Yetmez ama Boykot!

Yüksek Seçim Kurulu ne kadar yüksek bir kurul olduğunu, yani ne kadar yükseklerden emir aldığını göstermiş oldu son kararıyla.

Bu yazıda YSK’nın kararının hangi siyasi oyunların sonucunda alındığı üzerinde duracak değilim. Zaten bunu hakkıyla bilmemiz de mümkün değil. Ancak ortada apaçık bir durum vardır:

Birincisi, bu kararla Kürt halkı seçimlerden dışlanmıştır. Bu karar aynı zamanda bütün Türkiye seçmeninin tercihlerine de gölge düşürmek anlamına gelmektedir.

İkincisi, bu karardan en büyük yararı sağlayacak parti AKP’dir.

YSK’nın kararını geri alacağını sanmıyorum.

AKP’nin meclisi falan toplayıp gereken yasal düzenlemeleri sağlayacağını hiç sanmıyorum.

Böylece Kürtlerle bir toplumsal uzlaşma imkânı TC tarafından fiilen, kendi elleriyle ortadan kaldırılmış oluyor.

Bu durumda, BDP’nin seçimleri boykota gitmesinden daha doğal bir şey olamaz.

CHP, demokrasiden yana olduğunu söylüyordu; hatta Kılıçdaroğlu’nun yönetime gelmesinden sonra, özellikle son on yılda Kürtlerle CHP arasında meydana gelen ruhsal kopuşu ve uzaklığı gidermek için Doğu ve Güneydoğu bölgesine de geziler düzenlenmiş, özeleştirel bazı sözler edilmişti. Tabii, herkesin lafa karnı tok. İşte CHP’nin önünde, Kürt halkıyla ruhsal kopuşu ortadan kaldırması ve gerçekten demokrasiden yana olduğunu göstermesi için büyük bir tarihi fırsat doğmuş bulunuyor. CHP, Kürtlere yapılan bu haksızlığı protesto ederek sahte seçimleri boykot ettiğini ilan ettiği an bütün Kürtlerin kalbini kazanmış olacaktır. Böyle tarihi anlar büyük politikaları gerektirir. CHP’de var mı böyle bir yürek? Ve akıl da tabii.

CHP parti olarak bu yürekliliği gösteremezse adaylar göstersin. Adaylar adaylıktan çekilerek sahte seçimleri boykot etsinler. Üstelik hapisteki milletvekili adaylarına daha da yakışır bu tutum. O zaman bir Mustafa Balbay gerçekten bir demokrasi kahramanı olduğunu herkese göstermiş olur. Mustafa Balbay sadece bir örnek. Var mı Silivri adaylarında bu yürek? Ve akıl da tabii.

Duyduğuma göre ÖDP’nin seçimlere katılması da engellenmiş YSK tarafından. Kendilerine sosyalist adını takan ve Kürt halkından yana olduğunu söyleyen partiler bu durumda da boykot demeyip seçimlere girecekler midir? Ya “Boyun Eğmeyenlerin” partisi TKP? İşte boyun eğmediğini göstermek için iyi bir fırsat. Bu rezalete rağmen seçimlere katılmanız sizi sadece rezaletin bir parçası haline getirir.

Bu arada DSİP’ten de bir özeleştiri beklediğimi belirteyim. Yüzde 10 barajına rağmen anayasaya evet çağrısı yaptılar. Demek YSK’nın adaylıkları iptal için dayandığı diğer anti-demokratik maddeler de gözlerinden kaçmış. DSİP zaten seçimlere katılamıyor ama kendini affettirebilmek için bari boykot sloganına omuz versin.

Aslında bu düzeni devrim paklar da şimdilik şu sloganı atmakla yetinelim:

Yetmez ama boykot!

Gün Zileli

18 Nisan 2011

  • Soru sor

  • YAZI DETAYLARI