PEN Yazarlar Kulubü, Yazarların mı, yoksa Hükümetlerin Sesi? Yazar Gün Zileli, İsviçre’den de Kovuldu

Türkiye’de yazar Gün Zileli ismini bilmeyen neredeyse yok gibidir. Onun ismini Türkiye insanı 68 Gençlik Hareketiyle duydu. Dünyamızın iki kamp arasında bocaladığı, insanlığın üstünden tankların geçip gittiği bir kuşağın isyan temsilcilerindir. Hapisler gördü, uzun yıllar yer altında hayatını sürdürdü. 1980 darbesi sonrası İngiltere’ye kaçtı ve orada yaşadı, son beş yıldır da İsviçre’nin Zürich şehrinde yaşıyordu.

Gün Zileli bir yazı emekçisi, henüz politik hayata atılmadan önce öyküleri yayınlanırdı, yazarlığına politik hayatı eklendi ve 24 yaşına kadar saraylarda, seçkin insanlar arasında geçen hayatı, sokaktakilerin içinde geçmeye ve onların kaderini paylaşmaya başladı. Örgütler kurdu, örgütlerin idari kademesinde yer aldı, ancak o örgütlerin yeni bir yönetici sınıf olarak şekillendiğini görür görmez yeniden sokaklara döndü.

Onlarca kitap çevirdi, pek çok anı, roman ve politik deneme yazdı. Çevirdiği kitaplar dahil olmak üzere, dile getirdiği konuların neredeyse tamamını içinde yaşadığı yoksul insanların penceresinden yazdı.

Hayatının ilk gençlik yıllarında başlayan bu yazarın yaşam serüveni çaresiz bir noktaya gelip dayanmış durumda. Bugün 65 yaşında olan Zileli’nin İsviçre’yi terk etmesi istenmektedir. Hükümetlerin aklı yoktur, onlara diyeceğim bir şey yok. Onlar kör, sağır, dilsizdir. Hükümetlerin bildiği tek şey, tank, top, silah üretmek, bunları satmak, Gün Zileli gibi yazarların kederini arttırmaktır.

Geçen Cuma öğrendim, Gün Zileli’nin İsviçre’yi terk etmesi gerektiğini, Zürich’in arka sokaklarında, tek kişilik, pencere pervazları içeri sızan yağmur sularından kabarmış, içilen sigaradan, duvarları sararmış, badanası  pul pul dökülmüş odasının kapısından içeri girerken  öğrendim. Kapıda beni karşılayan yüzü çaresizdi. Sahi nereye gidecekti bu yaşlı adam? Pen yazarlar kulübü Zürich şubesine başvuralım dedim, hani bir mektup yazarlar, belki bir umut ışığı doğar umuduyla.

Meğer neredeyse yüz yılı  bulan bu yazarlar kulübü, bulunduğu ülkenin hükümetlerinin sesi dışında bir ses vermezmiş. Bu PEN Yazarlar Kulübü nedir derseniz, Wikipedia’da kendilerini şöyle tanımlamışlar:

“Belirli aralıklarla düzenlenen uluslararası PEN kongrelerinde, öncelikle hükümetlerin yazarlar karşısındaki tutumları, sansür ve cezaevinde bulunan yazarların durumları ele alınmaktadır. Bu konuda yayımlanan çağrı ve bildirilerle bir kamuoyu yaratılmaya çalışılmaktadır.”

Gün Zileli, Türk vatandaşlığından atılmış, sürgün bir yazar. Verdiği ürünlerle, insanlığımıza büyük hizmetler vermiştir. Bir yazarın zor bir anında PEN’e başvurması dışında başka bir yolu, bu haksızlığı en azından bildirgesinde de deklare ettiği biçimiyle dünyaya duyurmak dışında bir silahı var mıdır? Üstelik o PEN ki, UNESCO İnsan Hakları Danışmanlığı yapmaktadır.

Ne yazık ki, Zürich PEN şubesi, hayatı hapisler ve sürgünlerde geçen Gün Zileli’nin durumunda insan haklarına aykırı bir şey bulamadı. Aynı hükümetin o soğuk sesi gibi, “evet ülkeyi terk etmeli ” diyerek telefonu yüzüne kapattı. Anlaşılan, batılı Pen üyeleri insan hakkını sadece üçüncü dünya ülkelerinde aramaktadırlar. İnsan hakkımızın böylesine ayaklar altında olması da, devletlere İnsan Hakkı danışmanlığı yapan bu kulüplerin ruhsuzluğundan kaynaklanıyor olsa gerek.

Yazarının dahi vicdanına kilit vurduğu bir dünyayı varın da siz hayal edin.

Anlayacağınız Gün Zileli İsviçre’den de kovuldu, gidecek bir ülke toprağı yok, hiç bir hükümeti savunmadı, topraksızlığı da ondan.

Haydar Karataş, Zürich

İlgili Link: http://www.dersimnews.com/guncel/901-gun-Zileli-Isvicre-den-Kovuldu.html

  • Soru sor

  • YAZI DETAYLARI