Devrimci Demokrat’tan Halim Kar’ın Gün Zileli ile son durumu üzerine kısa röportajı

soru 1; Merhaba GÜN, bana örgüt, sana Ülke dayanmıyor,İsviçre’den de kovulduğunu duydum,bizim delikanlı  Haydar Karataş’ın yazısından. Kara haber çabuk duyulurmuş. Haydar’da (Karataş) son zamanlarda felaket tellalı gibi hep kara haberlere yer  veriyor yazılarında. Barabara’nın (Anna Kistler) Annesinin ölüm haberlerini de Haydar’dan aldık. Sahi, neler oldu ? Bu İsviçre’den kovulma işi nerden çıktı ?

cevap 1. Kovulma sözcüğü biraz abartılı olabilir. Kimse beni kovmuyor. Yani istersem kalabilirim. Mesele şu ki, oturumumu uzatmıyorlar. Eh bu da dolaylı olarak bir kovma anlamına gelebiliyor. Gerekçeleri ise, benim geçimimi sağlayamamam ve dolayısıyla kendilerine mali yük olmam. Biliyorsun, özellikle İsviçre’de tek ölçü paradır. Tabii ki emek değil. Görünmeyen emeği mideye indirmeyi de pek severler.

Soru 2; Şu adı ‘pek demokrat’ olan İsviçre yazarlar kulübü PEN’de sana sahip çıkmamış ve onaylamış kendi hükümetlerinin kararını. Bunu nasıl yorumlasak sence ?

cevap 2. Burada da bir yanlış anlama ve karışıklık var. Mozaik’ten arkadaşlar, İsviçre Pen’le görüştük ve onlar bir şey yapamayacaklarını söylediler dediler. Fakat kimle görüştüklerini bilmiyorum. Bunun üzerine Haydar, benim verdiğim bilgiyle bu yazıyı yazdı ve benim sitede de o sarı afiş yayımlandı. Ne var ki, daha sonra Türkiye Pen’den Tarık Günersel bana ve Haydar’a yazdı ve olayı sahip çıktı. Daha sonra da Tarık’ın bildirmesiyle İsviçre Pen harekete geçti ve şu anda olaya İsviçre Pen el koymuş durumda. Sanırım Mozaik’ten arkadaşların görüştüğü kişi yetkisiz biriydi ve kendi başına böyle bir tasarrufta bulunmuştu. Neyse durumdan haberdar olunca benim sitede ben bir açıklama yazdım. Haydar elinden geldiğince sağı solu haberdar etti. Durumumu yakından izleyen Ayşe Nesrin arkadaşım da elinden geldiğince yeni durumu duyurdu. Umarım yanlış anlama düzeltilmiştir. Hiçbir örgütün ya da kuruluşun günahsız yere suçlanmasını istemem.

Soru 3; azizim Gün, senin hayat hikayen Hayyam’a benziyor, ne havraya yaranabiliyorsun,nede camiye,Peki ne yapacaksın şimdi ? Nereye gideceksin ?

cevap 3. Yasal olarak gidip kesintisiz kalabileceğim tek ülke İngiltere. Ne var ki İngiltere ile ruhsal bağlarım koptu. Bana orada oturumun var, oraya git diyorlar. Ben eşya değilim, bir vazo değilim, nereye koyarsan orada durayım. Ruhsal itilimleri olan bir insanım ve otur burda denen yerde oturacak bir yapım yok. Türkiye’de ve Zürih’te çok derin bağlarım var. Türkiye’ye gidip gelebiliyorum ama ancak üç aylık vizelerle. Sonuç olarak Zürih’teki oturum hakkımı kaybetmek istemiyorum. Ayrıca, hiçbir mali kazanç kaynağım yok. Şu anda Pen, yoksul yazarlar vakfı ile bağlantıya geçmiş durumda. Bu vakıf benim giderlerimi karşılayacağını bildirecek ve karara itiraz buna dayandırılacak. En azından Aralık’a kadar bir nefes alma fırsatım olsaydı iyi olurdu.

Soru 4; ’Stalin’ başlıklı bir Kitabında daha yeni çıkmış (elime geçmedi) ülkede ? Türkiye ye yeniden yerleşme şansın yokmu?

cevap 4. Türkiye’ye yeniden pürüzsüz yerleşebilmem için yeniden vatandaşlığa başvurmam gerekiyor. Ama bu da benim için handikap. Çünkü askerlik yapmadım ve zaten bu gerekçeyle vatandaşlıktan atıldım 1999 yılında. Vatandaşlığa yeniden alınırsam yeniden askere almaya kalkarlar. Bu yüzden bu yola da başvuramıyorum. Durumum tüm açıklığı ile budur Halim.

  • Soru sor

  • YAZI DETAYLARI