Solun K覺r覺lgan Noktalar覺: Gelenek癟ilik ve Aamac覺l覺k

D羹n gece NTVde Ouz Hakseverin y繹nettii, Solda K覺r覺lma adl覺 bir tart覺ma program覺 vard覺. Kat覺l覺mc覺lar, 襤letiim-Birikim 癟evresini temsilen mer La癟iner; Devrimci Sosyalist 襤癟i Partisi (DS襤P) bakan覺 Doan Tarkan; Sosyalist Gelecek Hareketini temsilen Erturul K羹rk癟羹; T羹rkiye Kom羹nist Partisi (TKP) Bakan覺 Erkan Ba veBirg羹n Gazetesi ad覺na 襤brahim Ayd覺nd覺.

Burada, reklam aralar覺yla birlikte yakla覺k iki saat s羹ren program覺 繹zetleyecek deilim. Yaln覺zca konumalarda ortaya 癟覺kan iki ortak noktaya dikkat 癟ekmekle yetineceim.

Erkan Ba, konumas覺n覺n hemen ba覺nda, kendisi her ne kadar orada bulunan konumac覺lar覺n en genci olsa da, asl覺nda solunen eski geleneini temsil ettiine vurgu yapmak gereini hissetti. Dorudan doruya bu en eski gelenein ne olduunu belirtmediyse de anlayan anlad覺. Bu, Stalinist gelenekti. Milyonlarca cesedin 羹zerinde oturan ve bug羹n sosyalizmin ve solun i癟inde bulunduu durumun en b羹y羹k sorumluluunu ta覺yan gelenek.

Doan Tarkan da, Erkan Ba覺n bu s繹zleri 羹zerine, nispet yaparm覺 gibi, kendilerinin de 癟ok eski bir gelenei, Marx, Engels, Lenin, Tro癟ki geleneini temsil ettiklerini iftiharla a癟覺klad覺. Tabii ki bu gelenein, ne Stalin gelenei kadar cinayeti vard覺, ne de sosyalizmin ve solun i癟inde bulunduu durumdan Stalinizm kadar sorumlu tutulabilirdi ama o kadar iftihar edilecek bir ey de yoktu ortada. Lenin ve Tro癟ki, Stalinist diktat繹rl羹羹n talar覺n覺 kendi elleriyle d繹emilerdi ve kendi zamanlar覺nda, gerek devrimin savunucusu Kronstadtl覺lar覺 ezmeleriyle, gerekse, 羹retici g羹癟leri gelitirme mant覺klar覺n覺n sonucu olarak i癟i s覺n覺f覺n覺 fabrika k繹leleri haline getirmeleriyle devrime de sosyalizme de b羹y羹k zarar vermilerdi.

Demek bu gelenek癟ilik, solun ortak paydas覺ym覺, ben bunu daha iyi anlad覺m d羹nk羹 tart覺madan. Hi癟bir konuda anlaamasalar dagelenek癟ilik noktas覺nda ortak bir tutum sergilediler, her ne kadar gelenekleri farkl覺 farkl覺 olsa da.

rnein konumac覺lar aras覺nda en 癟ok umut vadeden ya da orada bulunanlardan kendime en yak覺n bulduum Erturul K羹rk癟羹 de, bana kal覺rsa pek de yeri deilken ve 羹stelik biraz zorlayarak, kendilerinin Mahir ayan geleneinden geldiine vurgu yapt覺. Yeri deildi, 癟羹nk羹 o anda tart覺ma konusu olan, emperyalizm ve ulusall覺k sorunuydu. Tart覺ma, T羹rkiyedekisol geleneklerin emperyalizm ve ulusall覺k konusunda ne d羹羹nd羹kleri olsayd覺, o zaman belki Mahir ayan覺n emperyalizmi i癟sel bir olgu olarak g繹ren bir g繹r羹羹 olduundan da s繹z edilebilirdi. Kald覺 ki, Mahir ayan覺n, evet b繹yle bir g繹r羹羹 olmakla birlikte, ulusalc覺 ve Kemalist denecek bir hayli g繹r羹羹 de vard覺r. Hatta Mahirin yaz覺lar覺n覺n ve konumalar覺n覺n t羹m羹 g繹zden ge癟irildii zaman bu y繹n羹n, solun o zamanki genel eilimine ve Milli Demokratik Devrim (MDD) 癟izgisine uygun olarak epey a覺r bast覺覺 bile s繹ylenebilir. te yandan, Mahir ayan覺n devrim uruna 繹l羹me giden tutumuna ne kadar sayg覺 duyarsak duyal覺m, bu gelenein solun yenilgisindeki pay覺n覺 k羹癟羹msemenin ve eletiriden vareste tutman覺n, hele art覺k bug羹n olduk癟a a覺r bir sorumluluk olaca覺 d羹羹ncesindeyim. Politik denge ve yarar uruna belli geleneklerin 羹st羹ne 癟ad覺r kurmak ne devrime, hatta ne de 癟ad覺r sahiplerine yarar salayacakt覺r.

