İran Narı!

İran’da ciddi bir halk ayaklanması yaşanıyor. Bu ayaklanma, otuz yıl önceki, İran Şahı’na karşı ayaklanmayı hatırlatıyor. Seçim falan işin bahanesi, İran halkı, 30 yıllık katil mollalar rejimine yeter diyor.

Tahran sokaklarındaki alevler ve dumanlar burnumuza kararlı bir ayaklanmanın kokusunu getiriyor. İran halkı bir kere ayaklandı mı kolay kolay durmaz. İran Şahını da böyle devirmişti. Polisin ve askerin mermi yağmurunun üstüne yürüyerek. Bir yerde kadınlar sokağa döküldü mü, orada iktidarların işi bitik demektir. 1917′de Çarın işini bitiren de kadınlar olmuştu.

Gördünüz mü fotoğrafta. Genç bir çocuk, kendisinden hiç de farklı olmayan, dayak yemiş bir robokopa sarılmış, onu daha fazla dayak yememesi için koruyor. Gerçekten ayaklanan halkın iyilik ve adalet dolu yüreği budur işte. Ama o, halkın üstüne motosikletini süren koca kıçlı, coplu sivilleri asla affetmeyecekleri de kesin. Onların sonu çok kötü olacak. O kadarını istemesek bile, öyle olacağı kesin. 1956 Macar ayaklanmasında gizli polis Avro mensuplarının, elleri başlarının üstünde Avro binasından çıkarken silahlı halk tarafından anında kurşuna dizilmesi gibi.

Biliyorum, şimdi bizim ulusalcılar hop oturup hop kalkıyor. Bu ayaklanmaya, turuncu, yeşil, pembe, beyaz vb. adlar takarak onu karalamaya çalışıyorlar. Onların umurunda mı halk! İktidar güçleri arasındaki kapışmaya göre yaparlar hesaplarını. Efendim Ahmedinejad’ı Amerika devirmek istiyormuş. Eğer öyleyse aferin Amerika’ya! Ne yani, Irak’ta Saddam’a karşı İran’daki gibi bir halk ayaklanması olsa desteklemeyecek miydik? Bizim karşı çıktığımız, sadece ABD ve batılı müttefiklerinin işgal eylemiydi. Saddam’ın bir halk ayaklanmasıyla değil, işgal güçlerince yıkılmasıydı. Bu hesaplaşmalarda halkın hiç mi sözü olmayacak? Hep reel iktidar güçleri mi konuşacak? Bir halk diktatörlüğe yeter diyorsa, devrimcilerin görevi o halkın safında yer almaktır. Yarın öbürsü gün Türkiye’de halk AKP iktidarına karşı ayaklansa, “bundan Ergenekon ve TSK yararlanır” diyerek ayaklanmaya destek vermemek ya da karşı çıkmak kadar yanlış bir tavırdır bu.

Oh be, şu çürümüş dünyada ayaklanmasını bilen halklar olduğunu bilmek insanı nasıl da yeniliyor, nasıl da umutlandırıyor.

Aşkın ve devrimin rüzgârı, afyonun bile yatıştıramadığı umutsuz ve acılı bir dünyanın tortusunu dağıtır, İran’ı ters yüz edip kıpkızıl bir narın tanelerini şenlikle ortalığa saçar, belki de İran halkının otuz yıldır tahammül ettiği kötü kaderini tersine çevirir. İran’ı tersten okuyun!

Gün Zileli
17 Haziran 2009

  • Soru sor

  • YAZI DETAYLARI