluğa gelmiştir. Silahı bırakın ve özerk örgütlenmeyi fiilen başlatın. O zaman büyük çoğunluk arkanızda olacak ve kolonyalist devlet çok zor duruma düşecektir. Elindeki tek dayanağı olan “şehitler” edebiyatı sona eren devletin askeri harekâtlar yapmak ve savaşı sürdürmek için hiçbir bahanesi kalmayacaktır.

Evet, “şehitler” edebiyatı… Bu deyimi kullanıyorum, çünkü bu, savaşı sürdürmenin bahanelerinden biri, bir istismar aracıdır. Devlet ve hükümet yetkililerinin üzgün yüz ifadelerine inanmayın. Kameralar karşısındaki o üzgün yüz ifadelerini oradan uzaklaşır uzaklaşmaz portmantoya astıklarından emin olabilirsiniz. Gerçekten üzülselerdi önce kolonyalist arzularından vazgeçmeye girişirlerdi.  Zaten neden üzülsünler ki, ölen o gençler onların sınıfından  değil ki…

Siz hiç o ücra karakollarda, mayınlı yollarda ölen tek bir zengin çocuğu gördünüz mü? Televizyon kanallarında teşhir edilen “ateş düşen” evlerden birinin bile Mashattan gibi konforlu bir “yaşam alanı”nda yer aldığını göreniniz var mı?

Gün Zileli

19 Ekim 2011

www.gunzileli.com

gunzileli@hotmail.com

  • Soru sor

  • YAZI DETAYLARI