襤brahim Ayd覺n da konumas覺n覺n belli yerlerinde s繹yledikleriyle, solun gelenek癟iliini paylat覺覺n覺 belli etti. San覺r覺m mer La癟inerin, sosyalizmin sorunlar覺n覺n irdelenmesi gerektiine ilikin s繹zlerine tak覺lan 襤brahim Ayd覺n, bunlar bizim i癟in yeni eyler deil dedikten sonra, kendi geleneklerinin bu t羹r sorunlar覺 ta eskilerde (繹rnein 1970lerde) irdelediini ve 癟ok olumlu 繹rnekler ortaya koyduunu belirtmek gereini duydu. Evet, Dev-Yol hareketinin, geleneksel 癟izgiden zaman zaman ayr覺lan orijinal 繹rg羹tlenme deneyimleri olmutur ger癟ekten. Ne var ki, bunu bir bakas覺 deil de bizzat o gelenein takip癟ilerinden olduunu s繹yleyen birisi belirttii zaman, bu, Ouz Hakseverin ikide bir vermek zorunda kald覺覺 reklam aralar覺ndan pek farkl覺 bir etki yaratm覺yor insan覺n 羹zerinde. Kald覺 ki, Dev-Yol geleneinin bu t羹r yenilik癟i g繹r羹 ve uygulamalar覺 olsa da, ayn覺gelenek, belki de bu avantaj覺n覺n dezavantaja d繹n羹mesiyle, 1980li ve 1990l覺 y覺llarda bunal覺m i癟indeki sosyalizmin sorunlar覺n覺 tart覺makta en yaya kalan geleneklerden biri olmutur. Belki de Stalinizm vir羹s羹 bu gelenee, dierlerine g繹re daha az bulat覺覺 i癟in, Stalini en az tart覺an ve bu konuda en az fikir gelitiren hareket Dev-Yol olmu ve dolay覺s覺yla Dev-Yol gelenei belki de bu y羹zden bug羹n, dinamizmden son derece uzak bir mahalle dernei g繹r羹n羹m羹 vermeye balam覺t覺r.

Konumac覺lar i癟inde gelenek癟ilikten en uzak tutumu mer La癟iner sergiledi. Hatta, siyasi alandaki evet癟iliinin ona kazand覺rd覺覺 liberalizm kamburuna ramen, sorunlar覺n irdelenmesinin ve eletirel olman覺n gerekliliine vurgu yapmas覺yla, en az覺ndan ideolojik planda radikal bir g繹r羹nt羹 verdi. Keke bir ara o da bir gelenek tela覺na kap覺l覺p, Marx geleneine d繹nmek gerekliliinden s繹z etmeseydi.

Solu ya da solun belli kesimlerini temsilen NTVye gelmi konumac覺lar覺n bir dier ortak noktas覺, 癟ok farkl覺 y繹nelimlere sahip olsalar da, aamac覺l覺klar覺 ve dolay覺s覺yla cephecilikleriydi. Aamac覺l覺k, cepheciliin temelini oluturur. Diyalektik materyalizm bize (daha dorusu solculara) maddenin deiik gelime s羹re癟leri i癟erdiini 繹retir. Bu gelime s羹re癟lerinin her biri bir aama oluturur. 襤te maymun b繹yle aamalardan ge癟erek insan olmutur!

Her aama, 繹n羹m羹ze o aamaya uygun m羹ttefikler getirip b覺rak覺r. 羹nk羹 o m羹ttefikler de o aaman覺n ger癟eklemesini istemektedirler. Bu y羹zden, m羹ttefikleri tespit etmek, hatta tarihte bir癟ok 繹rneini g繹rd羹羹m羹z gibi, 癟ounlukla onlar覺n yedek g羹c羹 oluvermek i癟in aaman覺n doru tespit edilmesi 癟ok 癟ok 繹nemlidir. Ne var ki, solda ve solcular aras覺nda ite en b羹y羹k ayr覺l覺k buaamada ortaya 癟覺kar: Aama nedir, dolay覺s覺yla m羹ttefiklerimiz kimdir?

Erkan Baa g繹re, bug羹nk羹 aamam覺z, emperyalizmin g羹d羹m羹nde kapitalizmi b繹lgesel olarak yeniden organize eden AKPnin Cumhuriyeti y覺kma program覺na kar覺 anti-emperyalist ve yurtsever bir m羹cadele y羹r羹tmektir. Bu durumda m羹ttefikler de hemen kendini belli etmektedir. Her t羹rden ulusalc覺 eilim ve ulusalc覺 g羹癟, bu aamadaki m羹ttefiklerdir.

Doan Tarkana ve hatta mer La癟inere g繹re ise, bug羹nk羹 aamam覺z, tam tersine, darbe peinde koan ve K羹rtleri ezmeye 癟al覺an (bu arada, Doan Tarkan覺n K羹rdistandaki 繹nc羹 partisinin BDP olduunu ve Doan覺n, partisinden gelen talimat gerei K羹rdistana m羹nhas覺r olmak 羹zere boykot癟uluk yapt覺覺n覺 繹renmi olduk, NTV sayesinde) darbeci askeri vesayet rejiminin tasfiyesidir ve bunun i癟in, kiminle ittifak yap覺lmas覺 gerekiyorsa onunla yap覺lmal覺, kime evet demek gerekiyorsa ona evet denmelidir. Doan Tarkan, AKPyi bu konuda yetersiz g繹rmektedir ama demokrasi balam覺nda AKPyle de ittifaktan yanad覺r. G繹r羹ld羹羹 gibi, solun iki kesimi, T羹rkiye siyasi ve toplumsal hayat覺n覺n birbirine taban tabana z覺t (en az覺ndan siyasi planda imdilik 繹yle g繹r羹n羹yor) iki egemen kesiminin m羹ttefiki oluvermekte, onlardan birinin yedek g羹c羹 olmay覺 g繹n羹ll羹 olarak benimsemektedir. M羹ttefikler farkl覺 olsa da, temeldeki aamac覺 ve cepheci mant覺k ayn覺d覺r. Zaten bu, her ikisinin geleneinde de vard覺r. 襤ngilteredeki Tro癟kist eilimli Spartakist Grup, Londradaki sava kar覺t覺 g繹sterilerde Irak ulusal bayra覺 ta覺yarak belki de bu iki z覺t ucu ahs覺nda birletirmekteydi.

Solun ve sosyalistlerin aamac覺l覺k merak覺n覺, Doan Tarkana, ecaat arzederken merdi K覺pti sirkatin s繹yler s繹zlerini hat覺rlatacak bir ekilde kar覺 癟覺kan 襤brahim Ayd覺n da ortaya koydu. 襤brahim Ayd覺n, Doan Tarkan ve mer La癟inerin AKPyi desteklemesini, bu kiilerin AKPnin burjuva demokratik devrimi yapt覺覺n覺 sanmalar覺ndan kaynakland覺覺n覺 belirtti. B繹yle bir devrim t羹r羹 ya da b繹yle bir aama var m覺yd覺? Elbette vard覺, 襤brahim Ayd覺n覺n bundan kukusu yoktu, bu y羹zden burjuva demokratik devrim kavram覺n覺 羹癟 d繹rt kere vurgulayarak kulland覺. yle ki, asl覺nda bu vurgulardan, 襤brahim Ayd覺n覺n da burjuva demokratik devrim aamas覺na inand覺覺 sonucu 癟覺k覺yordu. Yani, eer AKP, ger癟ekten burjuva demokratik devrim yap覺yor olsayd覺 襤brahim Ayd覺n da onu destekleyecekti. Ya da g羹n羹n birinde ger癟ekten burjuva demokratik devrim yapan bir g羹癟 ortaya 癟覺karsa, 襤brahim Ayd覺n覺n o g羹c羹n desteklenmesine ve onunla cephe kurulmas覺na hi癟bir itiraz覺 olmayacakt覺.

Bir de bu sol birlemez der dururuz. 襤te solun birliinin salam temelleri: Gelenek癟ilik, aamac覺l覺k, cephecilik.

G羹n Zileli
26 Ekim 2010

  • Soru sor

  • YAZI DETAYLARI